Alexa
Medya Siyaset

Atatürk Sonrasında Kemalizm Öksüz Ve Sahipsiz Kalmıştır

Atatürk Sonrasında Kemalizm Öksüz Ve Sahipsiz Kalmıştır

Atatürk’ün düşüncelerinin kendi ağzından yazıya döküldüğü ilk ve tek kitap olan ‘ ATANAME ’ geçtiğimiz Aralık ayında okuyucuları ile buluşmuştu.Kitap piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra yazarı değerli hocam Prof.Dr.Cihan Dura ile ATANAME üzerine güzel bir söyleşi gerçekleştirmiştik.

Sayın Dura on yıllık  emek vererek hazırladığı kitabı ATANAME’Yİ imzalamak için bu hafta sonu ATO Congresium da yapılacak olan  Ankara Kitap fuarında okuyucuları ile buluşacak.Fuarla ilgili detayları yazının sonunda göreceksiniz.

Tüm kitapseverlere önerim; mutlaka Ataname’yi almaları,okumaları ve kitap fuarına gitme şansları var ise gidip Cihan Dura hocamıza imzalatmaları.

Okumayanlar için tekrar okuyanlara da hatırlatmak amacıyla ATANAME üzerine yaptığımız söyleşiyi sizlerle tekrar paylaşıyorum.

ATANAME

  • Kitabınız ATANAME çıktı, bize kısaca ATANAME hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kitabımın arka kapağında yer alan tanıtım yazısı bu sorunun tam yanıtıdır, diyebilirim: ATANAME Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, bugüne kadar dağınık halde bulunan bütün fikir ve görüşleri ile başlıca uygulamalarının, nutuk, konuşma ve yazılarından derlenip sistemleştirilerek Atatürk’ün kendi ağzından yazıya döküldüğü ilk ve tek kitaptır.
Atatürk’ün, herhangi bir konudaki görüşüne kısa sürede ve kolayca ulaşma imkânı sağlar. Cumhuriyetimizi hangi temeller üzerinde nasıl kurduğunu, nasıl bir Türkiye hayal ettiğini en doğru şekilde açıklar ve öğretir. ATANAME başta Atatürkçüler olmak üzere, bütün yurtseverlere ortak “fikir, duygu ve eylem” için, ortak bir dil, ortak bir düşünme aracı, millî bir hareket platformu sunar. Aralarında fikir, duygu ve eylem birliği oluşturduğu için, yurtseverleri birbirine yaklaştırır, bir araya getirir; Atatürkçe düşünmelerinin, Atatürkçe hissetmelerinin, Atatürkçe iş yapmalarının yolunu açar.

  • Kitabın tanıtımında “Atatürk’ün kendi ağzından yazıya döküldüğü ilk ve tek eser olma özelliğini taşıyor” deniliyor. Bunu bize biraz açar mısınız?

Doğrudur, önce de belirttiğim gibi “Ataname Atatürk’ün, bugüne kadar dağınık halde bulunan bütün fikir ve görüşlerinin derlenip sistemleştirilerek Atatürk’ün kendi ağzından yazıya döküldüğü ilk ve tek kitaptır.” Burada üç anahtar sözcük var: Bütün fikir ve görüşleri, sistemleştirme, kendi ağzından. Atatürk’ün fikir ve görüşleri birçok kaynakta bulunabilir. Ancak dağınık ve birbirinden kopuktur. Ataname bunları topluca içeren tek kaynaktır. Çoğu zaman belli bir konudaki parça parça ifadeler, mantıklı bir şekilde tek bir anlatım oluşturacak şekilde bir araya getirilmiştir. Fazladan, bu görüşler bir sistem dahilinde, yol gösterici, yurttaşları birleştirici bir öğreti oluşturulacak şekilde sunulmaktadır. Üçüncüsü, metinlerde Atatürk’ün, tıpkı Nutuk’ta olduğu gibi, görüşlerini düzenli ve akıcı bir şekilde doğrudan kendisinin anlatması sağlanmıştır.

Nutuk, Atatürk’ün fikir ve görüşlerinden oluşan ikinci bir kitapla tamamlanmalıydı

  • Neden ATAME ’yi yazma gereği duydunuz?

Atatürk deyince kaynak olarak en başta Nutuk gösteriliyor. Atatürk Nutuk’ta Millî Mücadele’yi nasıl yürüttüğünü, hangi sorun ve engellerle karşılaştığını, bunları nasıl önlediğini, büyük zafere nasıl ulaştıklarını anlatır. Fikir ve görüşlerine, Türkiye hakkındaki ideallerine çok az yer verir. Ben bunun büyük bir eksiklik olduğunu fark ettim. Öyleyse Nutuk, onun fikir ve görüşlerinden oluşan ikinci bir kitapla tamamlanmalıydı.Ataname’yi bu amaçla kaleme aldım. Bir daha vurgulamam gerekirse, Ataname esas itibariyle Atatürk’ün fikir ve görüşlerini, Türkiye projesini içerir. Kısa bir söyleyişle, Nutuk aksiyon, Ataname ise bir düşünce kitabıdır.

  • Piyasada Atatürk ile ilgili yazılmış birçok kitap var.ATANAME’nin bu kitaplardan bir farkı var mı?

Ataname’nin bu kitaplardan farkı, Atatürk’ün yalnızca ve olabildiğince düşünce dünyasını tanıtmaktır. Atatürk’ün görüşlerini 10 ilke halinde, bir öğreti oluşturacak şekilde sistemli olarak sunmasıdır. Bu ilkeler kendi içinde analiz edilmiş, aralarında mevcut bağlantılar keşfedilmeye çalışılmıştır. Bütün bunların sunumunda Atatürk sanki kendisi, bugün aramızdaymış gibi konuşmaktadır.

  • Okuyucular neden ATANAME ’yi almalı?

Öncelikle, Atatürk’ün görüşlerini topluca, tam ve sistemli bir şekilde öğrenmek için…  Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkeler arasındaki öncelikleri ve bağlantıları görebilmek için… Bu sayede Atatürkçülerin kafalarındaki dağınık düşünceler bir sıra ve düzene girecektir; kendilerini daha kolay ifade edebilecek, aralarında daha kolay anlaşabileceklerdir. Bundan başka ellerinde ansiklopedik nitelikte, evladiyelik bir kaynak bulunacaktır. Kitapta yer alan iki dizin sayesinde, herhangi bir konu hakkında Atatürk ne düşünüyor, neler yapmış, istediği bilgiye kolayca ulaşabilecektir.

  • Kitabı 10 yıl gibi uzun bir sürede tamamladığınızı belirtiyorsunuz. Bu biraz uzun bir süre değil mi?

Ataname kitabı bu alandaki ikinci girişimimin ürünüdür. İlk girişimim sonucunda oluşturduğum yapıt, makaleler halinde Yeniden Müdafaai Hukuk dergisinde yayınlanmıştı. Ancak, bunların yeterli olmadığı sonucuna vararak, ikinci bir girişimde bulundum. Özellikle Kaynak Yayınlarının 30 ciltlik Atatürk’ün Bütün Eserleri külliyatı sayesinde ulaştığım geniş imkânlar bu yeni girişimi kesinlikle gerektiriyordu. Tabii bu ana meşguliyetimin yanı sıra, başka yazılar da kaleme alıyordum. Üçüncü olarak belirteyim ki, kitabın, yayınlanabilir noktaya getirilmesi, ince, kat kat, zaman alıcı, kuyumcu sabrı gerektiren pek çok ön çalışma gerektiriyordu.

  • Türkiye’de kişi başına 8.4 kitap düşüyor. TÜİK verilerine göre, kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde ne yazık ki 235. sırada. Sizce bunun nedeni nedir?Böyle bir ortamda kitabınızın gereken ilgiyi göreceğini düşünüyor musunuz?

Türkiye’de az kitap okunmasının nedeni bence sanayileşme ve ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilememiş ve Atatürk zamanında başlamış olan eğitim ve öğretim atılımının sürdürülememiş olmasıdır. Kitabı kim arar ve okur? Az çok geçim sorunu yaşamayan ve özgürce düşünüp dünyayı anlama tutkusu olan… Ne acıdır ki, özellikle 1950’li yıllardan itibaren, bu nitelikte kuşakları yetiştirecek kurumlar ya kapatıldı, ya da büyük ölçüde ihmale uğradı.  Eğitime ayrılan yatırımlar yıldan yıla azaltıldı. Kitabım ilgi görür mü, sorusuna gelince, önce belirteyim ki, ben öncelikle Birinci Görevimin bir gereğini, halkı aydınlatma görevimi yerine getirdim. Bundan dolayı mutluyum. İkincisi, umarım ki ilgi görür. Bu ilgi az da olsa, önemli olan; okuyanların yeni bir şeyler öğrenmesi, okuduklarını halka, gençlere ulaştırmasıdır.

Yazılarımı tarihî gerçeklere dayandırmaya çalıştım.

  • Tarihçi kökenli bir akademisyen değilsiniz. Siyasal bilgiler Fakültesi maliye bölümü mezunusunuz. Ekonomi ve siyasal konularda yayınlanmış sayısız makaleleriniz var. Ama bugün daha çok Tarih konusunda yazılarına başvurulan en önemli kaynaklardan birisiniz. Bir tarihi anlatan kitap yazdınız.Bu biraz ilginç değil mi?Neden ekonomi üzerine değilde, tarih üzerine bir kitap yazma gereği hissettiniz?

Tarihçi değilim, olmayı da hiçbir zaman düşünmedim, o büyük emek gerektiren bir uzmanlık işidir. Mesleğim iktisattır. Ancak herkes az çok tarih bilmek zorundadır. Daha da önemlisi, Birinci Görevimiz olan Türkiye Cumhuriyetini korumak ve savunmak görevi, Cumhuriyet tarihimizi ve Atatürk’ü çok iyi araştırıp öğrenmemizi gerektiriyordu. Bu güdüyle Cumhuriyet tarihimizi yakından öğrenmeyi başlıca çalışma alanlarımdan biri olarak belirledim. Ancak öğrendiklerimi, düşündüklerimi, ulaştığım sonuçları da yurttaşlarıma aktarmak zorundaydım. Yazılarımı tarihî gerçeklere dayandırmaya çalıştım. Bunu, Birinci Görevimin bir gereği sayıyordum, bugün de sayıyorum.

  • Atatürk sonrası yürütülen Kemalizm anlayışına bakışınız nedir?

Atatürk sonrasında Kemalizm öksüz ve sahipsiz kalmıştır. İlkeleri tam bağımsızlıktan başlanarak, laikliğe kadar birer birer terk edilmiş, uygulamadan kaldırılmıştır. Bugünkü perişan durumumuz, bu aymazlığın eseridir.

(Kitabı seçkin kitapçılarda bulabileceğiniz gibi İnternet ortamında güvenle almak için ilgili linki tıklayabilirsiniz.)

Murat Selam

Murat Selam

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    MUHTEŞEM bir söyleşi. Sonsuz teşekkürler ve derin saygılar size sayın Murat SELAM. Yürekten tebrikler ve içten sevgiler size çok değerli hocamız Prof. DURA.

BİR YORUM YAZ