Alexa
DOLAR
8,3342
EURO
10,1813
ALTIN
500,58
BIST
1.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
29°C
Ankara
29°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Gök Gürültülü
23°C

Atatürk’ün Kadın ve Erkeği İlgilendiren Din Konusundaki Görüşleri

Atatürk’ün Kadın ve Erkeği İlgilendiren  Din Konusundaki Görüşleri

Bizim dinimiz en mantıklı ve en tabii bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması gereklidir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur, Müslümanların toplumsal hayatında, hiç kimsenin özel bir sınıf halinde varlığını korumaya hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler dinî emirlere uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeye zorunluyuz. Her fert dinini, din duygusunu, imanını öğrenmek için bir yere gereksinim duyar. Orası da okuldur.”[1]

Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı önermez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini korumalarını emrediyor.”[2]

Bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca değerlendirebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa, kamu yararına uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin yararına, İslam’ın yararına uygunsa kimseye sormayın. O şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın uyduğu bir din olmasaydı kusursuz olmazdı, son din olmazdı.[3]

Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Akla aykırı, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor.[4]

Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslamların kâfirlere köle olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, akıl ve bilinçledir.”[5]

Din vardır ve gereklidir. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi, fakat bina, uzun yüzyıllardan beri ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı güçlendirmek gereği hissedilmemiş.”

Tersine olarak, birçok yabancı unsur, (tefsirler, hurafeler) binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, onarılamaz da. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak gereği ortaya çıkacaktır.”

Din, bir vicdan meselesidir. Herkes, vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz din’e saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece, din işlerini millet ve devlet işleriyle, karıştırmamağa çalışıyor; kasıt ve eyleme dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz .”[6]

Açıklamak zorundayız ki, bütün İslam dünyasının sosyal toplumlarında hep yanlış zihniyetler egemen olduğu içindir ki, Doğudan Batıya kadar İslam ülkeleri düşmanların ayakları altında çiğnenmiş ve düşmanların kölelik zincirine geçmiştir.”[7]

Bizi yanlış yola yönlendiren soysuzlar bilirsiniz ki, çok kez din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyinizGörürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harabeden kötülükler hep din kisvesi altındaki küfür ve şeytanlıktan gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Oysa Allah’a hamdolsun hepimiz Müslüman’ız, hepimiz dindarız, artık bizim dinin gereklerini öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına gereksinmemiz yoktur. Analarımızın, babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, bize bizim dinimizin esaslarını anlatmaya yeterlidir. Buna rağmen hafta tatili dine aykırıdır gibi, hayırlı ve akla, dine uygun meseleler hakkında, sizi baştan çıkarmaya ve aldatmaya çalışan soysuzlara yüz vermeyiniz. Milletimizin içinde gerçek ve ciddî din âlimleri vardır. Milletimiz bu gibi âlimleriyle övünmektedir. Onlar milletin güvenini ve halkın itimadını elde etmişlerdir, bu gibi din âlimlerine gidin: Bu bey bize böyle diyor siz ne diyorsunuz? deyiniz. Fakat genellikle buna da gerek yoktur.”[8]

Sedat Şenermen

Kur’an Araştırmacısı, Yazar

 

[1] Nimet ARSAN’ın (Derlediği), Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, 1997, Türk Tarih Kurumu Basımevi, s. 90.

[2] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, s. 92.

[3] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, s. 127.

[4] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri III, s. 70.

[5] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, s. 128.

[6]Yakınlarından Hatıralar” (Kitabı içinde “Asaf İlbay Anlatıyor”), İstanbul, 1955, Sel Yayınları, s. 102-103.

[7] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, s. 138.

[8] N.ARSAN, Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri II, s. 127. Ayrıca bakınız: Türkân ARIKAN, Atatürk’ün Türk Kadını Hakkındaki Görüşlerinden Bir Demet, s. 47, 49.

Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    HARİKA ÜSTÜ HATTA ÖTESİ ama tamamen GERÇEK, BELGESEL VE BAŞTAN AYAĞA BÜYÜLEYEN bir görsel ile süslü MUHTEŞEM bir irdeleme ve değerlendirme. Ünlü ve üstün yazarı sayın ŞENERMEN’in gerçek Atatürk’cü kalbine, öpülesi usta eline ve altın gibi pak ve parlak kalemine en uzun ve en sağlıklı bir yaşam dilekleriyle saygılar, sevgiler, başarılar. Çok değerli yayncısı sevgili MEDYA SİYASET’e de aynı dilekler ve duygular.