Alexa
Medya Siyaset

Albay Reşat Bey’in hazin hikayesi

Albay Reşat :Yarım saat içinde size o mevzii almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam

Albay Reşat Bey’in hazin hikayesi

Şimdi anlatacağım destansı hikayeyi bir cümle ile özetlemek için çok düşündüm.

Lakin daha sonra büyük Gazi’nin bütün bu kahramanlıkları özetleyen sözlerini hatırladım.

‘’ Büyük ve tarihi olayları ,ancak büyük uluslar yaşayabilir’’ ( Mustafa Kemal Atatürk ).

Türk milleti tarihin her döneminde sahnede olmuş ve tarihin akışına yön vermişti. Bu büyük milletin yok edildiğini görmek, bu yok oluşta baş rol oynamak isteyenler Anadolu’nun işgali ile sahnedeki yerlerini almış, bu zulüm ve kıyımın bir parçası olmuşlardı.

15 Mayıs 1919 da İzmir’in işgali ile başlayan vahşet bütün yurdu sarmış, işgalciler girdikleri her yerde kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmamıştı. Tüm bu zorlu süreçte Türk milleti büyük Gazi’nin etrafında toparlanmış ve elinde ki malından, sahip olduğu canına kadar bütün benliği ile bu mukaddes dava uğruna çarpışmaya hazırlanıyordu.

Çünkü İzmir’e çıkan Yunanlıların yaptığı vahşet ve katliam Anadolu’nun dört bir yanını sarmakta ve gün geçtikçe ilerlemekteydi. Türk ordusu bu süreçte derlenip toparlanıyor, kendi kısıtlı imkanları ile eksiklerini gidermeye  uğraşıyordu. Milis kuvvetler, düzenli ordu olarak bir araya getirilmiş ve artık beklenen harp başlamak üzere idi.

Türk ordusunun en zor sınavı vereceği yer burası, Batı Cephesi idi. Çünkü karşısında devrin en modern silahları ile donatılmış, sayıca ve madden üstün, arkasına İngiliz desteğini almış Yunan ordusu bulunuyordu.

Nihayet Türk ordusu  I.İnönü Savaşı ( 6-10 Ocak 1921) , II. İnönü Savaşı (23 Mart-1 Nisan 1921) , Kütahya Eskişehir Savaşları (10-24 Temmuz 1921),Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos- 13 Eylül 1921)gibi çetin mücadelelerden sonra yurdu düşmandan temizlemek için büyük ve genel bir taarruz yapma hazırlığına girişmişti.

Tarihler 26 Ağustos 1922 Cumartesi gününü, saatler 04.30’u gösteriyordu. Ve Afyon güney cephesinde Türk topçuları 06.00’ya kadar bir buçuk saat sürecek tanzim ve hazırlık ateşine başlamıştı.(İbrahim Artuç,Başkomutan Meydan Muharebesi,Mayıs 1986,s.87)

Başkomutan Büyük Taarruza komuta ediyor

Üzerimizdeki esaret zincirini kırmak, bize ait olanı bizden almak isteyenleri Anadolu ovasından def etmek için başlayan Büyük Taarruz Türk fedakarlığının destanlaşmış hali idi. 26 Ağustos gününden başlayıp 30 Ağustos gününe kadar devam eden taarruz, Mustafa Kemal Paşa’nın ‘’Ordular ilk hedefiniz Akdeniz, ileri !’’ emri üzerine bir kovalama harekatına dönüşmüş ve 9 Eylül de Türk ordusunun İzmir’e girişi ile Yunanlılar denize dökülerek kesin zafere ulaşılmıştı.

Bu büyük başarının bu kadar kısa bir sürede meydana gelmesinde hiç şüphesiz Türk askeri ve komuta heyetinin üstün gayreti ve fedakarlığı etkili olmuştu. Şimdi sizi bu büyük taarruzun en zor gününe götürmek istiyorum. Hikayesi her zaman içimi gurur ve hüzün ile doldurmuş olan, vatan uğruna feda edilmiş bir hayatın sahibi, Albay Reşat Çiğiltepe.
Taarruzun ikinci günü idi. Türk askeri hücuma devam ediyor,ve sırası ile 8.Tümen 04.30’da Kurtkayadirenek merkezini ele geçiriyor, saat 8.00’de  doğru 5. Tümenin Erkmen tepelerinin ele geçirdiği haberi cephe hattında bir sevinç dalgalanmasına sebep oluyordu. Ordunun morali yükselmiş ve taarruz gittikçe şiddetlenmeye başlamıştı. İleri Yunan mevzileri Türk topçusu tarafından şiddetle dövülüyor ve yıkılmaz gözü ile bakılan Yunan cepheleri bu şiddetli ateş altında yerle bir oluyordu. Ve nihayet saat 09.00’da 14. Tümen Kırcaaslantepesini  Yunanlıların elinden geri alıyordu. Tüm bu ilerleyiş devam ederken Başkomutan Mustafa Kemal Paşa geceden beri zapt edilmesi gereken Çiğiltepe’nin hala düşman elinde olduğunu öğrenmişti.  Başkomutan bu bölgeyi zapt etmek ile görevli Albay Reşat beye moral vermek için telefon etmişti.

Başkomutan Albay Reşat Bey’e telefon etmeye giderken

‘’ Reşat bey hala hedefinize ulaşamadınız. Bir sorun mu var? ‘’ diye sordu. Reşat bey , tepeyi kuşatması gereken birliğinin ateş yememek için açıktan dolaştığını, tepenin de bu yüzden hala alınamadığını bildirdi. Ardından tepeyi yarım saat içinde alacağına söz vererek telefonu kapatmıştı.
Yarım saat dolmuş Çiğiltepe hala düşman elinde kurtarılmayı bekliyordu. Başkomutan Reşat bey ile tekrar görüşmek için telefon edilmesini istedi. Telefona çıkan Reşat Bey’in Emir Subayı Üsteğmen Bozkurt Kaplangı idi. Başkomutan Reşat bey ile görüşmek istediğini bildirince Bozkurt buruk sesi ile ‘’Reşat Bey az önce intihar etti efendim,size bir açıklama bırakmış okuyorum’’ diye ekledi. Reşat Bey bıraktığı not da ‘’ Yarım saat içinde size o mevzii almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam’’ diyordu. (Turgut Özakman,Şu Çılgın Türkler,Mayıs 2005,s.623)
 Acı olan şu ki, Çiğiltepe sadece 45 dakika sonra alınacak ve bir daha hiçbir düşman ayak basamayacaktı. Eğer Reşat Bey sadece yarım saat daha beklese hayatını kaybetmemiş olacaktı. Ama o hayatına son vermeyi tercih etmişti. Onun hikayesi vatan sevgisi ve görev ahlakının vücut bulmuş halidir.

REŞAT ÇİĞİLTEPE

Bu olay Mustafa Kemal Paşayı çok üzmüş, hatta gözlerinin dolmasına sebep olmuştu. Ancak taarruz devam etmeli idi. Düşenlerin yasını tutacak vakit bile yoktu. Türk ordusu İzmir’e kadar koşmalı yeni Reşatların ölmesine mani olmalıydı. Çünkü Yunan kaçarken yakıyor,yıkıyor,yağmalıyordu. Savaş ahlakının olmadığı bu istila ordusu geri çekilirken kadınlara tecavüz ediyor,yaşlıları kurşuna diziyor,çocukları gözlerini kırpmadan öldürüyordu.Vakit yoktu Albay Reşat’ın yasını tutmaya, o bizimle beraber ,kalbimizin derinlerinde sonsuza dek yaşayacak kahramanlardan birisi idi. Anısını yaşatmak bizlerin boynuna borçtur.
Albay Reşat’a bizzat Atatürk tarafından Çiğiltepe soyadı verilecek ve ölümsüzleşecekti. Daha önce Sandıklı civarında bulunan mezarı şimdi Ankara Devlet Mezarlığında. Yolu düşenlerin bu büyük kahramanı ziyaret etmesi bir borçtur. Anıtı da Afyon Sandıklı da ziyaretçilere açıktır.
Bu büyük kahramanın hikayesi çocuklarımıza, gençlerimize anlatılmalı. Bu ülkenin nasıl fedakarlıklar sayesinde bu günlere geldiği asla unutulmamalıdır. Hepinizin huzurunda bu büyük kahramanın önünde saygı ile eğiliyorum. Mekanı Cennet, ruhu şad olsun.

Reşat Çiğiltepe’nin Afyon da bulunan anıtı

Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ