Alexa
Medya Siyaset

14 Mayıstan 23 Hazirana Bir Devrimin Anatomisi

14 Mayıstan 23 Hazirana Bir Devrimin Anatomisi

Toplumun dini vecibesini yerine getirmesinden tutun ezanın okunuş sekline kadar yeni usuller getirip buna uymayan halkın baskı altına alındığı, aksini yapan ve savunanın jandarmadan günlerce sopa yediği ve hatta sorgusuz sualsiz tutuklandığı , Nahiye Müdürü denilen kamu görevlisinin kendisini yörenin tek hakimi hatta yaradan görüp köylünün başına bela olduğu, Tahsildarların kafasına göre devlet adına ama çoğunlukla kendi kesesine vergi topladığı, Köylünün ahırdaki eşeği bile vergiden kaçırmak adına saklama çabalarına girdiği, Egemenligin kayıtsız şartsız Millette olduğu Meclisin bulunduğu Devletin Başkenti Ankaraya kılık kıyafeti nedeniyle günün aydınlığında, gündüz gözü ile tebanın çogunluğunu oluşturan köylünün giremediği bir devletten can havliyle demokrasiye, sınırlı devlete, hizmet devletine kaçışın tarihidir

14 Mayıs 1950.

14 Mayıs toplumun devletine sahip olma iddiasının gerçeğe dönüştüğü gündür.
Bir şehrin Valisinin aynı zamanda Belediye başkanı, İktidardaki partinin il başkanı ve o şehrin Belediye başkanı olduğu ve adında halk olmasına rağmen halktan ari yaşayan halkı hakir gören elitlerin bütün erkleri elinde bulundurduğu bir dönemde Halkın yönetimin aslında kendi uhdesinde olduğunu anladığı, devlet seçkinlerine sessizce sandıkta başkaldırdığının adıdır 14 Mayıs.
Atatürk sonrasında devleti yönetenlerin devleti kuran Atanın aklından bile geçirmek istemediği hatta Cumhuriyet açısından büyük tehlike gördüğü tek adamlık ve bu doğrultuda halkın devlete, devlet ideolojisine ve devlet büyüklerine mutlak itaat içinde adeta tapınması durumundan kurtulup devletin kendisine hizmet için varolan bir unsur olduğu iradesinin gün ışığına çıkmış halidir 14 Mayıs.

Açık oy gizli tasnifle yapılan ve adı bugünleri saymazsak Demokrasi tarihine kara seçim olarak geçen 1946 seçimlerinin adaletinin ezici bir şekilde tezahürünün adıdır 14 Mayıs.

Devletin başında olan ama adeta aile ve sülalesiyle Hanedan hayatı yaşayan, kendisi ve partisine KANBUR olan liderin kardesi Hasan Rıza TEMELLİ ve yaptıklarından devleti nasıl soyduğundan nasıl bir anda haksız servet artışı olduğundan bahseden gazetelerin sorgusuz sualsiz kapatıldığı, basılan nüshaların toplatıldığı, matbaaların yakıldığı gazetecilerin yargısız infazlarla öldüresiye dövüldüğü, tutuklandığı günlere son veren bir Devrimdir 14 Mayıs.

Devletin başındaki zat’ın oğlunu ve arkadaşlarını işlediği ağır cezalık bir suçtan dolayı bunu yargılayacak hakim ceza verebilecek mahkeme bulunamadığı mahkemelerin yetkisizlik kararı vere vere dava dosyasinin anadoluyu gezdiği dönemden hukukun tek adamın iki dudağı arasından çıkıp yeniden Anayasal güçler ayrılığının tesis edildiģi bir Devrimin adıdır 14 Mayıs.
Nasılda yaşadığımız günleri çağrıştırıyor değil mi.? Utanmadan çıkıp ben bu Devrimin Mirasçısıyım derse birileri çekinmeden hadi oradan demekten imtina etmeyin.

Kim bilir bu kara günlerden çıkış için yeni bir 14 Mayıs yeni bir çıkış yolu da Sandığın yeniden antidemokratik şekilde önümüze sürüldüğü 23 Haziran da yeni bir DEMOKRASİ DEVRİMİ olacak.
O zaman Halktan kopan CHP ye karşı Halk tarafından yapılan bu Sandık Devrimi bu gün tekrar kuruluş ayarlarına dönmüş, halkla arasındaki buzları çözmüş tekrar halkın partisi olmuş Demokratlığı ön plana çıkmış CHP nin önderliğinde AKEPE hanedanına karşı yapılan yeni bir sandık Devrimi olacak.
Demokrasi güneşi bu defa İstanbuldan doğacak.
Demokrat Partinin iktidara gelişinin 69. yılında başta Celâl BAYAR, Şehit Başvekil Adnan Menderes, Refik KORALTAN, Fuat KÖPRÜLÜ, Hasan POLATKAN ve Fatin Rüştü ZORLU olmak üzere ebediyete göçen tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhları şad olsun.
Muhsin Alnıaçık

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ