Alexa
Medya Siyaset

Ateşi Yeniden Tutuşturanlara Selam Olsun

Ateşi Yeniden Tutuşturanlara Selam Olsun

Siz hiç gecenin karanlığında
soğuk bir havada yanan çoban ateşinin
yanında oturup ay ve yıldızları seyredip
muhabbet ettiniz mi?

Sizi bilmem ama ben yaptım.

Tarifi olmayan bir güzelliktir.

Zor yanar ama yandı mı
kolay kolay sönmez.

Yağmur da yağsa kar da yağsa
asla sönmez.

Karanlığı aydınlatır.

Onu uzaktan görenler dayanamaz
hemen soluğu orada alır.

İnsanları bir araya toplamak için de
iyi bir aracıdır.

Her ne kadar doğadaki odunlar,
kuru yosunlar, kuru ağaç kabukları,
kuru otlar ve daha çok sayıda malzeme
gerekse de o ateşi yakan sevgidir,
kardeşliktir, hoşgörü ve saygıdır.

O ateş doğadaki diğer canlılara
zarar değil, fayda verir.
***
Asla unutulmayacak bir anıdır.
Sonsuzluğa açılan kapıdır.
Dosttur.
Arkadaştır.
Umuttur.
Hüzündür.
Özlemdir.
Sevda şarkısıdır.
Aşktır.

İstersen sana hoş bir sofra,
istersen bir bardak sımsıcak
bir çay olur.

Başta da dediğim gibi tarifi olmayan,
kelimeleri kifayetsiz bırakan bir güzelliktir.

İlgilenirsen kolay kolay sönmez.

Aydınlatır dağları taşları.

Ovaları kırları. Tüm güzel canları…

İlgilenmez kendi haline bırakırsan
tam sönmese de aydınlatmaz etrafı,
ısıtmaz yürekleri. Süzülür,
görmezsiniz ama ağlar…

Ama sahip çıkarsan elini uzatırsan
yeniden alev alev yanar.

Mutluluk saçar.
***
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DE
ÇOBAN ATEŞİ GİBİDİR.

Anadolu’da tam sönecekken,
Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları,
dedelerimiz ve ninelerimizin el ele tutuşup,
omuz omuza yürümesiyle yeniden
öyle bir yandı ki, gelişmeyi üç yüz senede
yaşayan nice ülkeleri geride bıraktı.

Tüm dünyayı kıskandırdı.
***
Birbirlerini tanımayan insanların
Anadolu topraklarındaki milli değerleri
Milli ruh ateşiyle tutuşturup yaktığı ateşti bu.

Cumhuriyet ve Demokrasi ateşiydi.

2002 yılına kadar alevler azalmışsa da
yanmaktan bıkmadı.

2002 ile birlikte ülkeyi yönetenler
o ateşin sönmesi için ellerinden
geleni yaptılar.

O ateşi söndürdü…

“ler”i kaldı.

Çok yanlış yaptılar çok.

Her şey bir yana
ANAYASA’yı takmıyorlar.

Eğitimi mahvettiler.

Sağlığı, tarımı yerin dibine soktular.

Başkanlık diye ucube
bir sistem getirdiler.

Adalet dalalete dönüştürdüler.

Orduyu oyuncağa çevirdiler.

Yolsuzluğu normalleştirdiler.

Yalan söylememek
neredeyse suç oldu.

Cumhuriyetin tüm kurumlarını sattılar.

İnsanları borca düşürdüler,
bir paket makarnaya muhtaç ettiler.

Arazileri elin yabancısına
peşkeş çektiler.

Kendilerine saray,

halka hayaller inşa ettiler.

Sanatçıyı maymuna çevirdiler.

Medyayı piç ettiler.

Rektörleri, Hakimleri, polisleri,
Savcıları, Genel Kurmayı emir eri ettiler.

Kurumları liyakatsizlerle doldurdular.

Hapishane yapmakla övündüler.

 

Akıllarla oynayıp,
manevi değerleri ayaklar altına serdiler.
Çakma hocaları piyasaya sürdüler.

Koskoca Ülkeyi bir kişinin
iki dudağı arasına teslim ettiler.

Güçsüzleri ezdiler,
Güçlüler karşısında pıss diye söndüler.

Yani 17 senedir ne kadar
olumsuzluk varsa başımıza bela ettiler.

Sönmek üzere olan ateşi tekrar
tutuşturmayı aklından bile geçirmediler.

Varsa yoksa para,
Varsa yoksa makam.

***
Onlar istedikleri kadar
söndürmeye çalışsın.

Bu vatanın evlatları buna
müsaade etmeyecek.

Tıpkı Eski Sağlık Bakanı
Rifat Serdaroğlu’nun başını çektiği,
“Çoban Ateşi” Hareketi gibi.

“Sen yanmazsan ben yanmazsam,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”
deyip
yola koyuldular.

Adana’dan başladılar.
Çanakkale’de devam ettiler.
***
Dün de Antalya’daydılar.

Öyle böyle değil.

Yüreği vatan sevdasıyla yanan
ne kadar güzel insan varsa oradaydılar.

Sönmek üzere olan ateşe
hep birlikte odun attılar.
Üflediler…

Ateşin kırmızılığı kendini
göstermeye başladı bile.

Atatürkçüler, Demokratlar,
Muhafazakarlar, Milliyetçiler, Gençler,
Kadınlar, Eski Bakanlar, Eski Milletvekilleri,
Eski Belediye Başkanları, hep bir ağızdan
haykırdılar.

“BU ATEŞ SÖNMEYECEK.”

Fevzi Çakmak’ın o günlerde
söylediği gibi:
“Eğer o günlerde bir tayyareden
memlekete bakarsanız, yer yer yanan
ateşler görürdünüz. Bunlar ışıldayan
çoban ateşleriydi. Hepsini birleştirecek alev lazımdı.
İşte o da Mustafa Kemal’in meşalesiydi.”

Bugün Mustafa Kemal Atatürk yok ama
Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği,
emanetine sahip çıkmaya söz verdiği
evlatları var.

Emin olun ateş yine aynı ateştir.

AKP’liler istedikleri kadar,
‘artık her şey bizim’ desin.
İstedikleri kadar,
‘karşımızda duracak kimse yok’ desin.

Daha son söz söylenmedi.
Yeniden başlıyoruz.

Ekilip ekin gelecek, ezilip un gelecek,
bir gidip bin gelecek,
Ateşin sönmesine asla izin vermeyecek
nice yürekler artık dünden daha güçlü…

Ateşi yeniden tutuşturan
gönüllere selam olsun…

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ