Alexa
Medya Siyaset

Alamos Gold…Ve Geçilen(!) Çanakkale…

Alamos Gold…Ve Geçilen(!) Çanakkale…

Yıl 1915… Çanakkale.

Dünya Savaşında kana susamışlığın “Alamet-i farika”sı burası.

Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitleri” şiirinde dile getirilenleri hatırlayanların bile sızım sızım sızlar yüreği, birazcık vicdanı olanların…

Biraz sonra öleceklerini bile bile cepheye koşan gençlerin, çocuk yaştaki öğrencilerin destanları vardır orada. Tek amaç, Çanakkale’yi geçilmez kılmaktır.

“Çanakkale geçilmez” söylemine hayat verenlerin çığlıklarını yüreklerinde duyar bugün oranın ziyaretçileri.

Mehmet Akif’in o uzun şiirinden bir bölümünü hatırlatarak; bu yurdu bize kan ve can pahasına emanet edenleri yadetmeyi bir borç bildim.,

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE.

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
Yedi iklîmi cihânın, duruyor karşın da,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: KANADA!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşet mi vahşet!.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak
Vurulnuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

*

Birleşik Emperyalist güçler Osmanlı’nın ölüm fermanını yazarken, onların bilmediği bir şeyler daha oluyordu burada. “Bir hilâl uğruna, ne güneşler batıyor!”du ama “İNANÇ” ayaktaydı.

Çanakkale Geçilmez!” inancı yeni bir doğumun müjdecisiydi. Ve emperyalizm bundan habersizdi. “Yeni ve taze Türkiye Cumhuriyeti”nin doğum habercisi olduğunun farkında bile değillerdi emperyal güçler. Onlar “Hasta Adam” Osmanlı’yı paylaşım hayallerindeydiler.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerin, 1919 Samsun’da değil, “Çanakkale geçilmez” inancının hayat bulduğu yerde, Çanakkale’de atılmışlığını yazar tarihler..

*

“Çanakkale’yi bir biçimde geçmenin” hayallerini kuranlar, o gün bugündür yanlarına aldıkları yerli işbirlikçileriyle yeni yol ve yöntemler aramaktalar.

Kazdağlarını talan eden dış güçlere omuz veren yerli işbirlikçiler sanki tek ve aynı amaç için kol koladırlar yine.

O gün fethedemedikleri yerlerin hem yeraltına hem de yerüstüne dikmişlerdir gözlerini.

Sanki her fırsat “ALTIN” değerindedir onlar için. Alamos Gold Çanakkale geçilmezliğini bertaraf etmek içins bir araçtır sadece.

Ne demişti Binali Yıldırım: “Çanakkale geçilmez diyorlardı… Artık  geçilir.” Dememiş miydi!?… Amaca ulaşmada ne kadar da açık sözlü değil mi adamlar!?..

**

Yıl 2019…

Unutulmuş mu ne o “Bir hilal uğruna” batan o güneşler!?

Sanki istila edilmiş vatan dörtbir yandan… Kazdağları sadece bunlardan birisi!…

Sahip çıkmazsan zehir akar hale gelecek vatanın ırmakları…

Zehir soluyacak ormanların canlıları…

Şayet kalırsa tek bir ağaç ve üzerinde üçbeş yaprak, gölgesi bile zehir kusacak, !.

İhanet çanları sizler için, bizler için çalmıyorsa kimin içi çalıyor ey insancıklar?

Şayet, bu vatanın ekmeğini yemiş suyunu içmiş bir vicdan sahibiysen sessiz kalamazsın olana bitene!.  Göz göre göre, hanet ehline destek veriyor olamazsın ey insancık.

Çanakkale’yi bir kez daha geçilmez kılmak adına direnmeye yeminli yurtseverlere bin selam..

Vatanın her bir değerine sahip çıkmak, ihanetlere karşı çıkmakla olur..

*

Çanakkale’Boğazı’nı köprü ile geçme projesini, “Çanakkale geçilmez”  sözüne alternatif görerek “Bir biçimde artık geçilir” diyen o zihniyetin eseridir Kazdağları peşkeşi.

*

Yüzbinlerce dönüm arazi “istila malı” gibi peşkeş çekilecek…Tonlarca altın çıkaracaklar.

Hem de bunu kendi ifadeleriyle, mütevazi bir yatırımla ve de taşlarını Türklere taşıtarak bizim devletimizin verdiği söylenen 865 milyon dolarlık teşvik ile yapacak bu işi..

Geriye kıraç bir toprak 0 bozulmuş doğal yaşam, (kalmışsa) zehirlenmiş su, yer altı ve yer üstü zenginlikleri talan edilmiş bir yurt kalacak geriye. Ve de söz verildiği gibi, “Bir  biçimde geçilmiş Çanakkale” kalacak geriye, onlar defolup gittiklerinde…

Akıl, izan ve vicdan işi midir bu?

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde derin bir öngörüyle sayıp döktüğü, gaflet dalalet ve ihanet” tam da bunlar değilse nedir başka!?..

1915’de ANZAK’ların yapamadığını, o günlerdeki ANZAK’ların bir partneri olan KANADA ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti elleriyle mi yapılmaktadır?

Sevr’ gerçekleşseydi, sonrasında olacakların farkı neydi ki bundan??

*

Ey vicdan sahipleri, ey ehli vatan, ey yurtseverler; fırsat verirsek bir biçimde geçecekler adamlar “Çanakkale’yi!” O “Çanakkale Geçilmez!” bendi henüz yılmadı. HA GAYRET!…

Çanakkaleyi “bir biçimde” geçilir kılma adına omuz veren, destek çıkan işbirlikçilere bin lanet olsun.

Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ