Alexa
Medya Siyaset

Azınlıklar Ve Ara Güler

Azınlıklar Ve Ara Güler

Ara Güler, Türk vatandaşı olup Ermeni kökenlidir. Yürekli insandır. Takiyeci değildir. Çıkarı için inancını ve etnik kimliğini değiştirmemiş ve bütün risklere rağmen kimliğini korumuş ve son anına kadarda korumaya devam etmiştir.

Mevlana’nın ‘’ Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol’’ özdeyişinin nesli tükenen örneğidir. Hiçbir zaman etnik kimliğini saklamamış, Türk kültür ve sanatına çok büyük katkılarda bulunmuş Ermeni asıllı Türk vatandaşıdır. Yaşarken değeri bilinmiş ve takdir edilmiş olan bir fotoğraf sanatçısı, duayenidir. Barış türküleri söyleyen sanatseverler seni hiç unutmayacaklar.

Kültürsüz, sanattan yoksun, sanat eserlerine ucube gözüyle bakan, heykelleri yıkan, sinemaları basan ve Türklere: Akılsız Türkler diyen Osmanlıların bakiyeleri bunu anlamazlar çünkü onlarda bilim, sanat düşünce ve kültür, yoktur, biat ve ezber vardır. Temsil ettiği Türk toplumuna akılsız diyen Osmanlı yöneticisi olurda, azınlıklar için: Ermeni dönmesi, Rum tohumu, Allah’ın Yahudi’si, Çingene bebesi  gibi terimleri sık sık kullananlar olmaz mı? Türklüğünden utananlar acuzeler, azınlıklar için bunları söylemiş çok mu? Okumayan, bilmeyen sürüler elbette ki aynı melodiyi yeniler.

Gelelim Azınlıkların Türk kültürüne ve yaşamına sağladığı katkılara. Konuya Ara Güler’le başladık Ermenilerle devam edelim. Türkler Ermenileri, Ermeniler Türkleri neden sever/sevmez? 1915 olayları Türk-Ermeni dostluğunun kırılma noktasıdır. Yabancı güçlerin teşviki ile isyan çıkaranlara karşı, Osmanlı Devleti’nin haklı müdahalesi sade vatandaşların canlarından olmasına neden oldu. Burada halklar değil, siyasetçiler kıyım yaptılar. Türk-Ermeni düşmanlığı da böyle başladı. Ermeni taş işçiliğini inkar edebilir misiniz? Türk sanat müziğinde şaheser bestelere imza atan Ermenilere ne buyurulur, ya tiyatro, sinema sanatçılarına? Yahudilerin ticari becerileri ve İspanya’dan sürülen Yahudilerin sayesinde Osmanlı Devleti’nin altın çağını yaşadığını inkar edebilir misiniz. Özellikle matbaayı !Rumların Türk mutfağına, Türk kültürüne, Türk müziğine  yaptığı katkıyı, Süryanilerin açık hava müzesi olan Mardin’de ki yapıtlarına hayran kalmamak mümkün mü? Ya Çingenelerin köy köy gezerek Türkmenlerin ihtiyacı olan alet-edavatları onların hizmetine sunmalarını yok sayabilir misiniz? Mardin’de yaşayan Süryanilerin altın, gümüş işçiliğinin bir benzerini yaratabilir misiniz? Liste uzayıp gider….

Günümüzde Rum, Ermeni, Yahudi kökenli yazarların, sanatçıların, akademisyenlerin sürekli kalıcı eserler vererek Türk, tarih, coğrafya, sanatına yapmış oldukları katkıları görmemezlikten gelebilir misiniz? Türk kültür ve tarihi, edebiyatı, sosyolojisi üzerinde azınlık akademisyenlerin yapmış olduğu çok değerli araştırmalardan ve katkılardan çoğunluklu olarak haberimizin olmadığını söylesem abartmış olmam. Tekrar başa dönelim. Kimliğini ve inancını kaybetmemiş kendi özünü koruyan ve koruya bilen azınlıklara şapka çıkarmamız gerekmez mi. Bunların içinde kişisel menfaatleri için çıkarcı olan, kimliğini gizleyen, her devrin insanı hain döneklerle aynı gören, ön yargı içinde yaklaşanların bilgisizliğine üzülmemek elde değil. Eğer azınlık karşıtlığı yapacaksak kimlik ve inancını koruyan T.C kimliğini taşıyan azınlıklara değil, her devrin çıkarcısı döneklerine tepki vermemiz gerekmez mi? T.C. Kimliği ile yaşamış çok sayıda azınlığı, Türkiye’ye hizmet etmelerinden dolayı burada anmak borcumuzdur. Bundan da gocunmamamız gerekir. Onlar ki Türk sosyal yaşamının renkleri, zenginlikleri. İşte Ara Güler bunlardan sadece bir tanesidir.

Geçmişte yaşanan tatsızlıkları, Aşkale sürgünlerini, 6-7 Eylül olaylarını sık sık pişirip öne sürmekle ne dünyada nede içimizde barışı sağlayabiliriz. İçimizde sayıca çok azalmış yaklaşık 2.000 Rum, 100 bin Ermeni(Bunların büyük çoğunluğu kaçak olarak Türkiye’ye gelerek çalışanlardır), 40 bin Yahudi’nin varlığı  konu edilir. Onlarda maalesef bağnazlık, siyasi İslam’ın egemenliği ve çok sık olarak meydana gelen Türk-İsrail ilişkilerinin olumsuz seyri nedeniyle Türkiye’yi terk etmiş durumdalar.

Bağnaz, tutucular, yobazlar yukarda ki satırları küfürle karşılayacaklardır. Onlara tek sözüm var: Sizler onların yaptıklarına benzer her hangi bir çalışmada , imzanız var mı? Barış içinde yaşamak neden sizleri rahatsız ediyor? Azınlıklara düşman yandaşı, dindaşı  dışındakilere düşman ve gaddar bir toplum yerine her köşesinde barış rüzgarlarının estiği bir Türkiye görmekten neden korkuyorsunuz? Son sözümüz: Gelin Atatürk’ün ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ hedefini birlikte gerçekleştirelim. Atatürk’ün başka bir sözünde birleşelim ‘’Kültür ve sanatı olmayan milletlerin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’’  sözlerini kavrayabiliyorsak azınlıkların toplumumuza kültürel ve sosyal yönden yaptıkları katkıları çok daha iyi anlayabiliriz. Türk kimliğine, tarihine, kültürüne, vatandaşlarımıza, halkımıza hep birlikte barış elini uzatabiliyor muyuz? Sorun burada…..


Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ