Alexa
DOLAR
8,3221
EURO
10,1263
ALTIN
499,62
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C

Böylesine Etkisiz Muhalefet Derler

Böylesine Etkisiz Muhalefet Derler

Türkiye’yi yasa boğan Kuzey Irak’da 16 canın yitirilmesinin birinci derecede sorumlusu AKP iktidarıdır, bundan zerre kadar kuşku yok.

Muhalefet sözcüleri AKP iktidarına karşı  haklı eleştiriler  yapıyorlar ve AKP iktidarına doğru sorular yöneltiyorlar.

Eleştirilerin haklı ve soruların doğru olduğu, gerçeklerin geniş kitleler tarafından anlaşılacağından korkan ve bunun altından kalkamayacağını gören partili Cumhurbaşkanı ve yürütmenin başı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın işgal ettiği mevkie yakışmayacak bir üslupla Ana muhalefet partisi Genel Başkanına saldırması bunun açık göstergesidir.

Türkiye siyasi gerginliği ilk defa yaşamıyor. Geçmişte de iktidarla, muhalefet arasında gerginlikler yaşandı, ama siyasi üslup hiçbir zaman bu kadar irtifa kaybetmedi.

Günümüzde bu üslubun yaratıcısı ve sorumlusu  maalesef partili Cumhurbaşkanıdır.

İcranın başı olan partili Cumhurbaşkanı ülkenin hiçbir sorununu çözemediğinin farkına  vardığı için rakiplerinin eleştirilerine çirkin bir üslupla cevap vermekte böylece muhalefeti susturacağını zannetmektedir.

Tabii bugün gelinen noktanın ve yaşanan olumsuzlukların yegane sorumlu iktidar değildir. O kadar vatan evladı 5-6 yıldır terör örgütünün elinde ve bundan Türk kamuoyunun haberi yoksa! Bunun sorumluluğu öncelikle muhalif siyasete ve medyaya ait. Medyanın durumu malum, ama siyaset medyanın zavallılığının arkasına sığınarak bir  mazeret yaratamaz.

Cumhuriyet Halk Partililer yıllardır TBMM’de bu konuda 7 soru önergesi verdiklerini, ancak, iktidarın bu sorulara cevap vermeye lüzum görmediğini söyleyip duruyorlar. Böylece, CHP’nin görevini yaptığını söylemiş oluyorlar. Bu mantığa göre, örneğin, 7 değil de 17 soru önergesi vermiş olsalardı  görev daha mı iyi yapılmış olacaktı?

İşte Cumhuriyet Halk Partisinin siyaset tarzının etkisiz olduğu eleştirisini yaptığımızda  tam da bunu işaret ediyoruz. Soru önergeleri yoluyla AKP’de bir duyarlılık yaratılamadığı daha ikinci önergede anlaşılmalı ve konunun kamuoyun gündemine taşınarak iktidar üzerinde baskı oluşturulmasının etkili bir yolu bulunmalıydı. Bunun için gerekirse, “sivil itaatsizlik” yapılarak, iktidarın koyduğu haber yasakları veya gösteri yasakları bu yolla etkisiz hale getirile bilinirdi.

Bu sivil itaatsizlik iktidar tarafından suçlanamazdı da, zira  şiddet içermemesi, vicdani değerleri esas alması, devletin değil insanın üstünlüğü düşüncesi egemen olduğu için vatan evlatlarının sağlıkları, yaşamları tartışma konusu yapıla bilinir ve siyasi iktidar bu konuda baskı altına alınabilirdi.

O çocukların anneleri ile Genel Merkezde bir basın toplantısı yapılıp bu sosyal medya aracılığı ile kamuoyuna duyurulamaz mıydı?

Özellikle günümüz teknolojisinde geniş kitlelerin artık günlük olayları yazılı ve görsel basın yerine internet üzerinden takip ettiği de düşünülürse, kaçırılan, sonradan da şehit edilen vatan evlatlarının durumuna bu yolla  kamuoyunun dikkati çekile bilinirdi. Muhalefet bu konuyu iktidara bu yolla  dikte ettirirdi.

Eli Kanlı terör örgütü üstündeki ABD etkinliği de göz önüne alınarak, o tarihteki ABD Başkanı Trump, Papazı istediği zaman Türk tarafı da rehinelerimizin serbest bıraktırılmasını kamuoyunun baskısını gerekçe gösterip Trump’tan isteyebilirdi.

Cumhuriyet Halk partisi  artık etkili muhalefetin sadece konuşarak veya  yalnızca TBMM çatısı altına sıkıştırarak yapılamayacağını  anlamalı ve buna göre yeni yöntemler geliştirmelidir.

Bu yapılmadığı sürece muhalefet etkisiz muhalefet olarak kalmaya devam edecektir.

 

ETİKETLER: , ,
Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Tamamen haklısın sevgili Şahin MENGÜ. Tebrikler, mutlu pazarlar, en iyi dilekler. Hem CHP’nin hem de tüm muhalif partilerin yeni mücadele yöntemleri bulmaları, uygulamaları ve Millet İttifakı’nı en etkin bir düzeye çıkarmaları hatta tek ve en geniş ve birleşik bir Hak, Vatan Ve Halk Cephesi’ne dönüştürmeleri zamanı çoktan gelmiştir.