Alexa
Medya Siyaset

Bu Devirde Kimse Şah Değil…

Bu Devirde Kimse Şah Değil…

Seçim bitti.

Sonuca itiraz eden yok.

Neden “kaybettim” sorgulaması var.

Kendine, iğne mi batıracak, çuvaldız mı?

Öz eleştiride mi bulunacak, hatalarından mı arınacak?

Siyaset sahnesine çıktığı günlere mi dönecek, yola devam mı diyecek?

Hesap mı verecek, hesap mı soracak?

Kendim ettim, kendim buldum türküsünü mü söyleyecek?

El mi yamanmış, bey mi yamanmış;

Göreceğiz.

***

Okuyan, yazan, soran, soruşturan bir “aydın” olarak, kaybedenin kim olduğunu biliyorum.

“Topal Ördek” benzetmesi yapanlar kaybetti.

“Vali meselesini” büyüten, bir kaşık suda adam boğmaya kalkanlar kaybetti.

“Pontus” diyenler, “Yunan” diyenler kaybetti.

“Sisi” benzetmesi yapanlar kaybetti.

“Diploma yalanını” yazanlar kaybetti.

Delil göstermeden “çaldı “diyenler kaybetti.

Seçmenin “yüzüne, elbisesine, konuşmasına bakarak oy pusulası verildi” diyenler kaybetti.

Yasayı çiğneyen, hukuk’u “iğdiş” edenler kaybetti.

Kendini dev aynasında görenler kaybetti.

Halkı kör, sağır, dilsiz, izansız sayanlar kaybetti.

Terörist başından “medet” umanlar kaybetti.

Terör örgütü militanını TV’ye çıkaranlar kaybetti.

Devlet’in olanaklarını, adayının hizmetine sunanlar kaybetti.

Cuma çıkışı, cami önünde siyasi nutuk çekenler kaybetti.

Cumhuriyet düşmanı tarikatları, medreseleri ziyaret edenler kaybetti.

Oy için şeyhlere, şıhlara sığınanlar kaybetti.

Meleleri dolaştıranlar kaybetti.

Seçim için her yolu “mübah” görenler kaybetti.

***

Aç gözlüler kaybetti.

Kopya çekenler kaybetti.

Siyasi tuzak ustaları kaybetti

Dili kirli siyasetçiler kaybetti.

İlkesiz, yarınsız konuşanlar kaybetti.

Benden, ondan ayırımı yapanlar kaybetti.

Devleti “çiftliği” gibi yönetenler kaybetti.

Torpilciler kaybetti.

Soru çalanlar, millet’i yolanlar kaybetti.

***

Kibir kaybetti, gösteriş kaybetti.

İsraf kaybetti, öfke kaybetti.

Ayrıştıran, kutuplaştıran kaybetti.

İçtensiz, sevgisiz, hoşgörüsüz laf “cambaz” kaybetti.

Önyargı kaybetti, akılsızlık kaybetti.

Dayatma kaybetti.

***

Yandaş gazeteler, gazeteciler, TV’ler, TV programcıları kaybetti.

Bencil, çıkarcı, yalancı “goygoycular” kaybetti.

Korkaklar kaybetti.

Sözü başka, özü başka “riyakarlar” kaybetti.

Cüzdanını dolduran, vicdanını susturan yüreksizler kaybetti.

***

Tek adam rejimi kaybetti.

Her şeyi bilen, her sorunu çözen, her yerde konuşan kaybetti.

Halktan uzaklaşan siyasetçi kaybetti.

Saraylarda yaşayan, yeni saraylar kurduran kaybetti.

Dağı, ovayı, kıyıyı yağmalatan kaybetti.

Doğayı, havayı bozan kaybetti.

Milleti “sürü”, kendini “çoban” kılan kaybetti.

***

Yazımı, dört gündür dilimden düşürmediğim şarkı sözleriyle noktalıyorum.

Hadi birlikte söyleyelim:

Bu devirde kimse sultan değil / Hükümdar değil bezirgan değil

Bu kadar güvenme hiç kendine / Kimse şah değil padişah değil.

ETİKETLER:
Celal Durgun

Celal Durgun

20 Eylül 1952 doğumluyum. 27 yıl öğretmen olarak Milli Eğitim’de çalıştım. ADD Milas Şubesi Başkanı olarak iki dönem görev yaptım. ADD Genel Merkezince çıkarılan dergi ile Mudafaa-i Hukuk dergisinde yazılarım yayınlandı. Halen Milas Önder gazetesinde yazıyorum.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ