Alexa
Medya Siyaset

Atatürksüz Çanakkale Evliyasız Sarıkamış

Atatürksüz Çanakkale Evliyasız Sarıkamış

Enver Paşa 1.Cihan Harbinden bir kaç yıl evvel Londra’yı seyahati sırasında Churchill ile görüşmüştü.
Sonraları bu görüşmeyi şöyle anlatmıştı :

Londra’da bulunduğum sırada Churchill ile bir Dünya savaşı çıkması durumunu tartıştım. Böyle bir savaşta Türkiye’nin ne yapacağını bana sordu. Ve arkasından da şunu dedi: Eğer Türkiye Almanya tarafını tutarsa İngiliz Filosu Çanakkale Boğazı’nı zorlayıp geçecek ve İstanbul’u alacaktır. ”

Zorladılar, denediler.
Başaramadılar, geldikleri gibi geri döndüler.

ATATÜRKSÜZ ÇANAKKALE, EVLİYASIZ SARIKAMIŞ

Geçtiğimiz Pazar günü, Çanakkale Deniz Savaşlarının 103. Zafer Yıl Dönümüydü.
Eski günlere nazaran daha sönük bir anma yılı olduğu gözler önünde. Kaybettiğimiz milli hislerin yanında, iftiracıların, yalancıların, tarih yobazlarının sesini daha çok yükselttiği bir süreçten geçiyoruz. Öyle ki Atatürk’ün Deniz Savaşlarında aktif rol almamasından dolayı, Kara Savaşlarını hiçe sayarak,Çanakkale Deniz Savaşı üzerinden Atatürksüz bir Çanakkale yaratmaya çalışıyorlar.
Peki hayatının hiç bir devrinde vazifeden geri durmamış, kaçmamış, ölümleri göze almış birisini milletimizin bu büyük destanı içinden söküp alabilirler mi ?
ASLA !

Atatürk olmadan yazılmış bir Çanakkale yarım kalır.

***
Çanakkaleyi geçme planlarının mimarı Amiral Garden’ın hazırladığı savaş raporu 13 Ocak günü Savaş Konseyi tarafından onaylanmıştı. Bu plana göre 12 zırhlı, 3 savaş kruvazörü, 3 hafif kruvazör,12 destroyer,6 deniz uçağı, 12 torpil tarayıcı gemisi ilk etapta Çanakkaleye sevk edilecek gemilerdi. Bu sayede Boğaz kolaylıkla geçilecek, İstanbul işgal edilecekti.

Çanakkalede iki tarafın mühimmat açısından karşılaştırmasını yapmak için uzun listeler yayınlamak yerine bir tek misal yeterli olacaktır.
Queen Elizabeth’in bir bordosundaki toplarla bir anda yaptığı atışta mermi ağırlığının 7442 kilograma ulaştığını, buna karşılık Türk tabyaları içinde oldukça işe yarayan Hamidiye’nin bordosundaki topların hepsinin aynı anda ateş etmeleri durumunda mermi ağırlığı sadece 800 kilo civarına ulaşabiliyordu. ( Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C.9, S. 433 )

Emperyalizm ile yoksulluğun savaşı 19 Şubat saat 10’da başlamıştı. Bu tarih öyle sıradan bir tarih değildi. İngilizler 1807 yılında Çanakkale Boğazını başarılı bir şekilde geçmişlerdi. Bu yeni saldırıda, 1807 zaferinin 108. yıl dönümüne denk getirilmişti. Amaç Kumkale, Orhaniye, Ertuğrul ve Seddülbahir tabyalarını yok etmekti. 6 zırhlı gemi öğlen vaktine kadar tabyalarımızı bombaladılar.Türk tabyaları ise topların menzili yetmediğinden bu ateşi karşılıksız bırakmak durumunda kalmışlardı. Öğleden sonra kıyılara yanaşan İngiliz ve Fransız zırhlıları  karşı Türk direnişi ile karşılaştılar. İki gemileri ağır şekilde yaralanmış, Amiral Garden bunun üzerine geri çekilme emri veremk durumunda kalmıştı. 25 Şubat tarihine kadar saldırılarını ertelemek ve daha güçlü bir şekilde saldırmak üzere geri çekildiler. Belkide bu Çanakkale Deniz Savaşlarının ilk zaferiydi.
***
25 Şubat tarihinde mevcut filoya 12 gemi daha eklenerek saldırılara tekrar başlamışlardı. İç kısımlarda bulunan tabyalarını yok etmek, özellikle Dardanos tabyasını susturmak istiyorlardı. Yüzer kaleler tabyaları yerle bir ederken, mayın tarama gemileri de boğazı tarayarak filoya yol güzergahını belirlemeye çalışıyordu. Ancak Dardanos tabyası mayın tarama gemilerine fırsat vermeden taciz ateşleri ile mayınlı bölgeleri koruma altına almaya çalışıyordu. Bütün bu gelişmelere rağmen Amiral Garden 2 Mart’ta Churchill’e çektiği telgrafta Mart ortalarında İstanbul’da olacağını bildiriyordu.
Bu amaçla son saldırı emrini vermişti. 17 ve 18 Mart tarihlerinde saldırıya başlanacak, Boğaz geçilecekti. Lakin Amiral Garden heyecanına fazla kapılmış olacak ki, yorgun düştü ve 17 Mart’ta yerine Vis Amiral de Roebeck atandı.
***
18 Mart sabahı saat 10:58’de Queen Elizabeth Hamidiye ve Çimenlik tabyalarını ateş altına almışlardı. Agamemnon,Lord Nelson, Inflexible ise Yıldız, Mecidiye, Hamidiye II ve Namazgah tabyalarını ateş altına almışlardı.
Bu sırada Bölge Savunma Karargahı’nda  konuk olan Sedat Paşa yaşadıklarını şöyle naklediyordu:

Hepimizde bir heyecan vardı. Görevden sorumlu olanlarla benim gibi rastlantı olarak bu deniz savaşını görmek için fırsat bulanlar için bu heyecan kuşku yok ki farklıdır. Duygularım şöyleydi: Sanki çoks evinçli ve önceden müjdelenmiş bir sonucu beklerken duyulan heyecanları yaşadım. ”

***
Düşman bataryalarının kıyıya 14 kilometre yaklaşması üzerine, Türk tabyalarından dehşetli bir ateş başlamıştı. Rüzgar ve tabiat Türklerden yanaydı. Düşman gemilerinin çıkardığı dumanlar tabyalarımızın saklanmasına yardımcı oluyordu. İlk etapta Inflexible ve Bouvet zırhlıları yara almıştı. Suffren gemisi toplam 14 isabet almış ve savaş dışı bırakılmıştı. Bouvet boğazdan çıkmak için manevra aldığı sırada mayına rast gelerek 700 kişilik mürettebatı ile boğazın sularına gömülüyordu. Fransız zırhlılarının geri çekilmesi ile 6 İngiliz Savaş gemisi savaşa dahil oluyordu. 15:15 civarında Irresistable isabet alarak yan yatmaya başlıyordu. Onu kurtarmaya çalışan Ocean zırhlısı mayına çarparak yaralanıyordu. Mürettebatının tahliye edilmesi ile bu iki gemi boğazın sularına gömülmüştü.
İstanbul hayali kuranlar için ne acınası ve zavallı bir durumdu…

Amiral Robeck saat 17 itibarıyla geriye kalan torpidolara çekilme emri veriyordu.
Mehmetçik tekbirler ile siperlerinden fırlamış, geriye doğru kaçan haşmetli ( ! ) İngiliz donanmasını izliyordu.
O gece İstanbul ve Anadolu bayraklar ile donatılmış, bayram havası tüm yurda hatta diğer Müslüman ülkelere sıçramıştı.
Bu zaferin mimarı Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanı Albay Cevat Çobanlıydı.  Düşman gemilerini boğazdan geçirmeyerek tarihe “Çanakkale Geçilmez” mührünü vuracak olan Cevat Paşa bu zaferden dolayı“18 Mart Kahramanı” unvanı ile anılması gereken bir askerdir.
Ruhu şad olsun…

 ***
Atatürk Deniz Zaferinden sonra gerçekleşecek ve yaklaşık 9 ay sürecek kara savaşlarında en ön safta yerini aldı.
Göğsünden vurulduğu zaman bile cepheyi terk etmeyecek, göğüs göğüse canından aziz bildiği vatanını savunmak için çarpışacaktı.
Çanakkale Deniz ve Kara Zaferlerini gökten gelen ordulara, sahte kahramanlara bağlamak vatana,şehitlere ihanettir.
Seyit Onbaşı
Bigalı Mehmet Çavuş
Cevat Çobanlı
Ve binlerce Mehmekçiğin hakkına girmektir.

Hem sormazlar mı adama
Çanakkale’ye koşan evliyalar, Mehmetçik Sarıkamış’ta donarken neredeydi diye ?
İçinde Atatürk’ün olduğu savaşa bile tahammül edemeyenlerin oyunlarıdır bunlar, itibar etmeyin.
Mehmetçiğe bu harbi kazandıran ruh ve inanç bir top levhasına kazınmıştır .

ALLAH BİZİMLEDİR !

 

Çanakkale’de bombardımanda tahrip edilen topun üzerinde “Allah bizimledir” yazıyor.

 

Medya Siyaset
Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ