Alexa
Medya Siyaset

Bir Masal… Bir Misal…

Bir  Masal… Bir Misal…

Diyelim ta baştan: Sözün muhatabı alınandır… Gayrisi de yalandır.

Bir masal… Küçüklere örnek, büyüklere misal…

Patagonya… Saha orman.

Deve tellal, sinek berber… Tilki rehber.

Köstebek: siyah gözlük, siyah palto; yaka dik.

Serçe sanık, maymun gizli tanık, ayı gardiyan, yasa ferman…

Ortam, tamam. Meydan, orman. Sınırsız imkan…

Suda balık kadar çoktur toprakta karınca…

Karın tokluğuna zincire razı, kul kıtlığı da yok ormanda.

Hoooop… Seçim!…, Çok başlı başkan “Başkan!”…

Tellal marifetiyle İlan!…

“Duyduk duymadık demeyin, fermanımı dinleyin…

Ben ki, pedagog, farmakoloğ, arkeolog, sosyolog… velhasıl, maydanoz herbokolog…

Ferman bende, derman bende… Mal mülk, dolar, euro, her ne varsa ormanda, hepsi benim. Ben dilersem, dilediğime veririm… Hukuk da benim, yasa da, diler sever, dilersem söverim, çok daha dilersem, makamlar da veririm… Biad edin, peşimden gelin. Sormayın, sorgulamayın,. Zinhar itiraz etmeyin. Yoksa gösteririm. İmza Çok Başlı Başkan.

*** “Ben ki, cehaleti feraset bilirim. Sorgulamayanı severim. Güvenirsem, makamlar, mevkiler de veririm…***

Yeter ki öfkelendirmeyin, yoksa oturduğu taşı gözünün yaşına bakmam altından çekerim. Olmadı tekerlekliğin tepesinden iterim.

Sorup sorgulayıp, düşünüp düşündürüp beni öfkelendirmeyin. Hem ağzıma geleni söyletip, sonra da “edep ya!” dedirtmeyin…

Yarsan cim çıkmasa da karnımdan, ben ki, salt bu ormanın değil, dünyalar deviyim…

Yasa benim!…  Ben tek’im… Ben herşey’im. Ben ne ikram edersem, lütuf bilin.

Yırtık pabuçla geldim, bunu da bilirim. Ama şimdi hem güç hem milyarların hem de ormanların sahibiyim…

Babadan oğula geçer dedim, oğul babadan öğrenir demek istedim.

Haddinizi bilin, istemeyin!… Verilenle yetinin…

Benim kitabımda demokrasinin verilenle yetinmek demek olduğunu öğrenin.

Dinleyin, çok para değerinde; bir öğüt vereyim…

Para da huzur da, rahat da bu öğüdün içinde: ben uyguladım, memnun kaldım.

Geleceğe dair var ise bir hedefin, iki nesneyi beslemeyi ihmal etmeyesin… At ve adam!…

Makam verin, mevkii verin, besleyin adamı. Olmadı, azarlayın, hukuk deyin korkutun.

Gün olur da gündeme düşerse, Bor’un pazarı, Üsküdar’ı aşın, ne yapıp edip, atı Niğde pazarına ulaştırın…

At olmadan işe yaramaz ki adam… At ne işe yarar ki Adam olmadan!…

Esamesi mi olur, kurulacak saltanatın, at ve adam olmadan.

Biat, imandır bunu bilin… Hem de; tam da böyle belletin.

Yolunuzu da iman ehliyim deyip ve öyle çizin.

Tüm ormana ulaştırıla ilan!…

Sözüm ferman, susmak derman…

Oğul, kız, damat, akraba-i taallukat… paydaş ve de sırdaş… Bir de, ormanda çok gerekli sürüyle yandaş… Gayrisi sıradan, de ki; müsvedde. De ki teferru-At.

De ki, azıcık aşım, ağrısız başım.. Sus ki, ağrımasın başın!…

Sus ki, erzak torbası zahmetsizce ayağına ulaşsın…”***

Varsa başka diyecek; arkası yarın…

(Sağlık ve başarı dileklerimle)

Mehmet Halil Arık

Emekli eğitimci

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ