Alexa
Medya Siyaset

Allah’la Aldatmak

Allah’la Aldatmak

Allah’la Aldatmak” küresel bir projedir. İnsanlık tarihinin başından günümüze kadar uzanan bir tarihi vardır.

Önceki yazımı, “Allah’la Aldatmak” küresel projesine dünyada akıl ve bilimsel bağlamda eylemsel olarak karşı çıkan tek liderin Atatürk olduğunu ve bu konuda yaptığını belirterek tamamlamıştım.

O halde tarihsel gelişimi içinde “Allah’la Aldatmak” nedir? Bu çerçevede konuya baktığımızda bu aldatmanın iki öznesi olduğunu görüyoruz.

İçimizdeki kötülüğü emreden (emare) nefis /İblis,

Dışımızdaki bireysel-örgütsel, yerel, bölgesel, küresel şeytanlık /tağut…[1]

 Yüce Allah’ı tanık göstererek kandırmak, yanıltmak, şaşırtmak suretiyle gerçeklerden ve doğru yoldan uzaklaştırmak için yapılan eylem için “Allah’la Aldatmak” ifadesi kullanılıyor.

Peki, bu eylemi kim /kimler, niçin, nasıl yapıyorlar?

Sorulacak ilk sorunun bu olması gerekiyor.

Allah’la Aldatmak”, Allah’a karşı olmanın bir ifadesidir.

Öldükten sonra “Din gününde sorgulamanın” olmayacağına inanmaktır.

Allah’ın Elçileri’ne, vahiylerine, Kur’an’a karşı olmak demektir.

Allah’a, Elçilerine, Kur’an’a, Ahrete imana inanmayanlar, başkalarının da inanmalarını önlemek için, onları da şeytanlaştırmak ve kötülükte, şerde, şeytanlıkta eşitlemek için her türlü kitle iletişim araçlarıyla insanlık tarihi boyunca yaptıkları dinsel, kültürel, siyasal eylemdir /eylemlerdir.

Yüce Allah, kadın-erkek her insanı;

* Hem fücura (şerre, şeytanlığa),

* Hem takvaya (hayra, insanlığa, Allah’ın koruması altına girmeye) yetenekli yaratmıştır.

Tercihi, her kişinin özgür iradesiyle kendisine bırakmıştır. Bu nedenle de sorumlu olacaklardır.

İnsanın bu yetenekleri (alt ve üst) beyninde bulunuyor.

* Fücura olan yetenek, beynin %10’u,

* Takvaya olan yetenek ise beynin %70’ni oluşturuyor.

Beynin kalan %20’lik bölümünün;

%10’u şeytanlığın (kin, nefret, öfke, düşmanlık gibi) duygusal yönüne,

Diğer %10’u ise insanlaşmanın, uygarlaşmanın (sevgi, barış, merhamet, vicdan gibi) duygusal yansımalarına olanak sağlayan yönüyle duygusal beynimizin yetenekleridir.

Kişinin fücura /şerre, şeytanlığa olan yeteneği bu dünyadaki sınav aracı/engelidir. Dünya yaşamı bir engelli koşudur. Şerre olan yetenek engelini işlevsiz kılmak esastır. Fakat zorunlu değildir, dayatma yoktur. Şu seçeneklerden birini seçmek tamamen insana ait…

Allah’ı Rab, Kur’an’ı din edinmek,

Şeytanı mabut, şerri şeriat edinmek…

Bu konuda Allah’ın her kişiye bahşettiği, beyninin %70’ini oluşturan potansiyel selim akıl en büyük gücümüzdür. Bunu olması gerektiği gibi işleterek aklıselim sahibi olmak her şeyin başında gelmektedir. Çünkü her engeli aklıselim ile aşmak mümkündür. Aklıselim ve bilim ile…

 Tarihte Bilinen İlkAllah’la Aldatmak” ve

Akıl TutulmasıUygulaması

Şeytanın zaferi için gereken tek şey, iyi adamların hiçbir şey yapmamasıdır” diyor Edmund Burke (1729-1797).

Muhatabın üst beyninin /potansiyel selim aklının devre dışına itilerek, kendisinin düşünemez duruma getirilmesiyle gerçekleştirilen “akıl tutulması”, aynı zamanda “Allah’la Aldatmak”  ilk olarak, Âdem ve eşine, içlerindeki kendi İblisleri tarafından uygulanmıştır. Bu durum Kur’an’da temsili bir anlatımla açıklanmaktadır.

İblis /Şeytan Bunu Nasıl Başardı?

Derken İblis, onların kendilerinden gizli kalan çirkinliklerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi. Ve Rabbiniz, başka bir nedenden dolayı değil,

Sırf ikinizin de birer melek /iradesiz güç olmanız,

Ya da sonsuz olarak kalıcılardan /gelişmeyen, değişmeyen birer varlık olmanız için,

Sizi girift, çekişmenin kaynağı olan şu şeyden; maldan-mülkten, paradan-puldan men etti /bunları size yasakladı dedi. 

Ve Elbette ben, size öğüt verenlerdenimdiye onlara YEMİN ETTİ /kanıtlar ileri sürdü.” 

Böylece ONLARI ALDATARAK aşağılığa düşürdü.” (A’raf 7/20-22)

Şeytan, Âdem ve eşini aldatırken Allah’ın kendilerine yasakladığı ağacın meyvesini yedirebilmek için;

* Ebedilik tutkusunu” ve

* Sonsuz iktidar fikrini” kullanmıştı.

– İblis /Şeytan, sözlerinin doğruluğuna inandırıcı olmak için de, Allah’ın adını kullanarak yemin etti, yani onları Allah’la aldattı.

Böylece tarihte ilk kez “Allah’la Aldatmak” eylemi, cin şeytanı İblis tarafından Âdem ve eşine karşı başlatılmış oldu.

Her insanın alt beynindeki olumsuz akli meleke olan İblisin, alınan her duyumdan sonra kişiye verdiği ilk iç sesi uygulayanlar, işleri, şeytanın dürtüsü /yönlendirmesiyle olduğundan gün boyunca aynı şekildeki uygulamaları gerçekleştirmekle kendisini şeytanlaştırmaktadır. Tarih boyunca iki tür şeytan olduğunu bu şekilde uygulamalardan görebiliyoruz. Demek ki ilk kez her insanın kendisinde var olan İblisin başlattığı “akıl tutulması” ve “Allah’la Aldatmak” eylemi, daha sonra günümüze kadar dünyanın her tarafında insan ve cin şeytanları tarafından geliştirilen teknolojik olanaklardan da yararlanarak her tür kitle iletişim araçlarıyla gizli /açık sinsice yapılmaktadır.

Şeytanın aldatıcı etkinliğinin dayanağı, insana karşı saklı, gizli, örtülü olması ve sinsice davranmasıdır. Bu nedenle “akıl tutulması” işlemleri sembollerle ifade edilir, operasyonlar hedef kitledeki birey ve toplumu uyandırmamak için saklı, gizli, örtülü olarak yapılır. Gücünü gizlilikten alan bu uygulama, üst beyin işletildiğinde, yani aklıselim devreye girdiğinde etkisini kaybeder.

Çok Aldatıcı Cin ve İnsan /Bireysel ve Kurumsal ŞEYTANLAR ALLAH İLE ALDATIRLAR

Ey insanlar! Rabbinize takvalı davranın. Ve babanın çocuğuna hiçbir fayda vermediği, çocuğun da babasına hiçbir şeyle yarar sağlamadığı günden ürperin. Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. O halde basit yaşam sizi aldatmasın. Ve sakın o çok aldatıcı (el-ğarûr /şeytan) sizi, Allah ile aldatmasın.” Lokman 31/33

 Allah, Lokman 31/33 ile tüm zaman ve mekânlardaki insanlara, dışımızdaki şeytanların örgütlü, kurumsal şeytanlıklarıyla yaptıkları “Allah’la Aldatmak” eylemini açıklamaktadır. İnsanlar takvaya, kendilerini Allah’ın koruması altına almaya çağrılarak, kimseye yardım edilmeyecek olan o güne haşyet duymaya çağırılmaktadır. Allah’ın vaadinin gerçek olduğu bildirilmekte, kimsenin dünya hayatına da aldanmaması, özellikle de hiçbir bireysel ve kurumsal algı operasyonu düzenleyen aldatıcıların;

*Allah ile aldatmasına” ve

*Ebedilik tutkusu”,

*Sonsuz iktidar fikri /hırsı” ve

* Lüks yaşam rüşvetleri ile aldatmasına” kanılmaması istenmektedir.

İnsan sosyal bir varlıktır. Bu nedenle de, ana-baba, kardeşler, çocuklar, arkadaşlar, öğretmen, öğrenci ve komşulardan oluşan sosyal bir çevreye sahiptir. Karşılıksız sevgi ve saygı ile en sıkı bağlar ana-baba ve çocukları arasındadır. Ayetten anlaşıldığına göre, diriliş günü baba ile oğul bile birbirine yardım edemeyecektir. Durum böyle olunca el, ele /yabancıya nasıl yardım edecektir?

Lokman 31/33’de potansiyel selim akıl sahibi insanlar aldatılmaya karşı iki kez peş peşe uyarılmaktadır.

Bu aldatmalardan ilki, insanı geçici dünya çıkarlarının aldatmasıdır.

İkincisi ise herhangi bir Aldatıcının = el-ğarûr bireysel ve kurumsal cin ve insan şeytanlarının insanı, Allah’ı da kullanarak aldatmaya kalkışmasıdır. İnsan;

* Ne dünyevi faydaların kendisini aldatmasına izin vermeli,

* Ne de Allah’ın rızasını gözetiyormuş havasını veren aldatıcılara aldanma durumuna düşmelidir.

Üst beynini işleterek aklıselim sahibi olan kişi, her iki durumda da aldatılmaya karşı uyanık olmalıdır. Ayette konu edilen “Aldatıcı” varlık, “kötü birisi (şeytan)” olabileceği gibi, insanın kötülüğü emreden (emmare) nefsi (=İblis) veya bu özellikteki bir birey veya grup da olabilir.[2]

* Corona virüsü kişinin biyolojik yapısını,

* İçimizdeki-dışımızdaki şeytanların Allah’la Aldatması ise psiko-ideolojik yapımızı tahrip ve perişan eder.

Her ikisinden de korunmak/kurtulmak aklımızı selimleştirerek bilimin kılavuzluğunda alacağımız tedbirlerle mümkündür.

Sağlıklı yaşamanın, insanlaşmanın, uygarlaşmanın yolu ve yöntemi budur. O halde şu Tanrı buyruğuna kulak verelim:

Ey Âdemoğulları! Size çirkinliklerinizi örtecek giysi, süslenecek (takva) elbisesi indirdik. Ve Allah’ın koruması altına girme elbisesi; o, daha hayırlıdır. İşte bu, düşünüp öğüt alırlar diye Allah’ın ayetlerindendir.

Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana-babanızı, kendi çirkinliklerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin; sizi hak dinden döndürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanlar için velîler /yol gösteren, yardım eden kimseler yaptık.” (A’raf 7/26-27)

Allah’la Aldatma” eylemi, dünya egemenliği iddiasındaki küresel bir projenin tarihsel gelişimdeki diğer aşamaları yeni yazıların konusu olacaktır.

 

[1]a Bkz. Sedat ŞENERMEN, ŞEYTAN İÇİMİZDEKİ,,, DIŞIMIZDAKİ bireysel… küresel, İstanbul, 2019, Ulak Yayıncılık.

[2] Hakkı YILMAZ, Tebynü’l-Kur’an /İşte Kur’an, İstanbul, 2009, c.6, s.56.

 

ETİKETLER:
Sedat Şenermen

Sedat Şenermen

İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdiği 1970’den günümüze “Kur’an Araştırmaları” yapıyor. Bu çalışmalarıyla “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak” yöntemini Kur’an’dan oluşturdu. Bu yöntemle; Kur’an’ı İlahi Mantığı Ve Kendi Bütünlüğü İçinde; Kavram bütünlüğü + Konu bütünlüğü + Sistem bütünlüğünde anlayıp anlatan konuşmalar yapıyor, makaleler ve kitaplar yayınlıyor. Hâlen “Konulu Sistematik Kur’an Sözlüğü” çerçevesinde kitap çalışmalarını sürdürüyor. Eserleri: 1) GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN İSLAM /KUR’AN KÜLTÜRÜ (1 ve 2. Baskı, 2013), TOGAN Yayınları. 2) Akıl ve Bilim Işığında DİNLER VE DÜNYA EGEMENLİĞİ (Haziran 2013), TOGAN Yayınları. 3) Bilim ve Kur’an Dilinde KALP /AKIL (Mart 2014), TOGAN Yayınları. 4) MİLLİ İRADE NEDİR? (21 Yazar ile birlikte), İstanbul, 2014, ELMADAĞI Yayınları. 5) ATATÜRK, İSLAM ve LAİKLİK (Cumhuriyet Dönemi Din Öğretimi ve Eğitimi), İstanbul, 2015, ELMADAĞI Yayınları. 6) AKLIN KAYNAĞI İSLAM’DA BEYİN (SADR), Bilim ve Kur’an Dilinde, 2014, İstanbul, NERGİZ Yayınları. 7) İSLAM’DA ADALET (Adl, Kıst, Mizan, Hakk, Vasat), Temmuz 2015, NERGİZ Yayınları. 8) “Tarihsel Olaylarla AKIL TUTULMASI KİTLENME”, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 9) ATATÜRK, İSLÂM VE LAİKLİK, HALİFELİĞİN KALDIRILMASI, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 10) ATATÜRK VE TÜRK KADINI, İstanbul, 2018, NERGİZ Yayınları. 11) ŞEYTAN İÇİMİZDEKİ… DIŞIMIZDAKİ bireysel… küresel, İstanbul, 2019, Ulak Yayınları. 12) “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak”, (Editör: Abdullah YILDIZ), Kur’an’ın Hayata Müdahalesi (Kitabı içinde: s. 31-38), İstanbul, 2004, Umran Yayınları. - MİLLİ İRADE BİLDİRİSİ imzacıları kapsamında Ekim 2013 tarihinden beri MİB çalışmalarına ”Milli İrade Birliği” sitesine yazıları ve konuşmalarıyla katılmıştır. - 1968-1969 yıllarında İSLAM MEDENİYETİ adlı aylık dergiyi yayınlamak. - Diyanet İşleri Başkanlığı’nca 15 günde bir yayınlanan DİYANET GAZETESİ’Nİ 1970’de kuruluşunu gerçekleştirerek, aynı zamanda aylık DİYANET DERGİSİ’NİN de bir süre yayınını sürdürmüştür. - Aylık UMRAN Dergisi’nde 1998, 1999 yıllarında “Kur’an Kavramlarını Kur’anca” ele alan makaleleri yayınlanmıştır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ