Alexa
Medya Siyaset

Anket Atatürkçülüğü!

Nasıl ki geçmiş dönem de miting meydanlarında Kuran-ı Kerim sallamak hasıl oldu ise şimdi de ATATÜRK ’e sarılmak hasıl olmuştur.

Anket Atatürkçülüğü!

Atatürk

Son dönem de inanılmaz şeyler olmakta. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mustafa Kemal ATATÜRK ismini dile getireceği zaman genellikle  “ Gazi Mustafa Kemal’’ diyerek hitap ederdi.

Ancak ne oldu ise bir anda Gazi Mustafa Kemal ,Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK oldu..

AKP ilçe teşkilatları Anıtkabir’e organizasyonlar yapmaya başladı.

Tüm AKP Belediye Başkanlıkları 10 Kasım’ı tarihlerinde olmadığı kadar büyük organizasyonlar ile andılar.

Hatta 10 Kasım için Beştepe’de anma toplantısı düzenlendi ve orda ki konuşmasında ;

‘’Cumhuriyetin kurucusunun adı “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ise bunu ifade etmelerinden daha doğal bir şey yok, “Ülkemizin ve milletimizin bu önemli değerini darbecilerin, vesayetçilerin, ruhu faşist söylemi, Marksist marjinal çevrelerin tekeline mi bırakacağız? CHP gibi amorf bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz, bunu da böyle bilin. Atatürk’ü özellikle bunların o zihinsel fetişizmine kurban edilmesine de hiç rıza göstermeyeceğiz. Onu Kurtuluş Savaşımızın Gazi’si, milletimizin Mustafa Kemal’i ve Cumhuriyetimizin Atatürk’ü olarak tüm yönleriyle anlayacak ve anlatacağız. Bundan hiç kimsenin rahatsız olmaması, tam tersine ülkemizin bu olgunluğa ulaşmasından dolayı herkesin memnuniyet duyması gerekir.” diye konuştu.

Şimdi bunda ne var diyebilirsiniz ancak daha önce Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında hakarete varan türlü laflar söyleyen kişi bir anda Beştepe konuşmasında nerdeyse hepimizden daha KEMALİST olmaya çalışınca sizleri bilmem ama bana bir gülme geliyor. Neden mi?

Öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın daha önce Mustafa Kemal Atatürk hakkında ki bazı söylemlerini hatırlayalım;

-Viyana’da ; ‘Hani Mustafa Kemal demir ağlara düşkündü, biz ördük biz’ dedi.

-‘’İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor.’’

-“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok!” “10 Kasım’da yaygara kopartıldı!”

“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizm veya başkaca herhangi bir resmi ideolojiye yer yoktur. Kemalizm’in kendisini yeniden üretmesi söz konusu değildir…” “En üst belirleyici İslam’ın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir…” “Türkiye Türklerindir gibi tezler yanlıştır. Şu anda Türkiye’de 27 etnik grup var. Bunların varlıklarının tanınması gerekir.”

Bu sözler gibi örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Peki ne oldu da bir anda ATATÜRK’e sahip çıkmaya başladı? Söylemlerinde övmeye başladı?

Şimdi sorumuza döner isek Neden bu ani değişim?

Aslında sorunun cevabı Mayıs 2015’te Batman ve Siirt mitinglerinde..

Ne olmuştu o mitinglerde?

Recep Tayip Erdoğan miting meydanında ki yurttaşlara elinde ki Kuran-ı Kerimi göstererek konuşmasına devam etmişti.

ATATÜRK’ e şu anda bu kadar övgüler dizilmesi ve sahipleniliyormuş görüntüsü verilmesi de tamda bu sebeptendir.

Recep Tayip Erdoğan’ın on altı yıllık seçim başarısının altında sık aralıklar ile yaptırdığı anketler vardır.

Bu anketlerde toplumun nabzını çok iyi tutmakta ve bununla ilgili politikalar oluşturmaktadır.

Çok fazla eski tarihlere gitmeden can pare şekilde savunulan konuların işlevselliğini yitirdikten sonra nasıl terk edildiğini ve sanki hiç olmamış gibi davrandıklarını hep birlikte defalarca gördük.

Bütün hesaplar 2019 yılında yapılacak olan( ki bana göre erken seçim olacak) seçimler ile alakalı.

Cumhurbaşkanı referandum sonuçlarını gördü ardından yaptırdığı anketlerde de oy oranlarını gördü.

MHP’yi yanına alsa dahi 2019 seçimlerinde yeterli oy oranını bulamayacağını anladı.

Bununla ilgili hemen işe koyuldu. Önce partisinin tabanını yeniden hareketlendirmek için İl, İlçe teşkilatlarında değişikliklere gitti.

Ardından ezber bozarak Büyükşehir Belediye Başkanlarının istifalarını istedi.

Daha önce MHP, CHP ve HDP ile sadece yarışıyordu. Şimdi ise karşısında birçok farklı kesimden insanın merakla takip ettiği Meral Akşener’in önderliğinde kurulan İYİ Parti bulunmakta. GEZİCİ Araştırma şirketinin yapmış olduğu Anket sonuçlarına göre (Her ne kadar güvenmesemde en güncel anket olduğu için verilerini kullanıyorum.)

AKP yüzde 38.51,
CHP yüzde 23.50,
İyi Parti yüzde 16.06,
HDP yüzde 10.33,
MHP yüzde 7.78,
diğer partiler yüzde 3.82 oranında oy alıyor.

Kararsız seçmenler dağıtılmadığında ise oy oranları şöyle:

AKP yüzde 34.3,
CHP yüzde 20.9,
İyi Parti yüzde 14.3,
HDP yüzde 9.2,
MHP yüzde 6.9,
diğer yüzde 3.4,
Kararsızlar 10.9

 Bu anketlerin benzerleri şu anda Cumhurbaşkanında da mevcut.

Nasıl ki geçmiş dönem de miting meydanlarında Kuran-ı Kerim sallamak hasıl oldu ise şimdi de ATATÜRK’e sarılmak hasıl olmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Ülkemizin kurucusu ,Ulu Önderimiz Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’e sahip çıkması! bizleri ziyadesi ile mutlu eder.

Ancak ne  yazık ki Cumhurbaşkanı’nın samimi olmadığını düşünüyorum.

Yine ATATÜRK’e bir anda sarılmasının sebebinin ise tamamen siyasi kaygılardan kaynaklandığını ve 2019 seçimlerine hazırlık yaptığını düşünüyorum.

Şayet durum anket Atatürkçülüğü değil ise bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak,

  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün“Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare cumhuriyet idaresidir.” Sözünde olduğu gibi CUMHURİYETÇİLİK İlkesine,
  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Millî hedefler, millî irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, bütün milletin arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir.” Sözünde ki MİLLİYETÇİLİK İlkesine,
  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Bizim hükûmet şeklimiz tam bir demokrat hükûmettir. Ve lisanımızda bu hükûmet, halk hükûmeti olarak ifade edilir.” Sözünde ki HALKÇILIK İlkesine,
  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Türkiye’nin tatbik ettiği devletçilik sistemi XIX. asırdan beri sosyalizm teorisyenlerinin ileri sürdükleri fikirlerden alınarak tercüme edilmiş bir sistem değildir. Bu Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye özgü bir sistemdir. Devletçiliğin anlamı bizce şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak; fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin bütün ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk vatanına asırlardan beri kişisel ve özel teşebbüslerle yapılamamış olan şeyleri bir an önce yapmak istedi ve kısa bir zamanda yapmayı başardı. Bizim takip ettiğimiz bu yol, görüldüğü gibi liberalizmden başka bir yoldur.”Sözünde ki DEVLETÇİLİK İlkesine,
  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiç bir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olamaz.”Sözünde ki LAİKLİK İlkesine,
  • Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Efendiler, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen yeni ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir sosyal toplum hâline ulaştırmaktır. Devrimlerimizin asıl ilkesi budur” Sözünde ki İNKİLAPÇILIK İlkesine,

Sahip çıkmaya davet ediyorum .

 -Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e alenen hakaret eden kişiler hakkında ağır yaptırımlar uygulanmasını,

-Atatürk’ün kapattığı ancak başka isimler ile tekrar açılan Tekke, zaviye ve medreselerin tekrar kapatılmasını,

-Muhasır Medeniyetlerin seviyesinin üzerine çıkmak için İmam Hatiplerin sınırlandırılmasını ve yerlerine Bilim,İlim,İrfan öğreten başarı oranları yüksek Fen Liseleri gibi liselerin tekrar kurulmasını,

-Daha önce ‘’Kürt açılımı’’ nedeni ile okullarımızda yasaklanan Andımızın tekrar okutulmasını,

Cumhurbaşkanı’ndan istirham ediyorum;

İşte o zaman bizler sizin samimi olduğunuza inanırız.

 Murat AĞIREL

Murat Ağırel

Murat Ağırel

23.09.1978 Adana/Ceyhan Doğumluyum. Liseye kadar eğitimimi Ceyhan'da tamamladım. Hatay Mustafa Kemal Ünv. Otomotiv Bölümü ardından Anadolu Ünv.Dış Ticaret Bölümünden mezun oldum. 2007 Yılında Bizkaçkişiyiz Hareketi Kurucu Kadro, 2007 Yılı Memleket Sevdalıları Derneği Kurucu Genel Başkanı 3 dönem Genel Başkanı, 2008 Yılında ERGENEKON davasında sanık sıfatı ile yer aldım. Dosya halen yargıtayda görülmektedir. 2008 Yılında YENİPARTİ MKYK üyesi ve İstanbul İl Başkanlığı görevlerinde bulundum
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gökhan Göz dedi ki:

    işte bu.
    yazılarınızı takip ediyorum.
    düşünen beyinleriniz,yazan elleriniz dert görmesin

BİR YORUM YAZ