Alexa
Medya Siyaset

AKP’nin Çürümüş Siyaseti…

Uzun süredir çıkan pis kokuları AKP sayısal çoğunluğuna dayanarak TBMM’de akladı. Örnek 17-25 Aralık sonrası ortaya çıkan tablo soruşturulmadı, kurumlar hukuk yolu ile, siyasiler TBMM’de aklandı.

AKP’nin Çürümüş Siyaseti…

AKP yaklaşık 15 yıldır iktidar.

Neler yaşadık, neler gördük, bakalım daha neler göreceğiz.

İktidarların görevi halkına, ülkesine hizmet etmek, böyle biliyoruz. Ama görüyoruz ki kimilerine sus payı kimilerine milyon dolar haksız kazançlar.

Ülke aslında büyük bir aile gibidir.

Aileye kazanç gelir, aile fertleri bir araya gelir, ihtiyaçlar belirlenir, bir plan dahilinde giderilir, artan var ise değerlendirme alternatifleri belirlenir, yetmiyorsa alınacak borç belirlenir, hayat böyle sürüp gider.

Devletin işleyişi de kabaca böyledir. Her kazanç elde eden vatandaş vergi verir, devletin hazinesinde toplanır, ülkenin ihtiyaçları planlanır, ve bir yol izlenir. Hazine toplumun bütününe ait olduğu için çeşitli denetim kurumları oluşturulur ve hukuk çerçevesinde harcanıp harcanmadığı kontrol edilir.

AKP döneminde ise, ne denetim kaldı, ne denetleyebilecek kurum, ne de hukuk. O zaman ortaya çıkan durum tamamen pis kokular.

Uzun süredir çıkan pis kokuları AKP sayısal çoğunluğuna dayanarak TBMM’de akladı. Örnek 17-25 Aralık sonrası ortaya çıkan tablo soruşturulmadı, kurumlar hukuk yolu ile, siyasiler TBMM’de aklandı.

17-25 Aralık’ta yapılan neydi; iktidarın yıllarca ortak olduğu, elleriyle polis ve yargıyı teslim ettiği ABD destekli Cemaat’in organize ettiği bir operasyondu. Bunda hiç bir tereddüt yok.

17-25 Aralık’ta ortaya çıkan tablo mahkemelerce üstü örtüldü, soruşturmaya gerek yoktur kararları verildi, hal bu ki soruşturulmalıydı, bu yapılmadı. Şimdi başka yerlerde karşınıza çıktı.

Bir başka yapılmayan da, ambargoya rağmen İran ile yapılan ticaretin, ki ne yaptıksa doğru yaptık diye savunuluyor, İran ayağında gerçekleştirilen soruşturma ve yargılamaların Türkiye’de yapılmaması.

İran’la yapılan ticaretin İran’daki karşılığı görünen Babek Zencani, yargılandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Daha Zencani yargılanmadan önce İran istihbaratı FBI elemanlarının İran’lı bazı iş adamları ile temasa geçip ABD’ye gitmelerine ikna etmeye çalıştığı bilgisine ulaşmış, gereken tedbirleri almış Zencani’yi yargılamış, cezasını vermiş. Bizde ne oldu; 17-25 Aralık sonrası Reza tutuklandı hukuki operasyonla hapisten çıkardı. Şimdi ABD’de yargılanıyor, işte AKP’nin vizyonu.

Yargılama ama ne yargılama. Neler çıktı neler. Kim bilir daha neler çıkacak.

Milyonlarca dolar rüşvet verilmiş, ayrıntılara girmeyeceğim, yakın zamanda kamu oyunda paylaşıldı çünkü.

AKP’nin bu aşamada ortaya koyduğu tavır içler acısı. Baştan sona acınası bir durum. Ne diyeceklerini şaşırdılar, nasıl savunacaklarını bilemiyorlar, zaten savunmak mümkün de değil, ortaya dökülen pisliği kolay kolay temizleyebileceklerini sanmıyorum.

Durum böyle çıkmazda olunca devreye her zamanki gibi kurnazlık girdi, milli mesele diyerek toplumun geniş bir kesiminin desteğini almaya yönelik bir kurnazlık, yetmedi ülkemize kumpas kuruluyor kurnazlığı. Bakalım başka neler uyduracaklar.

Reza Zarrab’ın ifadelerine baktığımızda öyle milli bir durum görünmüyor. Bol bol kişisel menfaat görünüyor.

Zarrab tutuklandığında; “Ülkemizle alakalı bir konu değil. Reza Bey’in avukatları gerekli cevabı vereceklerdir, kendisini savunacaklardır” dedi, ama o zaman durum net değildi, daha sonra itirafçı olacağı yönünde haberler ve emareler belirince bir telaş aldı ve iki defa nota verildi. Bunlar oldukça düşündürücü.

Zamanında Reza’yı hayır sever iş adamı, bütçe açığının büyük bölümünü karşılayan bir kahraman gibi takdim edenler, şimdi iftiracı, hain ilan ettiler. Hayırsever diyenlerde aynı kişiler ve aynı medya, hain diyenlerde aynı kişiler ve medya. Ahlaksızlık, iki yüzlülük, işlerine geldiği gibi hareket etme, sonuç kocaman bir fiyasko. Bitmişlik, tükenmişlik.

İktidar oldukları süreçte toplumu kucaklamaktan uzak, isteseniz de istemeseniz de o kanun çıkacak dayatması ile toplumu ikiye bölen AKP siyaseti, tek başına yaptığı, yakın çevresinin ve Bakanlarının kişisel menfaat sağladığı durumu Reza itiraf edince milli ve kumpas kurnazlığı ile geçiştirmeye çalışıyor. Yok bu sefer inandırabileceğiniz kitle çok az.

Çok şey söylüyorlar, ama ne Zafer Çağlayan, ne de AKP çevresi şunu söyleyemiyor. Bakanlarımız rüşvet almadı diyemiyorlar.

Oturduğunuz yerden kalkacak haliniz kalmadı.

“Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pislemiştir…”

 

Serdar Yılmaz

Serdar Yılmaz

Emekli öğretmen, siyaset, yakın tarih,ekonomi, meraklısı, okur yazar....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ