Alexa
Medya Siyaset

Bu Uçak Türkiye’ye Yakıştı mı?

Bu Uçak Türkiye’ye Yakıştı mı?

Türkiye’nin Katar’dan aldığı uçak saray, ülkede maalesef belli başlı parti ve kurumların tepkisinin dışında kimsenin umurunda olmamıştır. Türk Milleti sanki bundan haberi bile yok gibi davranmakta gıkını çıkarmamaktadır.

Biz Türk Milleti olarak uyutuluyor muyuz? Bu tür ve buna benzer olaylarda tepkimizi ortaya koyamıyoruz.

Gerçi ortaya konulan tepkilerde de kimlerin ne şekilde suçlandığını ve haksız yere cezaevlerine atıldığını da görmekteyiz. İşte bu nedenle de bir anlamda korku imparatorluğu yaratıldığını

Bilindiği gibi 747-8 tipi bir özel uçağın, Katar Şeyhi el Sani’nin hediyesi olarak Cumhurbaşkanlığı uçak filosuna katılmıştı.

Dünyanın ekonomik anlamda en güçlü 20 ülke içinde olduğumuzu söyleyenler bu uçağı nasıl olur da hibe de olsa alabilirler. Buna aklım bir türlü ermiyor.

Uçağın Türkiye’ye gelmesinden sonra yaklaşık 10 gün yetkililerden bir açıklama gelmedi.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu uçakla ilgilendiklerini ve daha sonra Katar Emiri’nin bu uçağı kendilerine hediye olarak verdiğini kamuoyuna açıkladı ve uçağın Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk Milletinin olduğunu söyledi.

Bir kere ülkede bu kadar ekonomik kriz yaşanırken bir ülkenin Cumhurbaşkanı nasıl oluyor da fiyatı yaklaşık 500 Milyon Dolar olan bir uçağı almak için ilgilenebiliyor. Bu sizce ne kadar doğru bir davranış sevgili okurlarım bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

Cumhurbaşkanının yaptığı açıklamadan birkaç gün sonra da bir açıklama da Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi.

Sayın Kalın, uçağın Türkiye Cumhuriyeti bütçesinden bir kuruş dahi çıkmadan Katar Emiri’nin hediyesi olarak Türkiye’ye geldiğini belirtti.

Birkaç gün önce AKP’nin koalisyon ortağı olan Muhalefet Partisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti hediye, hibe kabul etmez, uçak ihtiyacı varsa bunun piyasası neredeyse, kendi kaynaklarıyla almayı tercih etmelidir. Ama ‘Bana hibe edildi hediye edildi’ bu Türk milletinin kabul edeceği bir durum değil. Recep Tayyip Erdoğan’ın da bunu kabul etmemesi gerekirdi diye düşünüyorum.” diyerek bu karara tepki gösterdi.

Bu hediye Türkiye’nin dış dünyaya karşı olan itibarını da sarsmış olup, herkesin aklına da şu soruyu getirmektedir. “Bu uçak neyin karşılığında kabul edilmiştir ? “

Şimdi herkes bunu sorgulamakta ve Türkiye Cumhuriyetinin bir çok kazanımlarının Katar’a satılacağı ciddi ciddi kamuoyunda tartışılmakta ve konuşulmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ortaya atılan bu söylemlere ve bazı kurumların Katarlılara verileceği iddialarına bir açıklık getirmelidir.

Erdoğan Demir

Erdoğan Demir

23 Nisan 1967 Keşan doğumluyum evli ve iki çocuk babasıyım. 1983 yılında gazeteciliğe daha öğrencilik yıllarımda Önder Gazetesi’nde yazı ve maç haberleri yazarak adım attım. Ardından; Trakya Doğuş, Bulvar, Sabah, Günaydın, Akşam, Cumhuriyet, Foto Maç, Fotospor, Gazeteleri ile ATV, Star TV, NTV, Edirne’de yerel yayın yapan Trakya Televizyonu Muhabirliği ve Beylikdüzü’nde ulusal olarak yayın yapan Trakya Televizyonu ile Rumeli, Tek Rumeli ve Anadolu Yurdum Televizyonlarında “Geniş Açı “adlı program yapımcılığını ve son olarak Tek Rumeli Televizyonu’nda Abdullah Bostancı ile “Yerel Demokrasi “, Keşan FM’de Erdoğan Demir’le Spor Gündemi” adlı programı hazırlayarak sundum 1990 yılında kurulan ve haftalık olarak yayınlanan Halkın Sesi Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptım. 1991 yılında Keşan’da ilk olarak kurulan Gürer FM’de Haber Müdürü ve Program Yapımcısı olarak görev yaptım. 1993 yılında Keşan’da ikinci olarak kurulan Keşan FM Radyosu’na geçtim. Radyoların kapatılması ve siyah kurdela eyleminin ardından Yılmaz Özkaya’nın sahipliğini yaptığı ve günlük olarak çıkan Medya Keşan Gazetesi’nin kuruluş aşamasını tamamlayarak 17 Mayıs 1993 tarihinde yayın hayatına başlayan Gazete’nin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini sürdürdüm. 1996 tarihinde Medya Keşan Gazetesi’ndeki görevimden ayrıldıktan sonra Uzunköprü’de sahipliğini Adnan Karakaya’nın yaptığı haftalık olarak yayınlanan Adalet Gazetesi ve aynı gazetenin Kanal 22 Radyo ile Televizyonu’nda haber bültenlerini sunup program hazırladım. 2001-2004 tarihleri arasında Enez Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak göreve başladım. 2004 Yılı Ağustos ayında Enez Belediyesi’ndeki bu görevimden ayrılarak Keşan Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak göreve başladı ve halen bu görevimi sürdürmekteyim. 1999-2000, 2000-2001 sezonlarında Anafartalarspor Kulübü Başkanlığı yaptım. Keşanspor’da Yönetim kurulu üyeliğinin yanısıra Keşan Gençlik ve Keşan Belediyesi Yelken ve Su Sporları Kulüplerinde kurucu üyelik ve yönetim kurulu üyeliği yaptım. Halen Türkiye Yelken Federasyonu Edirne İl Temsilciliği, Uluslararası Festivaller Birliği delegesi ve Trakya Temsilciliği ve Dünya Folklor Festivalleri Birliği Trakya Temsilciliği ile Türkiye Yerel Basın Birliği Edirne Şube Başkanlığı görevlerini sürdürmekteyim. Ayrıca CHP Spor Üst Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayım. Yakın bir süreçte Ahbap Keşan oluşumunu kurmuş olup, burada Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. 2017 Eylül ayında TON TV'de 15 günde bir olmak Geniş Açı Programı'nı sundum. 3 yıldan bu yana da Cumartesi günleri Keşan FM’de Spor Zamanı adlı programı hazırlayıp sunmaktayım. 27 Temmuz 2012 yılından bu yana sahipliğini oğlum Alpcan Demir’in yaptığı www.kesanpostasi.com ve www.kesanpostasi.web.tv sitelerini hayata geçirmiş olup, BİBU Reklam Ajansı’nın yayın organı olarak yayınlarına devam etmektedir. Burada da Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktayım.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ