Alexa
DOLAR 8,0904
EURO 9,5611
ALTIN 495,025
BIST 1144,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 25°C
Mevzi Sağanak

Ankara’da Dolaştık Biraz…

Ankara ’nın taşına bak,  Gözlerimin yaşına bak.  Biz düşmanı esir ettik, Şu feleğin işine bak. 

Ankara’da Dolaştık Biraz…
20.12.2017 - 0:03
A+
A-

Yumruk yumruğa kavgaların  
yaşandığı anlarda oradaydım. 
 
 
TBMM’de Bütçe Görüşmeleri sürerken 
 
sokak ve caddelerini dolaştım. 
 
 
Ankara ekonomisinin can damarı
 
Kızılay’da dolanırken,
 
boş dükkanlar dikkatimi çekti. 
 
Satılık, Kiralık yazıları camlarda 
 
acı acı duruyordu. 
 
 
Ziya Gökalp, Meşrutiyet, 
 
Mithat Paşa caddelerinde, ara sokaklarda 
 
çok sayıda işyeri kapanmıştı. 
 
 
Açık olanları işletenleri suratlarından düşen 
 
bin parçaydı. Esnaf zor durumdaydı.  
 
 
Çocuklarının okul taksitlerini ödeyemeyenler, 
 
 
kiralarını aylardır aksatanlar
 
 
günlerce siftah yapamayanlar… 
 
 
AKP’ye kalsa her şey güzel
 
Büyüdük, Büyüdük 
 
Akp
 Masallarıyla Büyüdük! 
                ***
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve 
 
Ekonomi Bakanlığı’nın hemen dibindeki 
 
Ankara Adliyesi Ek Hizmet Binası İcra 
 
Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri
 binasının  
yanından geçiyordum. 
 
 
O da ne öyle? 
 
 
Kalabalık bina önünde bekliyordu. 
 
Hani tabelayı görmesem, 
 
“Para mı dağıtılıyor?
 diye soracaktım.  
 
AKP’ye kalsa her şey güzel...
 
Büyüdük, Büyüdük 
 
AKP masallarıyla büyüdük!
 
                ***
 
Buraya kadar gelip de 
 
CHP Genel Merkezi’ne uğramamak 
 
olmazdı tabii
 
 
Genel Başkan Kemal 
Kılıçdaroğlu ile  
5-10 dakika da olsa görüşmeyi umuyordum ki, 
 
apar topar TBMM Genel Kurulu’na gittiğini 
 
öğrendim. Gazeteciyiz ya yazı için notlar 
 
almak gerek.
  
 
Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse 
 
sağ olsun beni ağırladı. 
 
Kendisine Ankara Arena’da organize ettikleri, 
 
“Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması”
 programında  
siyasi görüş ve tercih gözetmeksizin her kesimden 
 
kadını bir araya nasıl getirdiklerini sordum. 
 
 
Verdiği yanıt kısa ve netti:
 
“Adım adım CHP iktidarı geliyor.”
 
                ***
 
Eski dost ve arkadaşlarla görüştük. 
 
 
Aralarında siyasilere danışmanlık yapanlar 
 
bile vardı. İşin ilginç yanı o danışmanlar bana; 
 
“Seneye erken seçim olur mu?”
 sorusunu  
yönelttiler. 
 
 
“Olabilir de olmayabilir de.”
 Deyince,  
 
“Ne dalga geçiyorsun? 
 
Sen gazetecisin bilirsin.” 
Demezler mi :)  
 
Madem bu kadar ısrar var bir şeyler 
 
söylemem gerekliydi. 
 
 
“Siz Ankara’da duymayabilirsiniz ama 
 
Tayyip Erdoğan her an seçim kararı 
 
aldırabilir.”
  
 
Yüzüme öylece baka kaldılar
 
                ***
 

Ankara’nın taşına bak,  
Gözlerimin yaşına bak. 
 
Biz düşmanı esir ettik,
 
Şu feleğin işine bak.
 
Pek şanlıyız.
 
 

Bizi şanlı eden,  
Türkiye 
Cumhuriyeti’inin kurucusu Başyiğidi 
Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret ettim.
 
 
Dualar ettim. Hem de iki gün üst üste. 
 
Tüm dava arkadaşlarını şükran ve 
 
minnetle andım.
  
                ***
 
Ve İyi Parti…
 
 
Görkemli bir şekilde açılışı yapılan 
 
İyi Parti Genel Merkezine gittim. 
 
 
Genel Başkan Meral Akşener 
ile  
kısa bir görüşme imkanım oldu. 
 
Ülke hızla büyüyor (!)
 dediğimde  
önce bir nefes aldı sonra: 
 
 
“Madem büyüyor, iktidar temsilcileri 
 
sağda solda neden iş adamlarına en az 
 
2 işçi alacaksınız diyor. Bu nasıl 11.1 
 
büyümeymiş. Bu kadar işsizin olduğu yerde 
 
büyüme mi olurmuş?”
 
 
Kudüs’ü sordum. Hiç uzatmadı. 
 
Kürecik’i kapatmadıkları sürece  
biz bunların samimi olduklarına nasıl 
 
inanacağız.”
 
 
Türkiye gerçekten iyi olacak mı? Sorumuzu ise: 
 
“Ben ve yol arkadaşlarım yemin ettik, 
 
söz verdik. Milletimize asla yalan 
 
söylemeyeceğiz. Vicdanlarımızdan asla 
 
ayrılmayacağız. Türkiye’nin iyi olması için 
 
var gücümüzle çalışacağız.”
 Diye cevapladı.  
                ***
 
Tabii Ankara’da kaldığım süre içinde 
 
özel görüşmelerimiz de oldu. 
 
Hepsini buraya sığdırmamız 
imkansız 
Ancak günü geldiğinde laf lafı açtığında, 
 
aklımıza geldikçe sizlerle paylaşacağız. 
 
 
Ancak en net ve en açık bir biçimde şunu 
 
ifade etmek isterim ki, 
 
ülkem deyim yerindeyse kan ağlıyor. 
 
 
Türkiye’nin ilk seçimde 
 
AKP 
İktidarı’ndan kurtulması gerek.  
 
Bunu sadece ben değil, 
 
bazı AKP’li tanıdıklar da söylüyor. 
 
 
Gerginlik, belirsizlik ve tutarsızlık 
 
onları da rahatsız ediyor.
 
 
Esnaf bitik.
 
 
İşsizlik zirvede.
 
 
Tarım bitik.
 
 
Üretim yok.
 
 
Ağaç yerine beton binalar yükseliyor. 
 
 
Terör hala can alıyor. 
 
 
Eğitim sistemi çökmüş. 
 
 
Bilimde, teknolojide, sanatta geriledikçe geriledik.
 
 
Sağlık duvara toslamış. 
 
 
OHAL olağan halde.
 
 
Gelgitli politikalar yüzünden 
 
dış dünyaya malzeme olduk. 
 
 
AKP’nin Genel Başkanı bir gün önce söylediğini 
 
bir gün sonra değiştiriyor. 
 
 
Varsa yoksa Tayyip Erdoğan. 
 
 
Bunu bazı AKP’li tanıdıklar da söylüyor.
 
 
Bir de üstüne üstlük sanki iktidarda 
 
başka bir parti varmış gibi şikayet
 
ediyorlar.
 
 
Kimi kime 
şikayet ediyorlarsa? 
                ***
 
Hesap sorulamayan bir siyasi anlayış 
 
almış başını gidiyor. 
 
 
“Ben olmasam Türkiye de olmaz” mantığı ile 
 
insanlar AKP’ye mecbur edilmeye çalışılıyor. 
 
 
Sayın Erdoğan iktidarını sürdürsün diye 
 
gözle gördüğümüz, kulakla duyduğumuz 
 
olumsuzlukları kabul ediyoruz. 
 
 
Yahu Allah aşkına, 
 
uzlaşma var mı?
  
Yok.
 
 
Fikirlere, düşüncelere 
 
saygı var mı?
  
Yok. 
 
 
Medya tek taraflı mı? 
 
Evet. 
 
 
Kurumlar tek ağızdan çıkacak 
 
talimatlara odaklanmış mı?
  
Evet..
 
 
Her şeyi bırakın siyasette 
 
kullanılan dil kirlenmiş durumda. 
 
 
Saygı yok, hoş görü yok. 
 
Nezaket yok. Paylaşma yok. 
 
 
Yok da yok…
 

 

Bunların yeniden olabilmesi için 
Türkiye’yi Erdoğancı, Erdoğancı olmayan 
 
şeklinde ikiye bölen ve Tayyip Erdoğan’ı 
 
ülkenin üstünde tutan anlayıştan ilk seçimde 
 
kurtulmamız şart.
 
 
Yoksa hepimiz birbirimizi yiyeceğiz. 
 
 
Kesinlikle şaka yapmıyorum…
 

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
Fethi Akar Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.