Medya Siyaset

Biz Mi?

Biz Mi?

Ağaçların baharda nasıl yeşerdiğine baktınız mı hiç!

Önce kurumuş dalların içinden zorlar dışarıya filiz vermek için, deler o kupkuru ağacın dalını çıkarır başını gökyüzüne doğru, sonra yavaş yavaş büyür, yavaş yavaş açar çiçeklerini, öyle sağlam açar ki ne hışımla yağan yağmur, ne hışımla esen rüzgar dağıtır yapraklarını, işte öyle sımsıkı sarılır dallarına, sımsıkı sarılır kökleri ile toprağına. Büyütür onu güneşin gülen sıcağı, susadıkça yağar yağmur üstüne ve köklerinden gelen güçle büyür o minicik goncalar…

Her defasında aynı kaderi yaşar ağaçlar, ama yıkılmazlar balta vurmadıkça, balta vuranlara dahi inat bazen kalan köklerinden yeniden yeşerir…

Yeniden, yeniden direnir hayata…

Tıpkı bizler gibi, tıpkı balta vurulmaya çalışılan, her seferinde kurutulmak kesilmek istenen umutlarımız gibi…

Lakin her baharda yeşeririz, her baltada direniriz, her rüzgarda, her fırtınada daha da karşı dururuz. Öyle inançtır ki bizi ayakta tutan, tıpkı sımsıkı kökleri ile toprağına sarılmış ağaç gibi.

Toprağımızdır bizi hayata bağlayan, vatan olan toprağımız, biz göçüp gitsek te başka baharda açacak evlatlarımızın yurdu.

Her yerden vuruyorlar, her taraftan üstümüze üstümüze esiyorlar, birlikte olmuş kötülük, birlikte olmuş na mert, manevi duygularımıza, manevi değerlerimize, manevi ne varsa bize dair, düşmanca geliyorlar…

Oysa ne istiyoruz ki biz…

Gönlümüzde sevgi, aklımızda vatan…

Özgür ve bağımsız bir memleket,

Aç kalmayan çocuklar,

Eğitilen, fikri hür, vicdanı hür nesiller,

Emekçinin emeğinin karşılığı,

İnsanın insan görüldüğü,

Kadının insan olduğu,

Yalansız, riyasız, hakkaniyetli  bir paylaşım,

Ağaç diyoruz, terörist diyorlar

Fabrikalarımız diyoruz, terörist diyorlar

Çocuklarımız ölmesin diyoruz, terörist diyorlar

Şehitler olmasın diyoruz, vatan haini diyorlar,

Üstelik bunları diyenler,

Şehitlerin kanı kurumadan yaylar, yaylalar diye ZURNA eşliğinde eğleniyorlar,

İstiklal marşımızın güftesini beğenmiyorlar,

Sokaklarda aç çocuklar, yaşlılar varken Afrin yollarında ziyafet çekiyorlar, utanmadan selfie yapıyorlar,Bizler daha acılarımızla boğuşurken, onlar arsızca, hayasızca, dalga geçip, konfordan ölüyorlar!

Oysa biz değerlerimizin yara almasına, bayrağımıza, istiklal marşımıza, kadınımıza, çocuğumuza, yaşlılarımıza bize emanet hayvanlarımıza, hayata dair , vatana dair ne varsa önemli olan işte onlar için ölüyoruz!

Vücuda yerleşmiş kanser hücresi gibi sarıyorlar her yanımızı, her yer kötülük, her sözleri kötülük, her davranışları kötü, her yaklaşımları saygısızca.

Sanıyorlar ki yenerler!

Sanıyorlar ki kazanırlar,

Sanıyorlar ki kalıcılar,

Sanıyorlar ki köklerimizden kesecekler,

Kesemeyecekler…

Öyle kök salmışız ki birbirimize dolanmışız, nasıl ayıracaklar bizi bizden, nasıl koparacaklar toprağımızdan, çok derinlerdeyiz, onlar gaflet içinde…

Çok derinlerdeyiz, onlar dalalet içinde,

Çok derinlerdeyiz, onlar ihanet içinde,

Çok sabırlıyız , çok sağlamız söküp atamayacaklar.

Biz yine deleceğiz kuru dalları, yine çıkaracağız başımızı gökyüzüne, yine açacağız , yine direneceğiz tüm kötülüklere,

Ve yine yenilecek kötülük, her zaman olduğu gibi iyiliklere, inançlılara, vatanı namusu bilenlere, hayatı ahlaklı kılanlara, kısacası yenilecek kötülük VİCDANA…

VİCDANLI olanlara selam olsun…

Gazi mareşal Mustafa KEMAL  ATATÜRK’e selam olsun…

AYŞE UÇAR

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ