Alexa
Medya Siyaset

ABD İLE ÇATIŞMA! 17 Ağustos 1999 Depremi ve 17 Ağustos 2018

ABD İLE ÇATIŞMA! 17 Ağustos 1999 Depremi ve 17 Ağustos 2018

Bundan iki yıl önce Fransız Le Figaro  gazetesi şöyle bir habere imza atmıştı .

Marmara Denizi altında ilk hareketlilikte 2 metreye kadar kayma yaşanabileceğini ve Richter ölçeğine göre 7-8 büyüklüğünde bir depreme yol açacağını “ yazdı.

Fransız Le Figaro Gazetesi, ses dalgalarını ölçen balizlerinin, “İstanbul’un tektonik tabakalar altındaki fay hattında basıncın en yüksek seviyede olduğunu” gösterdiğini yazdı. Amerika’nın Sesi’nde yeralan habere göre, Marmara Denizi altında deprem olasılığını araştırmak üzere oluşturulan uluslararası bilim heyetinde yer alan Fransız uzmanlar, son araştırmaların “iki fay hattının burun buruna olduğunu ve hareket etmediğini, ancak ilk hareketlilikte 2 metreye kadar kayma yaşanabileceğini ve bunun 7 ila 8 richter büyüklüğünde bir depreme yol açacağını söylediler.

İki yıl sonra , New York Times’ta 3 Mayıs 2018 çıkan Shannon Hall imzalı haber bir şeylerin döndüğünü , bizlerden bir şeylerin saklandığını gösteriyor.

“Ayasofya’nın solgun duvarlarından birinde, kubbenin zemininden tepesine kadar uzanan dev bir çatlak mevcut. Bu hasar, şehrin çeşitli yerlerindeki antik duvar, kubbe ve minarelerin yaralarından yalnızca biri. Nedeni de, Türkiye’yi ve bölgeyi sürekli sallayan depremler.

Yaklaşık 15 milyonluk nüfusuyla İstanbul, gezegenin en aktif sismik fay hatlarından birine sahip. Şehrin hemen güneyindeki Marmara Denizi’nin turkuaz sularının altında yatan bu fay hattının yakın zamanda kırılması ve büyük bir depreme yol açması bekleniyor.

Bu da bilim insanlarını Kuzey Anadolu Fay Hattı’nı daha derinlemesine araştırmaya sevk ediyor. Scientific Reports’ta geçtiğimiz Salı günü yayınlanan bir haberde, Ifremer’deki Fransa Deniz Keşif ve Araştırma Enstitüsü’nden Louis Géli ve meslekdaşları, mevzubahis fay hattının, yakınlarındaki doğalgaz rezervlerini sarstığını gösterdi. Bu sonuç, bilim insanlarının deprem risklerini daha isabetli değerlendirmelerine yarayabilir.

2011’deki artçı sarsıntılar

Bulgular, 25 Temmuz 2011’de Marmara Denizi’nin batı kısmında meydana gelen depremden sonraki haftalarda görülen artçı sarsıntılara dayanıyor. Genellikle, bu küçük sarsıntılar iyiye işarettir. Fay hattının sıkışan enerjiyi salıverdiğini gösterir. Ama fay hattı hareketsiz kaldığında bilim insanları endişe duyarlar, çünkü bu hatlar kilitlendiklerinde aniden kırılabilirler.

Bununla birlikte, Dr. Géli ve arkadaşları bu artçı şokları analiz ettiklerinde tuhaf bir şeyle karşılaştılar. Artçılar, ana depremin konumu olan, derinlerdeki temel kayayla aynı derinlikte değil, denizin sığ sularındaki çamurlu çökeltilerde meydana gelmişlerdi. Bu sürpriz, tektonik gerilimden başka bir mekanizmanın devrede olduğu anlamına gelebilir.

Araştırmacılar şimdi bundan yeraltı gazlarını sorumlu tutuyor. Büyük deprem yakınlardaki bir gaz rezervini vurduğunda, buradan boşanan gazlar yukarı çıkarak daha zayıf depremlere yol açtılar. Bu bulgu, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın artçı depremlerin doğrudan sorumlusu olmadığını söylüyor ve Dr. Géli’ye göre bu da fay hattının daha önce sanılandan çok daha büyük risk oluşturduğu anlamına gelebilir.

Her halükarda, bulgular ek bir hasara dikkat çekiyor. Araştırmanın ortaklarından biri olan, Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi GFZ çalışanı Marco Bohnhoff, eğer büyük bir depremde doğalgaz rezervi etkilenirse, sonuç olarak gaz sızıntıları ve hatta patlamalar bile görülebileceğini savunuyor. “Bu sismik tehlike, yetkililer tarafından henüz dikkate alınmadı” diyor Bohnhoff.

Tsunami endişesi

Dr. Parsons da, 2011 depreminin büyük miktarda yeraltı gazı salıvermesinden ötürü, daha büyük bir depremde daha da fazla metan gazı çıkma ihtimalinin yüksek olduğunda hemfikir. Aynı zamanda böyle bir depremin Marmara Denizi’nde denizaltı heyelanlarını tetikleyip tsunami meydana getirebileceğinden de endişeli.

Birçok açıdan, bu bulgular konu hakkında ne kadar fazla bilinmez olduğunu ve bölgenin deprem tehlikeleri hakkında daha derinlemesine çalışılma ihtiyacını sergiliyor. “Bölgede özel bir durum var ve olabilecekler hakkında fikir veren bir model bulunmuyor” diyor Dr. Bornhoff.

Ve 2015 yılında Türk Deprem uzmanı Naci Görür hoca “Marmara Denizi’nin dibinde donmuş metan gazı olduğunu “ açıklamıştı .

Maalesef mevcut siyaset ve ülkeyi yönetenler İMAR rantının peşinde koşmaktan bugünlerde veya yakın bir zamanda yaşayacak olduğumuz bir deprem felaketi için hazırlık yapmadılar.

Türkiye ve dünya ekseninde her yerle kavga halindeler. Yaşanmışlıklardan ders almadılar.

Üstüne üstelik 11 Ağustos 1999 güneş tutulmasından sonra 11 Ağustos 2018 güneş tutulmasının aynı güne düşmesi beni endişelendirmiyor değil .

Fakat son dört yıldır Akdeniz ve Ege kıyılarında yaşanan sallantılar bir şeyin  habercisi . Ülkemiz doğal afet olarak şiddetli bir kırılma yaşayabilir.

Tüm işaretler bize bunu gösteriyor .

Fakat ! Ben yine iyimser olacağım . Devamlı kullandığım bir sözüm var . “ Yaşanacaklar yaşanacak .” Bakalım 17 Ağustos 2018 tarihi 19 yıl sonra tekerrür eder mi ?

Sevgili dostlar bugünlük bu kadar . Ama bir ricam var.

  • RABITA UĞUR MUMCU`DAN SONRA
  • ATATÜRK `ÜN YASAKLANAN KİTABI
  • ATATÜRK VE CUMHURİYETE KUŞATMA – YAHUDA kitaplarını okuyunuz .

Sevgi ve saygıyla !

Atabey H. Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara’da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA ‘de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD ; Master düzeyinde Uluslararası ilişkiler ve Management eğitimi almıştır. Türkiye‘ye dönüşünden sonra TURİZM sektöründe uzun yıllar yurt içi ve yurt dışında Profesyonel GENEL MÜDÜR olarak görev yapmıştır. Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci – Yazar ve Stratejist olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. Parlamentohaber.com internet haber sitesi ve K2 Medya haber gurubunun MEDYA GURUP BAŞKANI olup; Özel Haber alanında ARAŞTIRMACI – GAZETECİLİK faaliyetine devam etmektedir. ANSAV STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra yayınlanmış üç tane kitabı ” Yüzyılın Hilesi Sandıktaki Hülle ; Yeşil Hücreler ; RABITA ‘Uğur Mumcu’dan sonra ” kitaplarının yazarıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ