Alexa
Medya Siyaset

Bu seçimlerde de şaşıracak mıyız?

Bu seçimlerde de şaşıracak mıyız?

Ünlü düşünür ve yazar Dostoyevski’nin, “Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır” diye bir sözü vardır…

Yıllar ilerlerken insanları tanıyıp hayal kırıklığına uğradıkça en çok kullandığımız cümlelerden biri olmuştur bu, kuşkusuz: “Ben artık hiçbir şeye şaşırmıyorum!” İyi de şaşırmamak, değiştiremeyeceğimiz olay ve insanlara karşı olduğunda olağan bir kavramdır ama bazı yerlerde bu durum aciz kalıp öğrenilmiş çaresizliğe neden oluyor maalesef.

Konuyu seçimlere nasıl getireceğime gelelim şimdi de…

Mesela geleceğimizi ilgilendiren, en tabii demokratik hakkımız olan genel ve yerel seçimlerde oy hakkımızı kullanıyoruz, değil mi?

Kullanıyoruz ama sandıkta kullandığımız oylar sonuçlara ne derece yansıyor? Artık şaşırmadığımız siyasi gerçeklerin örneklerinden biri de, Türkiye’de seçimlerde hile yapıldığına ilişkin söylentilerdir. Peki, ateş olmayan yerden duman çıkar mı?..

Hile ve hurdadan yakınan ve bu gerçeklikle yaşamak istemeyenlerin, ülkedeki seçmen sayısının en azından yarısı kadar olduğunu düşünüyorum.

Böyle olduğu halde sonuç aynı, değil mi?

“Şaşırmıyoruz, çünkü bu gerçeği değiştirmek elimizde değil” diyen bilinçli kesimin yaptığı iki davranış türü var: Birincisi protesto amacıyla oy kullanmamak, ikinci ise ne olursa olsun oyunu kullanmak. Evet, ikinci davranış şeklinin bana göre çok daha doğru olduğunu belirtmeliyim. Çünkü öfkelenip kızmak ve seçimlerde oy kullanmayı protesto etmek yine mevcut faşizan düzenin ekmeğine yağ sürüyor. Her ne kadar hile yapılsa da!

Bir de işin şu yönü var: Seçimlerde oy çalınmasına ya da hile yapılmasına karşı olan ama aslında yapması gerekeni layıkıyla yapmayan ana muhalefet partisi CHP, özellikle 2007 seçimlerinden beri süregelen seçim sistemine karşı nasıl bir tavır geliştirmiştir?

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 2007 yılından beri kullanılan SEÇSİS yazılımının güvenlik açıklarına sahip olduğu biliniyor. 2007 ve 2009 seçimlerinden sonra basında yazılan birçok hile iddiasının takipçisi olması gereken CHP ve MHP, akıl almaz bir aymazlıkla kurumsal hiçbir teşebbüste bulunmamıştı. Bu konuda harekete geçen çok az sayıdaki siyasetçilerden bir örnek vermem gerekirse, 2015 Genel Seçimleri’nden önce CHP Bursa Eski Milletvekili Aykan Erdemir, seçimlerdeki şaibelerin yazılıp çizilmesine karşılık hükümete bir soru önergesi vermişti. Bu soru önergesine yanıt ise, tam sekiz ay sonra yani genel seçimlerden sonra verilmişti. Süresi geçtikten sonra cevaplanan soru önergesi de, soruların gerçek cevaplarını vermiyordu zaten. Bu olaydan dört yıl sonra, bu aybaşında, yaklaşan seçimlere istinaden CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, SEÇSİS seçim sistemi hakkında bir Meclis Araştırması istedi. Tanrıkulu, konuyla ilgili başvurusunda, bu seçim sistemine benzer sistemlerin Yunanistan’da kullanılmış olmasına rağmen sistemin güvenlik açıkları tespit edildiğinden vazgeçildiğini ve artık kullanılmadığını da belirtti.

Amerikan yapımı bir seçim sistemi ne ABD’de ne de Yunanistan’da kullanılıyor. Ama bizimkiler hala Seçsis Sisteminde ısrarcı nedense! Sanırım tekrar verilen soru önergesinin cevapları da seçimlerden sonra verilecek. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler, Gazeteci- Yazar Hüseyin Hakkı Kahveci’nin “Trafodaki Kedi, Sandıktaki Hile” isimli kitabında da anlatılmıştır. Kahveci, kitabında ayrıca Seçsis seçim hilelerinin önlenip önlenemeyeceği konusunda maddeler halinde bilgiler vermiş. Geleceğimizi etkileyen böylesine önemli bir konuda yazılan bir kitabı seçmenlerin yanı sıra siyasetçilerin de mutlaka okuması gerekiyor. Başta muhalefet parti liderleri olmak üzere!

Bu yazıyı yazarken amacım, kimseyi umutsuzluğa sevk etmek değil elbet. Sadece farkında olalım, istiyorum.

İşte bu noktada muhalefet ve bizler ne yapmalıyız, diye soranlara naçizane tavsiyem şudur: Bizler bu yerel seçimde, tam da seçimlere bir hafta kala, sandıkta Cumhuriyetçi ve Atatürkçü adaylardan yana oyumuzu kullanıp sandığa sahip çıkarak görevimizi yapmalıyız.

Bizi temsil eden muhalefet partileri ise, ne yapılması gerekiyorsa yapmalılar. Bunu halk değil, bizzat kendileri bilmeli çünkü! Umarım CHP Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’ın, “Bu sefer trafoya fil dahi girse hile yoluyla kazanmalarına izin vermeyeceğiz” dediği gibi olur. “Kandırıldık” diyenler tarafından öylesine kandırılmış durumdayız ki, şaşırmadan önce şaşırıp farkında olmamız lazım. Ve umarım, Mart’ın sonunda baharı yaşarız.

Nihan Ertem

Nihan Ertem

1978 doğumluyum. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2000 yılında mezun oldum.Bir çok kurumda basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevinde bulundum. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak Ocak 2017 yılına kadar çalıştım. Mozaik adlı kitabın yazarıyım. Eğitim ve kariyer hayatım boyunca oluşturduğum birikimlerimi kullanarak, iş hayatıma başarılı bir basın danışmanı/halkla ilişkiler sorumlusu olarak devam etmekteyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ