Alexa
Medya Siyaset

Bi Git Artık!… Giiit!…

Bi Git Artık!… Giiit!…

Biri var ki… “Dostlar başına” değil…  Belki sizler, düşman başına dememi bekliyordunuz ya; öyle de demeyeceğim “Ne dost, ne düşman başına” demek geliyor içimden.

Zira ben öğretmenim… Düşman başına bile olumsuzluk dilemek yakışmaz öğretmene. İyisi mi, ne bizim, ne dost; ne düşman başına diyelim.

Öyle diyelim demesine de, bir şarkı var ki, çıkıyor mu ki aklımızdan?

“Oynatmaya az kaldı – Doktorum nerde!”

Sizi bilmem de; vallahi benim de az kaldı. Sorgular oldum; “Sağlıklı(!) kafa nasıl bir kafa?”

Sokaklarda kendi kendine konuşanların günden güne arttığını görünce de, “yalnız değilim” diyerek teselli bulmaya çalışsam da; şüphe duymaktan alamıyorum kendimi: “Yoksa dünlerde de mi, bu kadarcıktı benim aklım ve de izanım?”

Dalga geçiliyor desem… Değil. Adam ciddi.

Alay ediliyor desem, tavır o değil…

Şaka desem, işin içinde ne ironi var ne de espri!…

Yaaa!… Ciddi ciddi, çaylı, börekli, kekli kıraathaneler sunuyor gençliğe proje olarak!.  Önermiyor; seçim vaadi olarak söz veriyor!… Kütüphaneler de olacak(mış) içinde!. İyi de; kütüphanelerin en büyük mevcutları niye kapanıyor öyleyse?…

Ya be arkadaş, bu ülkenin her sokak başı kahvehane, kıraathane, çayhane… Asgari 10’ar metrekare kahvehanelerde alan düşer adambaşı. Okul önermiyor… Fabrika önermiyor… Vazgeçtik hadi okuldan, fabrikadan… Onların varolanlarını ya kapattık, ya sattık zaten!..  Hizmet üretme alanları, bilgi edinme alanları da önerilmiyor. Hadi bunlardan da vazgeçtik!. Önerin, artan işsizliğe çare gibi sunulan boş gezenlere pinekleme alanı kıraathaneler olmayaydı bari. Hadi kıraathane de oldu, çayı keki, böreği bari olmayaydı da, bedavacılık lütfuna(!) bari ısındırılmamalıydı halk!..

*

Gözlerim de, kulaklarımda artık isyanda!.. Gözlerim isyanda; zira her yerde onu görmekten feri kesildi. Kulaklarım isyanda, 24 saat onu duymaktan yoruldu!…

Umudum yoruldu umudum!… Şişirile şişirile yıkanıyormuş demek ki beyinler.

İzanım kahırlı. Doğruyu yanlışı önüme koyamaz oldu … Bunca çelişkili söylemleri duydukça gelgitler yaşıyor!

“Aldatıldık” söyleminin ardından, sayılı günler henüz geçmişken “Ne aldatan ne aldanan oldum” söylemi geliverince ne yapsın izan şaşırmayıp da!…

“Ayni menzilin yolcularıydık” itirafının ardından gelen, “İnlerine gireceğiz” öfkeli söylemlerinin sahibi farklı biri değil!. Akıl karışmayıp ne yapsın?

“Ne istediniz de vermedik”, söyleminin peşinden “FETÖ bizim zamanımızda büyüdü – gelişti” söylemi de gelip dururken, FETÖ ile mücadelede siyasi ayak yok sayılıyorsa vicdan apışıp kalmasın da ne yapsın? PKK’ya şirin gözükmek adına Habur’da, özel mahkemeleri kuranlar da kendileri.., Yandaşlarına şirin gözükmek adına PKK ile muhalefeti kolkola olmakla suçlayan da kendileri. Yalama olmuşsa vicdan ne yapsın?

Bu tezatlardan bile siyasi rant sağlama cambazlığını siyasi başarı gösterenlerle aynı ülkede, aynı zaman dilimini paylaşıyor olmak ne tahammül edilmez bir yük insan olanın hem omzuna, hem de vicdanına…

Düşünen bir beyin, irdeleyen izan, ölçen bir vicdan, hergün benzer durumların yüzlercesiyle karşı karşıya kalıyorsa, sağlam bir  kafa  düşünülebilir mi o gövdenin üstünde?  Asli amaç da bu mu yoksa?

Bir taraftan, adaletten söz ederken, diğer tarafta Meclis’te parmakla  rüşvet aklanıyorsa, orada iyi niyetli olmayan tezgahlar dönüyor demek değil midir!…

Hangi taşı kaldıralım da bir tekinin altı temiz çıksın?

Şunu en yüksek sesle dile getirelim de yüreğimiz biraz olsun soğusun:; Kirliliği, siyasetin fıtratı gören zihniyet sahipleriyle ülkenin hiçbir sorunu çözümlenemez. Bu zihniyetle mücadeleyi göze alamayanlarla da hiçbir sorun çözünlenemez!.

Bu durumun sorunlar yumağını büyütmekten ve daha çapraşık hale getirmekten öte işe yaramayacağı açıktır. Ülkenin de daha da kaybedilecek zamana tahammülünün olmadığı da açıktır.

*

Erdem küskün, hukuk suskun… Umut sönük, cesaret kırık!. yandaş pişkin, cep şişkin!…

*

Sanılmasın ki sabır taşı çatlamaz!…

Demokrasilerde seçimler sabır taşının test edildiği günlerdir!…

Artık yetti!… Bi git artık git!.. GİT!…

Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci DENİZLİ

 

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ