Alexa
Medya Siyaset

Akşener :Türk milliyetçilerine “devlet düşmanı” demek Erdoğan’ın boyunu aşar

Akşener, “Sizin ittifakınız Türkiye’nin değil Andımız’a karşı olanların, tabelalardan T.C. kaldıranların ittifakıdır. Haburda teröristleri davul zurnayla karşılayanların ittifakıdır. FETÖ adına para bastıranların ittifakıdır”

Akşener :Türk milliyetçilerine “devlet düşmanı” demek Erdoğan’ın boyunu aşar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Medya Siyaset Haber-Ankara

TDK’nın internet sitesinde yer alan skandal ‘Başbuğ’ tanımına çok sert tepki gösteren Akşener, Türk milliyetçilerine “devlet düşmanı” demek sizin de Erdoğan’ın da boyunu aşar” ifadelerini kullandı.

AKP-MHP arasında yerel seçimler için yeniden kurulan ittifaka da değinen Akşener, “Sizin ittifakınız Türkiye’nin değil Andımız’a karşı olanların, tabelalardan T.C. kaldıranların ittifakıdır. Haburda teröristleri davul zurnayla karşılayanların ittifakıdır. FETÖ adına para bastıranların ittifakıdır” dedi.

Toplantı sırasında sinevizyona Dolmabahçe görüşmeleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da peşmerge başı Mesut Barzani ve Şivan Perver’le bir araya geldiği görüşmeden fotoğraflar yansıtılırken Akşener, “Kimin kiminle ittifak yaptığı belli” şeklinde konuştu. <

“BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI AÇIKLANDI”

Akşener, yaptığı konuşmada İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un, 31 Mart yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu açıkladı.

“AKŞENER GRUP TOPLANTISINDA ŞUNLARI SÖYLEDİ”

Değerli Milletvekilleri, Kıymetli Misafirler, Sevgili gençler, Değerli basın Mensupları,

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Grup toplantımızın ülkemiz ve partimiz için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.

Allah sözümüzü tesirli, buluşmamızı bereketli kılsın.

Allah bizi yapmayacaklarımızı söylemekten esirgesin.

Yalandan, zulümden, iftiradan sana sığınıyoruz.

Kibirden, riyadan sana sığınıyoruz.

Milletimizin emanetini hakkıyla taşımayı nasip et.

Bizi, nokta kadar menfaat için, virgül gibi kıvrılanlardan eyleme Allah’ım.

Konuşmamın başında, dün İstanbul’da düşen helikopterde şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum..Yaralı olarak kurtulan askerimize de acil şifalar diliyorum.

Kıymetli misafirler,

Bildiğiniz üzere dün akşam, Rus Donanması’nın Ukrayna savaş gemilerine saldırdığı haberi geldi. Dünya Rus yayılmacılığına ve provokasyonlarına tepki gösteriyor. Bu vesileyle belirtmek isterim ki, bizim uluslararası ilişkilerdeki pusulamız dünya Türklüğüdür. Nasıl Çin işgalinde zulümlere gark olan Doğu Türkistanlıların sesi olduysak… Nasıl kimse dile getirmezken bu kürsüde Güney Azerbaycanlı Cavadbeyli’ye özgürlük çağrısı yaptıysak… Kırım meselesinde de Kırımlı soydaşlarımızın yanındayız. Ümit ediyorum ki ülkemizin de resmi olarak tanımadığı işgal son bulacaktır. Faili meçhul cinayetlere, işkenceye ve kovuşturmaya maruz kalan Kırımlı soydaşlarımız özgürleşecektir. İşgale başından beri Türklük seciyesini göstererek direnen soydaşlarımıza selam olsun.

Değerli Milletvekilleri,

Biliyorsunuz, hafta sonundaÖğretmenler Günü’ydü..

Buradan bir kez daha tüm öğretmenlerimizi kutluyor ve tebrik ediyorum..

Vatanın ümidi gençlerde, ve onları hür ufuklara taşıyacak olan öğretmenlerdedir..

Onlar bize “noktayı” öğrettiler,,, biz haksızlığa nokta koyacağız..

Onlar bize “çizgiyi” öğrettiler,,, biz yalana, talana çizgiyi çekeceğiz..

Onlar bize “ünlemi” öğrettiler,,,biz gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz..

Onlar bize 29 harfi öğrettiler,,, biz yine ve yeniden tarih yazacağız..

Bütün öğretmenlerimize selam olsun..

Aziz Milletim,

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz, ne yazık ki yıllardır mağdur ediliyorlar..

Bugün Türkiye’deki her 4 öğretmenden biri, geçimini sağlamak için ek iş yapmak zorunda kalıyor..Hakları için adım attık, “Öğretmenlerimize 3600 ek gösterge verelim” dedik..

Seçimden önce söz verenler,talimatla el kaldırıp reddettiler..

Bu iktidarın eğitimden anladığı, ehliyet ve liyakat aramadan, yandaşını müdür yapmak..

Okullar sadece seçim dönemi akıllarına geliyor.. Sınıfları boşaltıp çoluk çocuğu miting alanına taşıyorlar. Bunların eğitimdeki başarısızlıkları o kadar açık ki, verdikleri örnekler bile yanlışlarla dolu..

İktidarın başındaki kişi, geçen hafta, “Almanya’da 3 milyon üniversite öğrencisi var.. Bizdeyse rakam 8 milyona yaklaştı” dedi..

Türkiye’de üniversite mezunu işsiz sayısı 850  bini buldu.. İşsizlerin yüzde 30’a yakını üniversite mezunu..

Peki Almanya’da işsiz üniversite mezun oranı ne biliyor musunuz?

Yüzde 4..Türkiye’de yüzde 30, Almanya’da yüzde 4. Söyleyeceksen bunu da söyle.
Gurur duyacaksan, öğrenci sayısıyla değil,, o gençlere iş bulup, bununla gurur duy..

Öğrenci sayımız fazla diyerek kendini alkışlatıyor.. Ama olayın aslı budur..

Sevgili gençler, anne-babalar;

Bu iktidarın eğitimdeki başarısızlığını ve sonuçlarını en iyi sizler biliyorsunuz..

Defalarca sistem değiştirdiler.. Neredeyse her yıl sınavların adını ve şeklini değiştirdiler. İyi giden her şeyi bozdukları gibi, iyi eğitim veren devlet okullarını da bozdular..

“Eğitim şart” sözü kıymetini yitirdi, ve bunların iktidarında,bir sosyal medya esprisi haline geldi..

Deneme yanılma yöntemiyle, bir nesliharcadılar..

Hatırlayınız; telaşla, panikle, İYİ Parti korkusuyla bir seçim kararı aldılar..

Sonradan anladılar ki, o gün üniversite sınavı varmış. Tabi ki kendilerine yakışanı yaptılar. Seçimin değil, sınavın tarihini değiştirdiler..

Çocuklarımız, evlatlarımız umurlarında değil..

Düşünün ki bu ülkede, Bakan, sınav sisteminin değiştiğini televizyondan duydu..

Sayın Erdoğan, bir sabah uyandı ve “sınavları kaldırdım, bitti”dedi.. Sonradan açığa çıktı ki,bundan Bakan’ın haberi yok..

Bakın, Milli Eğitim Bakanı demedim, özellikle Bakan dedim.. Çünkü, bunların eğitimle de, millilikle de ilgisi yok..

Andımızın kaldırılmasını savunurken, düşmanın bile cesaret edemeyeceği ifadelerle Türklüğe saldıran bir kadronun, nesine milli diyeceğim?

Bu kafanın yönettiği okullarda, matematik ve fen bilimleri eğitiminin kalitesi tabiki dünya sıralamasında ancak104’üncü olur..

Sevgili gençler;

OECD’nin yürüttüğü PİSA ölçümleri var.. Öğrencilerin bilgi ve becerileri ölçülüyor.Türkiye bu ölçümde 72 ülke arasında, 50’ncisırada.. Bakın, şöyle bir ülkenin adını duydunuz mu; Trinidad Tobago..PİSA matematik testinde Türkiye,TrinidadTobago ile aynı seviyede.. Bu karne çocuklarımızın, gençlerimizin değil, AK Partinin karnesidir. Çünkü Sayın Erdoğan’ın okullardan istediği eğitim değil. Kendisine kurşun asker yetiştirmek istiyor. Öğrenci değil trol yetişsin istiyor. Sorgulayan araştıran değil alkış tutan gençlikistiyor. Olan da çoluk çocuğumuza oluyor. Olan memlekete oluyor.

Bakan açıklama yapıyor, ve diyor ki;“117 bin öğretmen açığımız var.”

400 binden fazla atanmamış öğretmenimiz varken, 117 bin öğretmen açığı olması ne demektir? Ciddiyetsizlik demektir, beceriksizlik demektir..

Ataması yapılmayan öğretmenlerimiz arasına da torpil fitnesini sokuyorlar.. Nedir o? Mülakat..

Öğretmenleri torpil olmadan, hakkıyla atamak için tek doğru usul var; KPSS puanı.. AK Parti öğretmenlere bunu da çok gördü.. Ve KPSS’ninyanısıra mülakat sistemini getirdi.. Mülakat eşittir, torpil demektir. Biz İYİ Parti olarak mülakatı tamamen kaldıracak, ve sadece KPSS puanını esas alarak öğretmen atayacağız.

Değerli misafirler, sevgili gençler,
Bizim için her Türk vatandaşı eşit değerdedir.
Ancak siyasi muhataplarımız aynı görüşte değil.
Sn. Erdoğan ve Sn. Bahçeli “Millet İttifakı” için açık açık “Zillet İttifakı” diyorlar.

Yani 24 Haziran’da oy veren 17 milyon vatan evladına bir anlamda “AŞAĞILIK” diyorlar.

Oysa Millet ittifakına oy verenler de en az Cumhur İttifakı’na oy verenler kadar bu ülkenin şerefli insanlarıdır.

Ak Partiye,MHP’ye ve CHP’ye oy veren değerli kardeşlerim.

Biz sizi canımız, kanımız kadar seviyoruz. Kendi seçmenimizi ne kadar seviyorsak sizi de o kadar seviyoruz. Ayırmıyoruz.

Siz de bizim gibi,, daha müreffeh, huzurlu bir Türkiye istiyorsunuz. Ve bu amaç doğrultusunda, size en yakın siyasi partiye oy veriyorsunuz. Hiçbir Türk evladı, ülkesinin kötülüğünü istemez.

Türkiye’nin oy kullanan55 milyon seçmenine sesleniyorum. Sizler aynı mahallede yaşıyorsunuz. Sizler aynı otobüste, aynı trende yolculuk yapıyorsunuz. Sizler aynı pazardan alışveriş yapıp, aynı iş yerinde birlikte çalışıyorsunuz. Hatta aynı evde yaşıyorsunuz..Evlatlarınız vatani görevlerini yapmak için aynı birliklere teslim oluyor. Aynı yolları gözlüyorsunuz. Aynı acılar için gözyaşı döküyorsunuz.

Aynı devlete vergi veriyorsunuz. Birbirinize sevgi ve hoşgörü penceresinden bakmaya devam edin. Onların girdiği karanlığa biz girmeyeceğiz. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olmaya devam edeceğiz. Siyasetin sizin aranıza girmesine izin vermeyeceğiz.
Allah oyverenden de, vermeyenden de razı olsun.

Değerli Milletvekilleri,

Birde değişmeyen gündemimiz var tabi ki; Ekonomik kriz..

Hayat pahalılığı, geçim darlığı, milletimizin canını yakmaya devam ediyor. Türkiye ekonomide hızla 2002 seviyesine döndü..Anlaşılan o ki iktidar, başladığı noktada bırakmaya kararlı..

“Türkiye’yi uçuracağım”dedi,uçurdu da.. Ama uçurumdan aşağı uçurdu.

2023 dedi, 2053 dedi, hızını alamayıp 2071 de dedi.. Ama geldiğimiz yer, 2002 oldu..

Gençlerin diliyle söylersek; hayaller 2071, gerçekler 2002..

Üstelik bu daha başlangıç. Bütün veriler gösteriyor ki 2019 çok daha ağır geçecek..Kemer sıkmayla yetinmeyecekler, milletin boğazını sıkacaklar..

Doğalgaz ve elektrik zamları yetmedi.
Şimdi de trafik cezaları ile bütçe tutturmaya çalışıyorlar.
Her eve, her iş yerine trafik cezası yağıyor.
Tekerin dönüyor diye ceza yazmaya başladılar.

Senin her icraatin ayrı bir ceza zaten.
Köpründen geçen ceza yemiş kadar oluyor.
Geçmeyenler ayrıca ceza ödüyor.
Millete ödettiğin cezalar yetmedi mi?
İlla ceza keseceksen. Emniyet şeritlerini babasının malı gibi kullanan kodamanlarına ceza kes.
Şehirdeki yaşamı durduran 150 araçlık konvoyuna ceza kes.

Yeter düşün milletin yakasından.

Aziz Milletim;

Evdeki hesap çarşıya uymayınca, Sayın Erdoğan müflis tüccar gibi, eski defterleri karıştırıp duruyor.. Durmadan konuşuyor ama, sadece hatıralarını anlatıyor. Fi tarihinden örnekler veriyor.. Bırak eskileri kardeşim, millet onlardan hesap sordu zaten, senden de soracak..Sen önce bugünün hesabını ver..

Dönüp dönüp,, 10 yıl önce yaptıklarını anlatıyor. Bugüne gel artık bugüne..

Dün ne yaptıysan yaptın.. Karşılığını da fazlasıyla aldın.. Millet seni 16 yıl iktidarda tuttu..Milletin kararına boynumuz kıldan ince. Doğru bir çivi çaktıysan Allah razı olsun. Bozdukların, yıktıkların içinde, Allah da millet de hesabını sorsun.

Öyle şeyler anlatıyor ki sütten çıkmış ak kaşık mübarek. Kardeşim, her işi iyi ve doğru yaptıysan, ülke şimdi niye bu halde?

Hiç yanlış yapmadıysan, ekonomi niye yerlerde?

Her şey güllük gülistanlıksa, niye bugünü değilde, dünü anlatıyorsun? Saraydan bakınca, mutlu ve müreffeh mi görünüyor Türkiye?

Çizdiğin tozpembe tabloya inanıyorsan,sana yazık. Gerçekleri, seçime kadar çarpıtıp, zaman kazanmak istiyorsan, millete yazık..

Hakkı teslim edeyim, gerçeği saptırmak konusunda kimse ellerine su dökemez.. Bakın geçen Cuma günü, bütün dünyada uygulanan bir pazarlama tekniği Türkiye’de de uygulandı.. Dışarıdaki adı “Kara Cuma”.. Bizde de “Şahane Cuma” dediler..

Vatandaş üç beş kuruş ucuza yaptı alışverişini..

Ama ne dediler biliyor musunuz;

“Bakın, vatandaş alışverişe koştu.. Demek ki her şey yolunda..”

Hayır kardeşim.. Millet, keyfi yerinde olduğu için değil, ihtiyacını üç-beş kuruş ucuza alabilmek için alışverişe çıktı..

indirime koşan milletten, zenginlik türetmeye çalışıyorlar..

Aziz milletim;

Sen gerçeğin ta kendisini yaşıyorsun.Onlarsa gerçeği perdelemek için borazan medyayla elele vermiş, bahane uydurmaya devam ediyor..

Biz beceremedik demiyorlar..Dış güçtü, üst akıldı, papazdı… tek bildikleri bu..
Papazı özel uçakla yolcu etti. Merkel’le, Macron’la, Putin’le sorunu yok. Trump’a,“sevgili dostum” diyor.

Ama enflasyon düşmüyor. Vatandaşın pazar torbası dolmuyor. Ne yapacak?

Bu sefer yeni bir lobi icat etti. SOĞAN LOBİSİ.. Meğer memleketi kasıp kavuran, mutfaklara ateş düşüren, bu soğan lobisiymiş.

Sanki gübreye, mazota, zirai ilaçlara o zamları yapan kendisi değilmiş gibi, soğanı terör örgütü ilan etti.. İzahı yapılamayan şeyin, mizahı yapılırmış.. 81 milyon bu zırvalarla dalga geçiyorşimdi..

Borazan medyanın attığı manşete bakın: “Mardin’de bir depoda 30 ton soğan ele geçirildi.”

Ne yapacaktı Mardinli kardeşim? 30 ton soğanı getirip, tezgâha mı koyacaktı? Tarlada bırakıp, üstüne kar mı yağdıracaktı?

Türkiye’nin ekonomisi, bir kamyon soğanla mı yerle bir oluyor?

Enflasyonu, bir kamyon soğan mı uçuruyor?

Nohutun kilosu 15 lirayı buldu, kuru fasulye 20 lirayıgeçti.. Yarın oralara da mı baskın yapacaksın? Domates uçmuş gitmiş.. Yarın seralarıda mı basacaksın?

Ülkede enflasyonun sorumlusu bakkallar, fırıncılar, pazarcılar ve şimdi de çiftçiler mi? Milleti buna  inandırmayamı çalışıyorlar?

Ne diyor Ziya Paşa;

“En ummadığın keşf eder esrarı derunun

Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın”

Milletimiz, enflasyondan pazarcı ve soğancının sorumlu olduğuna inanacak mı sanıyorsun?

Fırsatçılara göz açtırmayacakmış..

En büyük fırsatçı, dövizi bahane edip,, elektriğe, doğalgaza yüzde 50 zam yapan iktidardır..

Her kim ki, millete kuruş vermezken, 60 milyarlık maaşına %26 zam yapıyorsa, en büyük fırsatçı odur.

Stokçuluk yaptırmayacakmış..En büyük stokçu, 13 tane uçağı, 300 tane lüks aracı olan saray mukimidir..

Vesileyle şuraya yazıyorum; depoda stok arayacağınıza, yandaş tüccarları inceleyin.. Sizin izinizden gittikleri için, stokçuluğu da onlar yapıyordur..

Aziz milletim;

Stokçuluk  , enflasyonun sebebi değil, sonucudur..Enflasyonun olduğu yerde, stokçuluk olur..

Dolayısıyla stokçu varsa, sebebi senin beceriksizliğin..

Sen ülkeyi düze çıkarır da fiyat istikrarı sağlarsan, kimse stokçuluk yapamaz. Ama ekonomiyi düzeltmezsen, üretimi arttırmazsan, israftan vazgeçmezsen, her sabah saraydan fiyat listesi bile yayınlasan, bu yangını söndüremezsin..

Dünyanın en akıllısı siz misiniz kardeşim? Baskınla, cezayla, sopayla hayat pahalılığını yok etmek mümkün mü? Polisle, zabıtayla fiyatlar düşecek olsaydı, dünyada aç, yoksul kimse kalır mıydı?

Alemin tek akıllısı siz misiniz?

Damatlarını; fırıncının, pazarcının, çiftçinin üzerine salmak başkalarının aklına gelmiyor mu?

Sanayiyi bitirdin, tarımı sıfırladın,
Hayvancılığı öldürdün.
Sattın savdın betona yatırdın.
Dışardan borç alıp, betona yatırdın.
Bir şey ürettiğin yok. Her şeyi dışarıdan alıyorsun.
Kâğıt ithal, ilaç ithal, saman ithal, inek ithal.
Suriye’den pamuk ithal ediyorsun kardeşim.

Ülkeyi uçuruma sürüklemişsin, faturayı da gariban vatandaşa keseceksin öyle mi?

Geçti o günler Sayın Erdoğan.
Senin karşında demo muhalefet yok.
Suya götürüp susuz getirdiğin, siyaset acemileri yok karşında.
Konfor düşkünü muhalefet yok karşında..

Eyyytt dediğinde susan yüreksizler yok karşında. İçerden, dışardan, karanlık ve kirli odaklardan talimat alan, iliştirilmiş muhalefet yok karşında.
Açığını bulup, tehditle diz çöktüreceğin muhalefet yok karşında.

Karşında bir cesurlar ordusu var. Karşında pırıl pırıl bir kadro var. Türkiye’yi en iyi şekilde yönetecek bir kadro var. Millet yalnız değil artık. Millet, kimseye mecbur değil artık..

Bu çürümüş düzenin, gerçek bir alternatifi var. Artık, İYİ Parti var..

Aziz milletim, şimdiye kadar, kime, niçin oy vermiş olursan ol..

Bugün, “Yeter artık” diyorsan, gel İYİ Partiye.

“Yetti artık” diyorsan, gel İYİ Partiye..

İYİ Parti senin için var..Kalkınma için var.. Adalet için var..

İYİ Parti huzur için var..

Milletimiz mutlu olacak. Devletimiz güçlü olacak.Türkiye İYİ olacak.

Sadece İYİ Partililer için değil, herkes için iyi olacak. AK Partili kardeşim için de iyi olacak,, MHP’li kardeşim için de iyi olacak,, CHP’li kardeşim için de iyi olacak,,Demokrat Partili, Saadet Partili kardeşim için de iyi olacak. Derdimiz bu, davamız bu, hedefimiz bu..

Biz niye varız?

Çünkü sizden çok daha iyisini yapacağımızı biliyoruz.

Türkiye’yi çok daha iyi şekilde yönetebileceğimizi biliyoruz.

Neden mi?

Aramızda çok fark var da ondan..

Bakın şimdi tek tek sayacağım, siz de hak vereceksiniz.

 Bizim terör örgütlerini tanımamız 15 sene sürmüyor.

Sizin 1 havalimanı yaptığınız paraya, biz 2 tane yapabiliyoruz.

Sizin 1 köprü yaptığınız paraya, biz 3 tanesini yapabiliyoruz.

Sizin aksinize. Sadece Yol ve köprü ile medeniyet olmadığını da biliyoruz. Ekonominin üretim ve istihdamla büyüyeceğini biliyoruz.

Siz haram katmadan iş yapamıyorsunuz. Bunlar adil bir ihale yapsalar ateşleri çıkar, titremeye başlayıp komaya girerler. Biz haram katılmış aş bile yemiyoruz.

 Bitmediii, daha çok var….

 Siz yandaşın cebini doldurma peşindesiniz. Bizim derdimiz, milletin cebini doldurmak..

Sizi 300 odadan aşağısı kurtarmıyor, bize 2 oda bir salon yetiyor..

Siz 500 milyon dolarlık uçağa biniyorsunuz, biz tarifeli uçuyoruz.

Sizin bir uçuş 600 bin lira, bizimki 200 lira.

Siz Suriyelilere maaş bağlayıp, vatandaşlık veriyorsunuz. Biz huzur içinde ülkelerinedönüş bileti veriyoruz.

3600 ek göstergede, Emeklilikte yaşa takılanlarda çark ettiniz, gördük.

Sizin sözünüz suya yazılıyor. Bizim sözümüz kayaya kazınıyor.

Siz Damatlara bakanlık, maliye, hazine hediye ediyorsunuz. Biz en fazla, altın takıyoruz.

Siz Yunan hayranı Fesli delilere geçmiş olsuna gidiyorsunuz. Biz gazi Mehmetçiğe geçmiş olsuna gidiyoruz.

Amaaaaa. En büyük farkımız da şu.. Sizin, bekasını düşündüğünüz 10 yandaşınız var,, bizim, 81 milyon vatandaşımız var..

İşte bu yüzden, sizden sonra, bizimle Türkiye İyi Olacak diyoruz..

Hani bir şarkı söylüyorsun; “Beraber yürüdük biz bu yollarda..” diye..

O şarkıyı sen bitirdin.. Yenisi bir türkü olsun, o da şu olsun; “Aşağıdan yukarıdan.. Yolun sonu görünüyor..”

Aziz Milletim,

Ekonomiden bahsederken damat beyi anmamak olmaz tabi. “Dünya ekonomimizi kıskanıyor”dedi damat. “Ekonomimiz şaha kalktı” dedi. Şimdi de “kasa ağzına kadar doldu” diyor. “Cari fazlada rekor kırdık” diyerek, ekonomik krizin sonuçlarıyla övünüyor..

Damat nerde yaşıyor, hangi ülkeden bahsediyor bilemiyoruz.. Ama bahsettiği yer, Türkiye değil, onu biliyoruz. Damadın ekonomi yönetimi de acemi, pazarlama becerisi de acemi..

Borazan medyaya manşet vermek için konuşuyor. O söylüyor, borazan medya inanıyor.. Borazan söylüyor, o inanıyor.. Geçinip gidiyorlar..

Buradan sesleniyorum;

Damat bey, bu hayallerle, her neredeysen konum at da,o hayal ülkesini biz de görelim..

Aziz Milletim,

Memleketin durumunun Sayın Erdoğanda gayet iyi farkında.. Seçimde başına geleceklerinde farkında..

Bakın, bir ay önce “Herkes kendi yoluna” diye racon kesip, ittifakı bitirmişti. Dış güçler masalıyla milleti avuttu. Ama kazın ayağı öyle değil.. Önüne giden anketler gösteriyor ki, koltuk sallanıyor..

Baktı ki hesaptan kaçış yok, tekrar ittifak dedi..Yenilenen ittifakın adı da yenilendi. Bu seferkinin adı,“Korku ittifakı..”

İktidar Milletten korkuyor… İYİ Partiden korkuyor..

“Şu İYİ Parti olmasaydı.siyaseti ne güzel tanzim ederdim” diye düşünüyor.. Kamplaştırma siyaseti ve kontrollü muhalefetle, yine netice alacaktı.. Ama İYİ Parti geldi, ve milletle beraber oyunu bozdu..

Bir ay içinde U dönüşü yapmasının, geri adım atmasının sebebi, tabi ki İYİ Parti..

Türk siyasetinde, bir süredir ittifak ve işbirlikleri zorunlu hale gelmiştir..

Kim kiminle ne ittifak kurarsa kursun, onları bağlar..

Ancak, bizi, asılsız ve ahlaksız ithamlarla muhatap etmeye kalkanlara da sessiz kalamam..

O yüzden, ağzından çıkanı kulağı duymayanlara sesleniyorum;

Sizin ittifakınız, Türk Milleti’nin değil;

Andımıza karşı olanların ittifakıdır,

Tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti’ni kaldıranların ittifakıdır,

Habur’da teröristleri davul zurnayla karşılayanların ittifakıdır,

MegriMegriyle ağlayanların ittifakıdır,

Peşmerge’ye lahmacun ısmarlayanların ittifakıdır,

Fetö adına para basanların ittifakıdır,

Cumhuriyete sayıp sövenlerin ittifakıdır,

Mukaddesatımızı yaralayanların ittifakıdır..

(Laftan anlamıyorsunuz, kim kiminle nerede, fotoğrafla anlatayım belki anlarsınız.)

Aziz Milletim,

Biliyorsunuz, Mecliste de ret ittifakı var..

Milletin yararına olacak her teklifimizi, birlikte reddediyorlar..

“Fetönün siyasi ayağını ortaya çıkaralım” dedik,reddettiler..

“Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetini giderelim” dedik,reddettiler..

“Öğretmene, polise, sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge verelim” dedik,reddettiler..

“Asgari ücretten vergiyi kaldıralım, milyonlar nefes alsın dedik”,reddettiler..

Mecliste ret cephesi kuranları,,aziz milletimiz de sandıkta reddedecek..

Millete meydan okuyanların akıbeti bellidir.. Milleti tanımayanları, millet hiç tanımaz..

Aziz Milletim, değerli milletvekilleri;

Seçimde hesap verme korkusu, iktidarın aklını almış gibi..

Sayıştay bunların yolsuzluklarını, hırsızlıklarını ortaya çıkarıyor..Bunlar da “biz sadece hırsız değiliz, aynı zamanda arsızız” der gibi, dürüst, namuslu, ahlaklı bürokratları görevden alıyorlar. Daha önce denetimden sorumlu daire başkanını görevden almışlardı. Birkaç gün önce de,İstanbul’daki belediyeleri denetleyen grup başkanını görevden aldılar..

Hoca Nasreddin’in hikayesindeki gibi;

Oğlum hırsızı getir.. Baba gelmiyor..Ee bırak gitsin.. Baba gitmiyor..

Bunlar gitmemekle kalmayıp, üstüne birde ev sahibine ceza kesiyorlar. Sayıştay’ın raporları, beytülmale ihaneti gözler önüne seriyor.. Ağızlarından, burunlarından, kulaklarından haram fışkırıyor.. Devletin malı deniz, deyipyemişler..

“Bizim yolsuzluğumuzu nasıl ortaya çıkarırsın” diyerek, memleketin namuslu evlatlarını görevden alıyorlar..

Allah’tan korkmayanların, kuldan utanmayanların peşinden gidilmez. Yüzleri kızarmayanların, pişkinlikte çığır açanların peşinden gidilmez.

Sayın Erdoğan, bak bunlar hep sana yazılıyor. Bu vebali nasıl taşıyacaksın?

Aziz Milletim,

İçerideki işler karışık da, dışarısı iyi mi sanki..

Buyrun başımıza yeni bir iş daha açıldı..

Geçtiğimiz hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar aldı. Öncelikle şunu belirteyim: İYİ Parti’nin HDP ve benzerleriyle ilgili tavrı ve duruşu gayet nettir. Terör örgütünün sözcülüğünü yapanların gölgesinin bile düştüğü yerde, İYİ Partinin işi olmaz..

Şimdi AİHM kararı üzerinden esip gürlüyor ama;

AİHM’nin kararıyla ilgili olarak yapılması gereken şey bellidir. Türk yargısı davayı bir an önce karara bağlamalı, ve Türk milleti adına vereceği cezayı açıklamalıdır..

Sayın Cumhurbaşkanının “bizi bağlamaz” demesi ise yeni bir papaz hikâyesidir. Bakın bunlar kavga ediyor-muş gibi yapıyor ama, kapı arkasında başka bir iş dönüyor..

Ak Parti’den bir heyeti Almanya’ya gönderdiler.. Niçin? Federasyon modelini incelesinler diye..

Heyet açıkladı; “Federal sistemle ilgili bilgi alıverişinde bulunduk.. Program çok verimli geçti” dediler..

Bunlar, bir yandan yeni açılım masaları kurmanın işaretlerini veriyor, bir yandan da millete nutuk atıyor..

Öte yanda, yine Oslo’da akil adamlar toplanmış, mutlu mutlu resim veriyor.

Bir bakan çıkıp,, 81 ile ayrı anayasa hazırlıyoruz diye açıklama yapıyor.

Federasyon hevesiyle devleti hendeğe sürüklemişlerdi. İçlerinde ukde kalmış ki, tekrar deniyorlar. Şöyle olur, böyle olur diye lafı uzatmayacağım. Erdoğan’ın federasyon arayışıyla ilgili söyleyeceğim şudur:

YAP DA GÖRELİM !

HELE BİR NİYETLEN DE GÖRELİM!

Aziz Milletim,

Ne yaptıysak, bunları Türklükle ve milliyetçilikle barıştıramadık. Dönüp dönüp, devletimize ve tarihimize saldırıyorlar. Her fırsatta kin ve öfke kusuyorlar..

İçlerinde ne varsa, dışlarına da o sızıyor..Bunların yönettiği Türk Dil Kurumu, Tarih Terimleri Sözlüğü’nde, “Başbuğ” için“Devlete karşı ayaklananların başı” diye yazdı..

Meclis genel kurulunda, İYİ Parti tarafından dile getirilmesine rağmen halen o tanımı değiştirmediler..

Adeta, Türk milliyetçilerine meydan okuyorlar. Buradan uyarıyorum: O alçak tanımı derhal kaldırın! Din ve devlet için, mülk ve millet için, canlarını, kanlarını sebil eden Türk milliyetçilerine “devlet düşmanı” demek, sizin de, Erdoğan’ın da boyunu aşar..

TDK Erdoğan’ın ağzıyla kelimelere anlam verecekse, önce “fakir”in tanımını değiştirsin. “Fakir”in karşılığını şöyle yazsınlar: 1100 odalı sarayda oturan,3 katrilyonluk uçağı binen ve 60 milyarlık maaş yetmeyen kişiye fakir denir..

Aziz Milletim,

Türklükle sorunu bitmek bilmeyen iktidar, bir Türk Devleti’nin başında olduğunu unutuyor..

Türk ve Türk’e dair ne varsa ilgisiz.. Son dönem örneklerini sıkça yaşıyoruz..

Mesela, Türkmen kardeşlerimizin,Irak yönetiminde yer almaları engellenmek isteniyor. Ama bu hayati konu, maalesefErdoğan’ın ilgi alanına girmiyor..

Doğu Türkistan’da, milyonlarca Uygur Türk’ü zulüm görürken de sesi çıkmıyor. Irak’taki Türkmenlerle ilgili de sesi çıkmıyor. Onun aklı fikri Suriyelilere vatandaşlık vermekte.

Bunların dış politikadaki, millilikten uzak adımları, Doğu Akdeniz’de de hükümranlık haklarımızın ihlaline yol açıyor. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’le ilgili geçen hafta bir açıklama yapmıştık biliyorsunuz. Sahipleri çok rahatsız olmuş..

İngiliz TheGuardian gazetesi üzerinden devreye girdiler.. Gazete “Ayşe tatile çıkacak” sözüm üzerinden, Türkiye’yi “İşgalcilikle” suçlayan bir başlık attı..İngiliz gazetesine ve sözcülüğünü yaptıklarının tamamına tekrar hatırlatıyorum:

Bu iktidarın basiretsizliği kimseyi heveslendirmesin..

GEREKİRSE AYŞE YENİDEN TATİLE ÇIKACAK, VE KIBRIS TÜRK’TÜR, TÜRK KALACAK.

Aziz Milletim,

Manzara pek parlak değil ama ümitsizliğe gerek yok..

“Kul daralmayınca Hızır yetişmez” demiş ecdadımız..

Milletimiz şaşmaz ferasetiyle bugünleri gördüğü için, İYİ Parti’yi kurdu.

İYİ Parti göreve hazır.

İYİ Parti belediyeleri devralmaya hazır.

İYİ Parti “önce millet” diyor.

İYİ Parti “önce Türkiye” diyor.

İYİ Parti “hep Türkiye, her zaman Türkiye” diyor..

Bugünümüz de,, yarınımız da Türkiye..

Adımız da sevdamız da Türkiye..

Namımız da, şanımız da Türkiye..

Andımız da Türkiye, beş vakit duamız da Türkiye..

Bıkmadılar..Usanmadılar.. Hala her yanından çekiştiriyorlar ülkemizi..

Ama bu karanlığa aldanmayın.. Güneş yine doğacak..

İYİ insanlar, cesur insanlar her defasında sahneye çıktı..

Bu kez de aynısı olacak..

1918’de yazılan söz, 2018’de yankılanacak;

Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz,

Ey vatan! Gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz,

Allah razı olsun..

Allah’a emanet olun.

 

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ