Alexa
DOLAR 6,8627
EURO 7,774
ALTIN 397,212
BIST 114808,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Sıcak

Anayasa ve İnsan Hakları

Anayasa ve İnsan Hakları
01.06.2020 - 0:00
A+
A-

Ağız dalaşıdır gidiyor. Temel sorunlardan uzaklaşmış ikbal peşinde koşuluyor. Düşünürü, yazarı, çizeri susturulmuş veya hapiste olan bir ülkede elbetteki yoksulların ekonomisi, fakirlerin yaşam mücadelesi gündeme getirilemiyor. Bilenler zorunlu olarak konuşamıyor. Bilmeyenler, hiç birikim ve alt yapısı olmayanlarda kanal kanal dolaşarak ukalalık taslıyor, yalakalık ediyor.

Temel konumuz ‘’covid19’’ ve halkın yoksulluğu, halk üzerindeki ekonomik ve başta din olmak üzere sosyal baskılar, yabancı ülkelerle olan ilişkiler olacakken TV’lerde kayıkçı döğüşü seyretmekten bıkmış, iş ve aş umudunu yitirmiş, geleceğini göremeyen yığınların dertleri bir kenara atılmış, unutulmuş veya kasten böyle davranan siyasiler her gün TV’lerde arzı endam ediyorlar.

İleri yaştakileri salgından kurtaracağız diyerek, evlerde kontrollü hapse mahkum edilmiş, bunların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacakları, doktora, hastaneye, rutin sağlık kontrollerine, bankaya gitmeleri tamamen engellenmiştir. Birde mahkumiyetten dolayı sokağa çıkmaları yasaklanmış, evlerinin küçük bahçelerinde bile dolaşmaları cezaya neden olmuştur. Emekli birisinin bu haksız cezayı ödemesi ne demek? En az iki aylık maaşını kaybetmesi demek. Ne vicdan kalmış ne insanlık?. Son uygulamalarla ucu açık hapis hayatına mahkum edildiler. Ölenler ölür, kalan sağlar bizdendir diyenleri kınıyorum.

Ya 20 yaş altı gençler, küçük çocuklar? Hayatlarının en hareketli dönemindeler. Oynayacaklar, hareket edecekler, enerjilerini boşaltacaklar. Bu kadar enerjik gençleri hangi ana baba evde tutabilir. Sağlık sorunları, psikolojik travmalar asla göz önünde bulundurulmuyor.

-20 ve + 65 olarak fiilen bölünen bu kitle hareketsizlikten ve ihtiyaçlarını giderememekten dolayı çeşitli hastalıklarla karşı karşıya. Bunları görmemezlikten gelen yöneticiler ne yapmak istiyorlar? Bu soruyu sormak herkesin hakkı.

Her tarafından saldırıya uğramış, delik deşik edilmiş sözde bir anayasamız var. Bu anayasada ‘’İnsan haklarından’’ bahsedilir. Eğer Anayasayı tanıyorsanız insan haklarına saygı gösteriniz. Hoş bu anımsatmanın boş olduğunun bilincindeyim. Neden mi ‘’Anayasayı tanımıyorum’’ diyen bir Cumhurbaşkanımız varda ondan…

Özgürlük sınırlarımız bu kadar, daha fazlası malum…

Eğer siyasilerin, yöneticilerin etrafını dalkavuklar sarmışsa,Yöneticiler o ülke ve insanını kaybetmişlerdir. Çünkü: Dalkavukların profesyoneli,acemisi, kaşarı, kıdemlisi her çeşidine rastlarsınız. Bunlar sirk cambazına benzer. Öne, arkaya, yana, her yöne, yerde ve havada takla ve parende atarlar. Güvenilmez insanlardır.

ETİKETLER:
Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
Bahattin Ayhan Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.