Alexa
DOLAR
7,5140
EURO
9,0099
ALTIN
409,32
BIST
1.538
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
20°C
İzmir
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Sağanak Yağışlı
18°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
17°C

Bütün Gözler Sarayda

Bütün Gözler Sarayda

Türkiye’de siyaset söz konusu olduğunda iktidar partisinin oyun kurucu olarak yarattığı gündeme karşın muhalefet partilerinin esip gürleyerek savunma yapmaları adeta kabul görmüş bir gidişattır. Kuvvetler Ayrılığını ortadan kaldıran tek adam sistemine geçildiğinden bu yana bütün gözler saraya çevrilidir.Muhalefet partileri ve medyanın eleştirileri ve tartışmalarında konu da, hem AKP ve hem de Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’nın yarattığı gündemle ilgili olmaktadır.

Son günlerde saraydan ortaya atılan Yargı Reformu, Hukuk Reformu, ekonomide yatırım, istihdam, ihracat ve üretim seferberliği gibi gündeme getirilen konular mevcut siyasi sistemin yapısı, liyakatsiz kadroları ve gerçekleştirme niyetleri dikkate alındığında AKP’ninPandemi salgınındaki başarıları ne ise o kadar olacaktır. Ama olmayacak duaya amin dercesine de olsa muhalefetiktidarı eleştirmede gündem malzemesi olarak kullanıyor. Oysa AKP artık o kadar kanı çekilmiş, halkın güvenini öylesine kaybetmiş durumda ki daha fazla yıpranmasını beklemek abesle iştigal etmek ve zaman kaybından başka bir şey değildir.

Millet İttifakını oluşturan dört Partiyle birlikte ve yeni katılan Deva ve Gelecek Partileri de bir araya geldiğinde AKP’yi demokratik yollardan tarihe gömmeleri için muhtaç oldukları güce sahipler. Bubilinçle artık gündemi kendilerinin belirlemeleri gerekir. OyunKurma vegündem yaratma konusunda dikkatleri ve gözleri  saraydan alıp üzerlerinde toplama becerisini göstermelidirler.

Son günlerde muhalefet partileri arasındaki görüşme trafiğinin arttığını ve yaptıkları ortak açıklamalarla Tayyip Erdoğan’a seslenerek ya istifa etmesini ya da erken seçime gitmesi çağrılarını memnuniyetle izliyoruz. İlk adım olarak yapılan doğrudur ama bundan bir sonuç alınmayacağı açıktır. Bunu takip eden safhada ‘Güçlendirilmiş Parlamento modeline’ dayanan demokratik bir sisteme’ geçme yolunda AKP’yi mecliste zorlamak için bir sonraki adım atılmalıdır. Matematik olarak gerekli olan 360 Milletvekili sayısından uzak olmalarına rağmen halkı arkalarında bulacak Millet ittifakının durumdan memnun olmayan ve çeşitli nedenlerden istifasını cebinde taşıyan Cumhur iktidarından da 1 Mart 2003’te olduğu gibi yeteri kadar destek almaları ihtimali yüksektir.

O halde ileri bir görüşle konuyu ele alacak olurlarsa Millet İttifakının yapması gereken iş, hemfikir oldukları ve fakat gözle görülür kemiğe bürünmüş bir Güçlendirilmiş Parlamento Sistemi’nin nasıl uygulanacağı konusunda ortak bir görüşte anlaşmak üzere derhal bir çalışma başlatmaları gerekir.

Gerçekte Güçlendirilmiş Parlamento Sistemini ilk ortaya atan ve nasıl uygulanacağını formüle eden mevcut tek modeli 2011 yılına uzanan mazisiyle ortaya atan benim (Medya Siyasette 24 Ağustos 2019 tarihinde yayınlanan yazımı okuyunuz). Bugün sistemin adıyla uyuşmayan bazı düşüncelerle siyasi partiler gerçekte Yasama organını Yürütme organının vesayetinden koruması gereken bir modelden uzak, iyi bir Anayasa yapmak, Anayasa Mahkemesine veya Hukuka çeki düzen vermek, Partiler Kanununu ele almak gibi konu dışı tedbirleri çözüm olarak görüyor. Şüphesiz Bağımsız Yargı başta olmak üzere diğer reformlar da çok önemlidir ama Parlamentoyu güçlendirmek; Demokrasiyi Siyasi Partilerin vesayetinden korumak ve kurtarmakla olur. Bu model aynı zamanda mevcut sistemde çalışma zorlukları yaşayan ve geniş ölçüde yolsuzlukların yapıldığı Belediye Meclisleri için de çok uygun ve faydalı bir modeldir.  Umut ederim bütün Siyasi Parti Başkanları bu yazımı okur.

Televizyon kanallarında da bazı sunucu ve konuklar bahsi geçen sistemden ne anlaşıldığını bilmediklerini haliyle itiraf ediyor. Bu konuda bazı sunucularla iletişim kurmak istedim ama dönmediler. Uzun lafın kısası Türkiye artıkGüçlendirilmiş Parlamento Modelini tartışıyor hale gelmelidir. CHP’nin benim ortaya koyduğum model hakkında bilgisi var. Bu modele sahip çıkmak CHP’ye yakışır. Eminim, oylarını da ummadıkları ölçüde zıplatır. Halk başta olmak üzere bütün gözleri saraydan alıp üzerlerinde toplayacağı şüphesizdir. Günün sonunda dünyanın da takdir edeceği, Demokrasi arayanların rol model olarak seçeceği gerçekten yerli ve Milli Sistem.

Saygılarımla

Erol Başarık   Reform 2000 Party’si Genel Başkanı – İngiltere

Bütün Gözler Sarayda... İngiltere Reform 2000 partisi genel başkanı Erol Başarık yazdı Click to Tweet
Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Her cümlesi ve kelimesi GÜNCEL, tamamen SOMUT VE NESNEL, gerçek YURTSEVER, derin BİLİMSEL, yaşamsal ÖNEMLİ, ulusal ve toplumsal DEĞERLİ, baştan sona MÜKEMMEL bir teşhis ve saptama, analiz ve sentez, eleştiri ve teşhir, öngörü ve öneri. Çok değerli yazarı sayın BAŞARIK’a en yürekten tebrikler ve teşekkürler, sevgiler ve saygılar, en iyi dilekler ve ben Gönül’den özel bir ithaf :

    BİZ VE BİZİM EN OLMASSA OLMAZIMIZ

    Biz,yobazlığa ölesiye karşı çıkan eşli ve eşsiz melekleriz.
    Biz,gericiliğe her an kurşun atan genç ve yaşlı erkekleriz.
    Biz,bölücülüğe karşı koyan Türk ve Kürt asıllı yurttaşlarız.
    Biz, mandaya ve himayeye karşı duran yiğit vatandaşlarız.

    Biz,barış,özgürlük,hak,hukuk,adalet,ahlak ve fazilet erleriyiz
    Biz, bilim, fen, teknik, sanat, şiir, edebiyat ve kültür elçileriyiz
    Biz,insan ve vatan satıcılığını yokeden gerçek Atatürk’cüyüz
    Biz, halk ve ulus düşmanlığını kahreden Türk’üz ve Kürd’üz.

    Bu kutsal ve ulu ortak anavatan Türkiye,bizim en olmassa olmazımızdır.
    Ve onbeşbin yıl önce atalarımızca başlatılan ezeli ve ebedi sevdamizdır.

    Biz,O’na uzanan ve uzanmaya yeltenen tüm açık ve en gizli elleri,
    Er veya geç ama kesin kırarız.
    Biz,O’na zehir kusan ve saçan bütün yerel ve küresel çatal dilleri,
    Kursaklarının en dibine tıkarız.

    Gönül Pınar Atacı, 26.Kasım.2020