Alexa
Medya Siyaset

Başka Sorunumuz Yok, Yemek Yapmaktan Başka

Başka Sorunumuz Yok, Yemek Yapmaktan Başka

Dış ve iç güvenlik, yeniden şekillendirilmeye başlayan Ortadoğu, Yunanistan’ın şımarık ve emrivaki uygulamaları, Rusya. ABD ve AB İlişkileri,  ekonomik kriz gibi sorunlar dururken hoş geldi yemek tarifleri. Evlendirme programları gibi nefret derecesinde bıkkınlık getirdi. O tarif ettiğiniz yemeğin malzemesi olan et, yağ, sebzeyi almaya vatandaşın gücü yetiyor mu? Evine bırakın eti, ekmek götüremeyen vatandaşlar varken, bu programlar alt gelirli grubu insanlara saygısızlık ve görgüsüzlük olmuyor mu? Hangisini anlatalım, hangisini eleştirelim! Hiç sorgulama ihtiyacı duyulmuyor mu ?

Yandaş televizyonlar dini fraksiyonlar arasında parsellenmiş durumda, devlet televizyon da bunlara destek veriyor. Sürekli iktidar siyaseti ve din. Bu millet dinsiz mi ki bu kadar üstüne üstüne gidiliyor. Siyasi destekte ise gerçeklerin dışında gelişen olaylar anlatılıyor, kurguları yapılıyor. Halkın dikkatleri temel sorunlara yönelmesin diye yemek, hırsız polis yayınları ile Programları dolduruluyor. Siz hiç yandaş basının ilk cümlelerle konu ettiğim sorunları tartıştığını gördünüz mü veya duydunuz mu. Eğitim sistemini eleştirene rastladığımız mı. Suriyeliler konusunda potansiyel tehlikesi diyenlere haklı olduklarını söyleyen var mı? Tam tersine bunları söyleyenler  tutuklansınlar diyen var.

Çıban başı olarak görülen ve yandaş görüşler sergilemeyenlere ” Eleştiri sınırını aşmakla” suçlanarak adli takibe uğramaktadır.  Sanatçı ise ekonomik olarak çökerterek sesini keseceksin, iktidar olarak bu her ne kadar hak olmasa da, bu hakkı kendinde göreceksin. Halkın manevi değerlerine saldırarak ne bilirler, ne anlarlar diyerek onları küçük düşüreceksin. Kral bile tebaasını korur, huzur ve refah içinde yaşaması için çalışır. Ama biz krallık değiliz, bunu bekleme hakkımız yok.

Seçim nedeniyle gündemde pembe haberler, yorumlar yaparak halka moral vereceksin ama seçim sonrası için Ey halkım seçimden sonra bugünleri çok arayacaksın,  zor günlere hazır olun diyen siyasetçi gördünüz mü?. Küveyt’in Türkiye’de ki mal varlığını, yabancıların nereleri aldıkları, ortaklıkları, dış borçlarımızı hiç gündeme getiren var mı? Ara sıra tekte  tükte olsa gerçekleri gören ve anlatan bir kaç siyasetçi çıktı ise de hemen boyunları koparıldı.  Çünkü bunlar vagondan inmişlerdi bir daha da vagona binemeyeceklerdi. Halbuki bunların sesi kesilmemeli ve eleştirmelerine imkan vermeli idiler. Danışman kadrosunun her şeyi iyi bilen anlayış yerine eleştirilere kulak asarak, tedbirler alınması sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koyacağı gerçeğinden hareket edilse daha akıllıca ve isabetli iş yapılmaz mı?

Resmi kurumların tabelalar değişiyor. Tabela aynen şöyle ” CUMHURBAŞKANLIĞI………..BAŞKANLIĞI” Burada TC ifadesi neden yok. Bunlar ileriye dönük planların uygulaması mı yoksa.? Kafalar karışık, Niyetler karışık. Tek karışık olmayan vatandaşın cebi delik ve akşama evine ekmek götürüp götüremeyeceği kaygısı. Eleştiri sınırına yaklaşmamak için anlatacaklarım bu kadar. Diyeceksiniz ki mademki eleştiri sınırına yaklaşmaktan korkuyorsunuz o zaman neden yazıyorsunuz. Evet burada da siz haklısınız.

Hoca Nasrettin  çarşıdan ciğer almış eve gelmiş. Ertesi gün sofrada ciğer yiyeceğinin hayallerini kurmuş. Yemek yiyecekler ciğer ortada yok. Hanımına sorar; hanım dün getirdiğim ciğer nerede diye. Hanımı kedi yedi der. Bunun üzerine kantarı eline alır, kediyi yakalar ve tartar. ‘Eyyy hanım kedi bu ise ciğer nerede, ciğer bu ise kedi nerede’ der. Tetikçinin bol olduğu bir ortamda ne kedi nede ciğer olmak isteriz.  Birde fincancı katırlarını ürkütmeme hikayesi vardır. Hoca mezara girdikten sonra neler olduğunu merak edip kefenini giyip mezara girmiş. Gece geç vakit duyduğu çan seslerini merak etmiş ve kafasını mezardan dışarı çıkarmış. Oradan geçmekte olan fincancı katırları beyazlar içindeki hocayı görünce korkmuşlar ve kaçışmaya başlamışlar. Tabi fincanlarda kırılmış. Hocayı yakalayan fincancılar yer misin yemez misin hocayı güzel bir pataklamışlar. Sabah olunca komşular Hocanın başına üşüşmüş ‘’Hocam ne o elin yüzün yara bere içinde, öbür dünyada ne var ne yok’’ diye sorarlar. Hocada ‘’Vallahi fincancı katırlarını ürkütmezsen hiçbir şey yok yanıtını verir. Kıssadan hisse.

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ