Alexa
Medya Siyaset

AKP-Erdoğan Güç kaybetmediği sürece…

AKP-Erdoğan Güç kaybetmediği sürece…

Darbeyle,
İç karışıkla,
Vurmayla,
Kırmayla olmaz.

Kurtulmamız lazım mı?
Hem de çok acil…
***
Naçizane önceki yazımızda,
AKP’nin bir an evvel parçalanması
gerektiğine dikkat çekmiştik.

Bunların kendi içlerinde
parçalanmadığı sürece kimsenin
bunu başaramayacağına dair
fikirlerimizi ifade etmiştik.

Ve bu bölünmede Ahmet Davutoğlu,
Ali Babacan, Abdullah Gül hareketinin ve
Rifat Serdaroğlu liderliğinde kurulan
Çoban Ateşi Hareketi’nin etkili olacağının
altını çizmiştik.

Yazımıza bir tepki
bir tepki geldi ki sormayın.

Eleştirenler oldu, destekleyenler oldu.

Eleştirenler de, destekleyenler de
sağ olsunlar var olsunlar.

Eleştirenlerin ortak görüşü
daha evvel Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin,
İdris Bal gibisi isimlerin bunu başaramadığı,
bunların da asla başaramayacağı yönündeydi.

Bir başka deyişle,
“Al birini vur ötekine”

Dedim ya her görüşün
başımın üstünde yeri var.

Ancak şunu net bir şekilde tekrar söylüyorum,
AKP’liler kendi içlerinde
parçalanmadığı sürece, Azrail Erdoğan’ın
emanet nefesini alana kadar
iktidarları sürer.

Davutoğlu şöyleymiş,
Abdullah Gül böyleymiş bu kısmı
beni ilgilendirmiyor.

Beni ilgilendiren tek şey,
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet
payidar kalması…
***
AKP ve Erdoğan ailesi,hoş ikisi de
aynı şey, güçleri devam ettikçe,
ülkemiz beka sorunu yaşamaya
devam eder. Çünkü onlar bile ne
yaptıklarının farkında değiller.

Koca ülke devletin tüm imkanlarını elinde
tutan bir ailenin ağzından çıkacak söze bakıyor.

Olacak iş mi Allah aşkına?

Ne AKP Genel Başkanı ne ailesi ne de
AKP benim düşmanım değil.

Ben de onların değilim ama onlar
kendisi gibi düşünmeyenlere etmedikleri
hakaret, söylemedik söz bırakmıyorlar.
***
16 Nisan Referandumuna ısrarla ve
kendimizi yırtarcasına “Hayır” dememizin
nedeni buydu işte.

“Bir kişi koca ülkeden
büyük olamaz”
demiştik ve haklı çıktık.

Bugün herkes görüyor.

AKP Genel Başkanı ne diyorsa o oluyor.

Kendisi herkese hakaret ederken,
bir başkası ona aynı şekilde cevap verse
kendisini mahkemede buluyor.

İstediklerini bir yere göreve getiriyorlar,
istediklerini görevden alıyorlar.

Kendileri adı sanı duyulmamış
yemekler yerken,
içecekler içerken,
Mehmet Amca çocuklarına her gün
makarna ve çorba yediriyor.

Aklı başında olan, önce vatan,
önce insan diyen her can tek adam
sisteminden kurtulma derdinde.

Doğru mu? Doğru…

Kolay mı bu peki?
Hayır…

Tam burada bir kez daha söylüyorum;
AKP KENDİ İÇİNDE PARÇALANMADIĞI SÜRECE
hiç kimse yıkamaz.

Tehlikenin farkında değil birçok insan.

AKP Genel Başkanı’nın elinde din var,
etrafında yiyiciler var.

Böyle olunca da memleket batmış,
halk ekmek bulamamış kimin umurunda.

Baksanıza Allah aşkına
bir İstanbul seçimini kaybettiler.
Ne yapıp ne edip iptal ettirdiler.

Bir de hiç yüzleri kızarmadan
‘çaldılar’ diyorlar ya…

O nedenle kimse kusura bakmasın.

1 değil 100 Ekrem İmamoğlu da olsa,
100 Kılıçdaroğlu da olsa,
100 Akşener de olsa,
100 Karamollaoğlu da olsa AKP yıkılmaz.

Aman ha bu değerli isimlerin
başarısız oldukları anlamına gelmesin.
Daha ne yapsınlar?

Asker onda, polis onda, para onda,
satılmış medya onda, din onda nasıl yıkılacak?

Dünyanın delili, dünyanın görüntüsü,
dünyanın itiraflarına şahitlik

etmedik mi?

Memlekette her türlü olumsuzluk
bunlarla zirve yapmadı mı?

17/25 Aralıktaki itiraflar, deliller söylemler
bir başka ülkede olsaydı o iktidar
2 dakika kalabilir miydi?

Görüntülerini hala yayınlayacakları
Kabataş yalanı bunların istifalarına
sebep değil miydi?

Devlet Bahçeli isimli şahsın
AKP Genel Başkanı’na söyledikleri ve
sonrasında onun yanına geçmesi

vicdanları sızlatmadı mı?

Seçilmiş Başbakan hangi sebeple
görevden alındı bilen var mı?

Yok…

İstanbul, Balıkesir, Ankara, Düzce,
Çorum Belediye Başkanları
hırsızlık yapmışlarsa hapishaneye
girmeleri gerekmez miydi?
Yok eğer yapmamışlarsa görevlerine
devam etmeleri gerekmez miydi?

Uyduruk vakıflara akıtılan paralar,
terör örgütleriyle pazarlıklar,
Yemekleri yedikten sonra ‘aldandım’ demeler
bunlardan kurtulma nedeni değil miydi?

Tarımı bitirmeler, Eğitimi yazboz yapmalar,
Hastaneleri ticarethane olarak görmeler…

Daha neyini sayalım Değerli Dostlar?

O yüzden diyorum ki,
Umarım bu tez olur, AKP bir an evvel
parçalanmalı.

Ülkenin huzura ihtiyacı var.

Adalete ihtiyacı var.

Parlamenter sisteme ihtiyacı var.

Başbakana ihtiyacı var.

Güçlü bir TBMM’ye ihtiyacı var.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden
tesisine ihtiyacı var.

Hem de bir an önce…

Biz ne yapacağız?

Bankamatik memurları gibi yan gelip
yatmayacağız. AKP’nin yanlışlarını
anlatmaya devam edeceğiz.
23 Haziran’ın bir başlangıç olacağını
söylemeye devam edeceğiz.

İstanbul’da oyların AKP Adayı’na değil,
Milletin Adayı’na verilmesini gerektiğini
vurgulamaya devam edeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün,
silah arkadaşlarının, dedelerimizin ve
ninelerimizin bizlere emanet ettiği
Türkiye Cumhuriyeti’ni korumaya
devam edeceğiz.

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ