Alexa
Medya Siyaset

Akdeniz, Ege Ve Suriye’de Yeni Yapılanma

Akdeniz, Ege Ve Suriye’de Yeni Yapılanma

Türkiye kamuoyu sürekli yapay veya önceden kurgulanmış gündemle oyalanırken dışarıda nelerin olup bittiğinin farkında bile değil. Deve kuşu misali kafasını kuma gömmüş durumda. Güneyimizde ABD destekli yeni ayrılıkçı Kürt oluşumunun temelleri atılıyor.

Bu konuda Amerika’nın önde gelen kuruluşlarından olan CFRDış İlişkiler Konseyi adlı örgüt Türkiye için hazırladığı raporun başlığında ‘’Ne dost ne Düşman’’ sözleri yer alıyor.  Ve devam ediliyor ‘’Stratejik ilişki bitti YPG ile çalışmalıyız’’ diyerek devam ediyor. ABD tavşana kaç tazıya tut mantığı ile Türkiye’yi kandırıyor. CFR ise olaya tercümanlık ediyor ‘’Ey Türkiye bundan böyle ne müttefikimiz, ne stratejik ortağımız ve ne de dostumuz veya düşmanımız değilsiniz’’ diyerek ABD’nin Tükiye’ye bakışını gayri resmi yoldan anahatlarıyla ortaya koyuyor.  İç kamuoyu olayın farkında bile değil. Bir defa AKP’nin hakkını teslim etmek gerekiyor. Dikkatleri başka yönlere çekmekte çok mahir. Halk pahalılık, enflasyon, geçim derdinde buda yetmedi, hemen kamera karşısına çıkılıyor ve toz pembe nurlu ufuklardan bahsediliyor. Mutfak yanıyor ve vatandaş dışarda ne olmuş bilgi sahibi bile değil.

Ya Yunanistan’ın gasp ettiği adacıklar da, kayalıklarda askeri üsleri kurarak konumunu güçlendirmesi karşısında ne yapıyoruz? asarız, keseriz naraları atılıyor. Buna rağmen Yunanistan gasp ettiği kayalıklardan birinden dahi çekiliyor mu? Hayır Birde Akdeniz’de petrol ve doğal gaz aramaları varken, Türk karasuları işgal altında, Türkiye sadece konuşuyor. Artık Dünya kamuoyu Türkiye’nin yapabileceklerini yapamayacakların çok iyi biliyor. Türkiye ise attığı yanlış adımlardan ve dış politikasından geri adım atmıyor. ABD Türkiye’yi birçok alanda rakibi ve muhalifi olarak görüyor. Zamanında ABD ye giderek icazet alan liderlere hiç güvenmiyor. YPG ve Yunanistan’ destek verdiğini anlamamak için akıl noksanı olmak gere. ABD, Suriye’de YPG ile çalışmaya devam ediyor ve bu çalışma gelecek günlerde yoğunlaşacağa benziyor.

Dış politika çok iyi bir planlama, ufuk gerektirir. Bugün kardeşim dediğine iki gün sonra hasmım demek değildir. Yıl 2002, AKP seçimde % 34.29 oy alarak 386 milletvekili ile iktidar oldu. Öyle veya böyle etik olsun olmasın iktidarını devam ettiriyor. Bu konuda çok başarılı amma kazın ayağı hiç öyle değil. Ortadoğu, Akdeniz ve Ege denizinde yeni yapılanmalar var. Türkiye bu yapılanmanın neresinde diye bir bakmak gerekir.CFR raporunda ‘’ Stratejik ortaklık geride kaldı, çıkarlarımız ortak değil, F-35 projesinden çıkarılmalı’’ diyor. Bunlara karşılık bizde ‘’ABD’nin YPG ile olan ilişkilerini kesmek istiyoruz sözleri ile yandaş basının gündeminde yer alıyoruz. Geçmiş olsun.

…………Türkiye’nin birinci dünya topluluğunun;gelişmiş,laik ve güvenilir bir üye olmasıdır….ve devam ediyor. Yukarıdaki sözler 2002 yılı seçimlerinin yapılmasında bir kaç ay sonra 4 Kasım 2002 de sayın Erdoğan tarafından ABD savunma bakan yardımcısı Wolfowitz’e gönderilen mektuptan alınmıştır* Laik ve güvenilir olmak! İlk önce laiklik için ne dendi? Laiklik elden gidecekmiş, giderse gider dendi. Güvenilir olma konusunda ise karne düzgün değil. Laiklik elden gitmiştir, devlet tarikatların işgali altındadır.Güvenirliğin geçerliliği  kalmadığı için ABD kendine Ortadoğu ve Akdeniz ile Eğe de yeni müttefikleri seçmiş olup bunlar Yunanistan, Güney Kıbrıs ve YPG, İsrail zaten vaz geçilmez müttefik. Güven nerde kaldı?

Şimdi soralım Ege denizinde Yunanistan’ın işgal ettiği adacıklar için giderse gider mi diyeceğiz. Veya mademki AB ye almıyorsun uzun, Şangay birliğine gireriz diyerek, gidildiğinde kapının kapalı olduğunu mu göreceğiz?

Başka bir örnek verelim. ABD dışişleri eski bakanı Condoloezze Rice daha bakan olmadan, güvenlik danışmanı iken: BOP kapsamında 23 ülkenin sınırlarının ve rejimlerinin  değişeceğini söylemişti.Hangi ülkelerdir bunlar ? Moritanya, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır,Sudan,İsrail, Ürdün, Sudi Arabistan, Yemen, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Irak, Suriye,Lübnan, Türkiye, İran, Afganistan ve Pakistan.Adı geçen ülkelere bakıldığında ABD’nin öngörülerinin gerçekleştiği görülecektir.Türkiye de bundan nasibini almış 90 yıllık var olan sistemi değişmiştir.Laik yönetimden Siyasal İslam’i Yönetime geçmiştir. Ki Batı değerlerine 180 derece terstir. Günümüz değerlendirmesi ile Türkiye’nin artık demokratik bir ülke olduğu kabul edilmemektedir.Sınırların değişimi için ‘’açılım’’ adı altında çalışma yapılmış kadük kalmıştır. Bugün ise Ege deki adalarda sınır değişimi ufaktan başlamış durumdadır.İstim ise yakındır. CFR Raporu’da bu sinyalleri vermektedir.

Başkasını ve kendini bilirsen sen, yüz kere savaşsan da tehlikeye düşmesin, Başkasını bilmeyip, kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin. Ne kendini ne de başkasını bilmezsen girdiğin her savaşta yenilirsin. -Sun Tuzu-

CFR: TheCouncil of FotrignRelations-Dış İlişkiler Konseyi

*Çöküş mü çıkış mı. Dr. Naim Babüroğlu. Sayfa 161

Sözcü Gazetesi:25.11.2018

Hoşça kalınız

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ