Alexa
Medya Siyaset

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve Türkiye Gerçekleri

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve Türkiye Gerçekleri

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 69. yıl dönümünde 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeni ile yayınlanan demeç ve raporlara birlikte göz atalım.

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin, günümüzde demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasında tarihinde hiç olmadığı kadar rahat bir ülke olduğunu iddia ederek, “Algı operasyonlarına prim vermeden Filistin’den Suriye’ye, Asya’dan Afrika’ya kadar tüm mazlum ve mağdurların yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

Başbakan Yıldırım, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinden, kökenlerine bakılmaksızın, bireysel olarak kanun önünde eşit ve serbest şekilde yararlanmaları, devletin temelini teşkil ediyor. Dünyanın birçok köşesinde değişik boyutlarda insan hakları sorunları yaşanıyor. Terörizm, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, ayrımcılık, İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi olgulara karşı uluslararası toplumun ortak ve etkili tedbirler alabilmesi maalesef halen mümkün olmuyor. Bunun en son örneği Kudüs’te olanlar ve Filistinlilere yapılanlar, uygulanan baskılardır.

Şimdi gelelim farklı raporlara…

CHP 2016 ve 2017 İnsan Hakları İhlalleri Raporu yayınladı. İnsan ve Doğa Haklarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’un yayınladığı raporlarda OHAL dönemi insan hakları ihlalleri, cezaevindeki gazeteci ve milletvekilleri, ihraç edilen kamu çalışanları, polis şiddetine maruz kalanlar, sokağa çıkma yasağı sürecinde yaşananlar ve diğer hak ihlallerine yer verildi.

Bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 69. yıl dönümüne OHAL baskısı altında, tutuklu milletvekilleri ve belediye başkanlarının olduğu bir dönemde, gazetecilerin tutuklandığı, aydınların konuşturulmadığı bir ortamda giriyoruz. Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere göre hakların korunması ve daha da ileriye götürülmesi konusunda öncelikli sorumluluk sahibi olan iktidarın bırakın bu sorumluluğu yerine getirmeyi ihlallerin kaynağı olduğu bir dönemdeyiz.

Zeynep Altıok’un 2016 ve 2017 İnsan Hakları İhlalleri Raporunda yer alan bilgi ve verilerden bazıları şu şekilde:

– 2016 yılında 250 gazeteci çeşitli suçlamalarla gözaltına alındı, 17’si imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere 152 gazeteci tutuklandı.

– Toplumsal gösterilerde 219’u çocuk 2581 kişi kolluk kuvvetleri tarafından şiddet gördü.

– Cezaevlerinde 1348 kişi işkence ve kötü muamele gördü.

– 2016 yılında sivillerin yaşam hakkını elinden alan 18 canlı bomba katliamı gerçekleştirildi. 8’i TAK, 6’sı PKK, 5’i IŞİD tarafından gerçekleştirildi. Bu katliamlarda toplam 212 sivil yaşamını yitirirken 1273 yurttaş da yaralandı.

– Barış isteyen 128 imzacı akademisyen ihraç edildi.

– 2016 yılında Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla 240’ı çocuk 5028 kişi hakkında dava açıldı.

– 2016’da 328 kadın cinayete kurban gitti. 417 çocuk cinsel istismara uğradı.

– 2017’nin ilk 10 ayında 346 kadın katledildi. 399 çocuk cinsel istismara uğradı.

– 2017’de tutuklu gazeteci sayısı 212’ye yükseldi.

– 2017’nin ilk 10 ayında en az 1683 işçi iş cinayetlerine kurban verildi.

– OHAL Komisyonuna 101 bin 304 müracaat yapıldı.

Bir başka rapordan…

Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile insan hakları üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının verileri ışığında hazırlanan raporda, 2002-2017 yılları arasında tespit edilen 44 bin 17 yaşam hakkı ihlalinden, bin 486’sının yargısız infaz ile dur ihtarı ve rasgele ateş açma olayları, 253’ünün faili meçhul cinayetler, 636’sının yasa dışı örgüt saldırıları, 116’sının köy korucularının saldırıları, 133’ünün gözaltındaki ölümler, 14 bin 525’inin kadın cinayetleri, 20 bin 878’inin “iş cinayetleri” nedeniyle gerçekleştiği kaydedildi. Öte yandan 2011-2017 yılları arasında ise 3 bin 755 çocuk ölümünün meydana geldiği belirtildi.

Raporda yer alan verilere göre, 2002-2017 döneminde yaşanan yaşam hakkı ihlalleri, 454 hayat kaybı ile 2014 yılında en az olarak kaydedilirken, en fazla can kaybı bin 671 kişi ile 2002 yılında gerçekleşti. 2008-2017 yılları arasında ise 351 şüpheli asker ölümü kaydedildi.

2002-2017 yılları arasında en az 18 bin 762 kişi işkence ve kötü muameleye uğradı, en az 482 gazeteci tutuklandı. 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan KHK’ler ile 5 bin 717 akademisyen görevinden ihraç edildi, 19 sendika, federasyon ve konfederasyon ile bin 412 dernek kapatıldı.

Özet…

Ülkemizde de insan hakları ihlalleri son birkaç senedir iyice arttı. İhlallerin boyutları bazı başlıklarda 12 Eylül koşullarını aratmıyor.

15 Temmuz Darbe Girişimini Allah’ın kendilerine sunduğu bir lütuf olduğunu söyleyen AKP iktidarı OHAL ilan ederek ve her seferinde OHAL’i üç ay uzatarak her türlü hukuksuzluğu istediği şekilde gerçekleştiriyor.

OHAL ilanından bu yana yüzbinlerce yurttaş hapishanelere dolduruldu. Şu an 230 bin civarında mahpusun bulunduğu iktidar tarafından açıklanıyor. Bu rakam, ülke tarihinde bir rekordur. Başka bir rekor ise tutuklu gazeteci, yazar, sendikacı ve aydınların sayısıdır.

İktidar bütün bu gerçekleri görmezden geliyor, bunu yayınladıkları demeçlerden anlıyoruz. Toplum düdüklü tencere gibidir, giderek sıkışıyor, bir an evvel gerçekleri görüp gerekenler yapılmazsa gelecek çok şeylere gebe görünüyor…

 

Serdar Yılmaz

Serdar Yılmaz

Emekli öğretmen, siyaset, yakın tarih,ekonomi, meraklısı, okur yazar....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ