Alexa
DOLAR
7,5358
EURO
9,0249
ALTIN
411,42
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
14°C
İzmir
14°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
16°C
Cuma Az Bulutlu
15°C

Bu Kazık Eski Kazık

“Sözün özü kaleye giren topa yani gole verdiği tepki kadar, kendine giren kazığa tepki vermeyen bir millet olduk.”

Bu Kazık Eski Kazık

Son yıllarda beşli çete diye anılan yandaş şirketlere tek tek veya konsorsiyum olarak yaptırılan, köprü ve oto yollar teknoloji transferi istemeyen yatırımlardır.

1980’lerin ikinci yarısından sonra Dünya Bankası’nın büyük bir buluş gibi Türkiye’ye getirip pazarladığı yap-İşlet-devret modeli, daha doğrusu kazığı yani bir model değildir.

Osmanlı imparatorluğunun batış evresinde de emperyalistler tarafından bu kazık Osmanlıya atılmış. Nitekim 1883 yılında Osmanlı Hazinesi Fransız şirketi Vagon Lits şirketine İzmir-Aydın-Ödemiş demir yolunun yapımı karşılığında  100 yıl süreli bir imtiyaz vermiş.

Verilen bu imtiyaza göre Vagon Lits bu yolu Osmanlıdan bir bedel almadan yapacak ama karşılığında da trenlere bir veya iki çok lüks vagonlar ilave edecekti. Tabii bu vagonlar öteki vagonlara göre çok daha lüks olduğu için de diğer vagonlardan pahallı olacak ve bunların geliri Vagon Lits ait olacaktı.

Vagonlarda boş kalan yerlerin parası da Osmanlı hazinesi tabii Cumhuriyetten sonra da Türkiye Cumhuriyeti tarafından tam yüzyıl yani 1983’e kadar Vagon Lits ödendi. Tabii sonunda ödenen meblağ yolun bedelini kat kat geçti.

Aynen bugün taahhüt edilen araç sayına köprülerde, tünellerde ulaşılamadığı zaman Hazine tarafından ödenecek olan meblağlar gibi.

Aynı yöntem bazı alt yapı projeleri için de geçerli. 1883 de yediğimiz bu kazığı bile bile tekrar yemek insana Albert Einstein’ın  “aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” sözün anımsatıyor.

Aynı hatayı yapıp farklı sonuç beklemekten kurtulmanın tek yolu dürüst olup, Akıl ve bilime dönmek ve geçmişi incelemekle olur, ki 1980 li yılların ikinci yarısında bu sistemin , yani bu garantilerin  Türkiye’nin aleyhine  çalışacağını Hazine bürokrasisi anlatmış ama maalesef siyasi kadrolara dinletememişlerdi.

Eğitim hayatımız boyunca, Fatih’in atını denize sürmesi, ya da Lozan Antlaşmasının kaç aynalı odada imzalandığı anlatıldı ama Osmanlı mali tarihinin bu tür mucize beklentilerinin sonunda Düyun-u Umumiye’ye  dönüşmesine ve bütün borçların Türkiye Cumhuriyeti tarafından  ödemesine yol açtığı anlatılmadı.

Anlatılmadığı için de  eğitimsiz, bilgisiz  siyasilerin ülkeye verdikleri zarar halk tarafından anlaşılamamıştır.

Bütün bunlar ortada iken yüz elli yıllık kazığı tekrar yemenin bir anlamı yoktur.

Bu olaylar yaşandıkça bana gene böyle kazıklar yenildiği bir dönemde Çetin Altan’ın “…….,……..Milleti……… Amerikan kazığıdır”  başlıklı yazısını hatırlattı.

Günümüzde de bazı siyasiler çıkıp haklı olarak Deli Dumrul örneğini veriyorlar. Ama çıkıp bu olayın yüz elli yıllık bir geçmişi olduğunu anlatmıyorlar, halkı aydınlatmıyorlar.

Halkı aydınlatmadıkları içinde halk bugünkü iktidar çıkıp yol yaptık, köprü yaptık dediği zaman benim paramla birilerine haksız kazanç sağlıyorsun diye tepki göstermiyor.

Sözün özü kaleye giren topa yani gole verdiği tepki kadar, kendine giren kazığa tepki vermeyen bir millet olduk.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.