Alexa
DOLAR 7,3189
EURO 8,5974
ALTIN 475,228
BIST 1075,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Parçalı Bulutlu

Aziz Atatürk | Celal Durgun

Aziz Atatürk | Celal Durgun
07.09.2017 - 0:01
A+
A-

 

Aziz Atatürk | İlk Yazı | Köşe Yazıları | Celal Durgun

Güneş oldun, Samsun’dan doğun.

Dadaş oldun, Erzurum’da doğruldun.

Pir Sultan oldun, Sivas’ta haykırdın.

Yiğitleri Ankara’da topladın.

Gece demedin, gündüz demedin toplantı üstüne toplantı, görüşme üstüne görüşmeler yaptın.

Gazeteye yazılar, birliklere tamimler, valiliklere emirler yağdırdın.

Vekillerin gözünü, milletin ufkunu açtın.

Afyon ovasının dağını, taşını, yolunu, yokuşunu gezdin.

Gecesini gündüzünü yaşadın.

Düşmanın nerede, nasıl mevzilendiğini tayin ettin.

Komutanlarınla toplandın.

Son darbeyi vurmak için, kılı kırk yardın, ayrıntıları, olacakları, yaşanacakları konuştun.

Hangi kuvvet nerede mevzilenecek, hangi tabur nereye saldıracak belirledin.

Saatini, dakikasını, gününü ayarladın.

Aklı, mantığı, düşünceyi öne çıkardın.

Bütün olasılıkları ayrıntısıyla düşündün.

Adeta matematiksel hesaplamalar yaptın.

Askeri dehanı konuşturdun.

Kişisel kaygıları yıkıp attın.

Komutana şeref, askere moral verdin.

Savaşı, başından sonuna kadar idare ettin.

Vatan için, millet için, gelecek güzel günler için, ölmeyi emrettin, ölümü göze aldın.

22 gün, 22 gece savaştın.

Afyon ovasını düşmana mezar ettin.

Dumlupınar’dan İzmir’e düşmanı kovaladın.

Milletin makûs talihini yendin.

İzmir’e girdin.

Bayrağımızı dalgalandırdın.

İzmirliler sevincinden ağladı.

Millet bayram yaptı.

“Yenilmez” denileni yendin.

“Durdurulmaz” denileni durdun.

***        ***

Yalnız biz değil, dünya şaştı bu işe!

Üzerinde güneş batırmayan İngiliz emperyalizmini “tuş” ettin.

Emperyalizmin maşası Yunanistan’ı perma perişan ettin.

Hem de teknolojinin en son silahına karşın;

Hem de düşmanın dolu cephanesine, tankına, topuna, uçağına, kamyonuna, binlerce askerine karşın;

Tren yolu rayından, evdeki balkon demirinden yaptırdığın süngüyle!

İstanbul’dan kaçırılan mermiyle, İnebolulu kadınların, kızların taşıdığı topla!

Sovyetlerden gelen silah yardımıyla;

Hindistan’dan, Pakistan’dan, Afganistan’dan gelen parasal yardımların alabildiği malzemeyle!

Üstelik içerdeki hainlerin, işbirlikçilerin “kahpeliğine” karşın!

Padişahın, halifenin, şeyhülislamın fermanına karşın!

Boynunda idam fermanı taşırken!

***        ***

Aziz Atatürk, sen bize bağımsız bir ülke bıraktın.

Aklın, bilimin, aydınlanmanın yolunu açtın.

Kişiliğimizi kazandırdın.

Yokları var ettin.

Har vurup, harman savurmadın.

Laf değil, iş ürettin.

Az zamanda büyük işlere imza attık.

Sayende işimiz de oldu, aşımız da.

Fabrikalar da kurduk, toprağımızı da işledik.

Ülkemizi mamur ve bahtiyar kıldık.

***        ***

Ömrünü bu vatana, bu millete “feda” ettin.

Varını yoğunu milletine armağan verdin.

Bu can, bu tende olduğu sürece, yolun yolum, ışın ışığım, çaban çabam, mücadelen mücadelemdir.

Tek başıma da kalsam, ne senden, ne eserinden vazgeçmem.

“Dönen dönsün, ben dönmezem” yolumdan.

***        ***

Sözüyle değil, özüyle cumhuriyetçi olan;

Yakaya taktığı rozetle değil, duruşuyla Atatürkçü kalan;

Kemalizm’in yolundan ayrılmayan;

Aklın, bilimin, uygarlığın ışığını terk etmeyen;

6 Ok’un bir bütün olduğunu, “şunu almasak”, “bunu terk etsek de olur” demeyen;

Kundaktaki bebeden, huzurevindeki dedeye kadar herkesin yaşam hakkına riayet eden;

Hak, hukuk, adalet çizgisinden ayrılmayan;

Gerçek Atatürkçülerin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

 

Celal Durgun

Celal Durgun

20 Eylül 1952 doğumluyum. 27 yıl öğretmen olarak Milli Eğitim’de çalıştım. ADD Milas Şubesi Başkanı olarak iki dönem görev yaptım. ADD Genel Merkezince çıkarılan dergi ile Mudafaa-i Hukuk dergisinde yazılarım yayınlandı. Halen Milas Önder gazetesinde yazıyorum.
Celal Durgun Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.