Alexa
DOLAR 7,788
EURO 9,1028
ALTIN 471,331
BIST 1130,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30°C
Parçalı Bulutlu

Buz Dağının Görünmeyen Kısmı

Buz Dağının Görünmeyen Kısmı
31.03.2020 - 20:45
A+
A-

Koranavirüs (Covid-19) ülkemize “felaket geliyorum demez” sözünün aksine felaket geliyorum diyerek geldi.

Covid-19, 31 Aralık 2019 tarihinde Çin’in nedeni tespit edilemeyen bir zatürre vakasını Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) bildirmesiyle dünya gündemine girdi.

WHO,11 Mart 2020’da Koranavirüsü ‘Pandemi’ salgın olarak ilan etti. Ne ilginçtir ki ülkemizde de aynı tarihte Covid-19 vakasının olduğu açıklandı.

Durumun ciddiyetini fark eden devletler ciddi önlemler almaya ve uygulamaya başladılar. Ancak bazı devletler hepimizin aynı gemide olduğumuzu unuttular ve felakete hazırlıksız yakalandılar.

Ülkemizde Yapılanlar Ya da Yapılmayanlar Nelerdir?

Ülkemizde alınan önlemlerin bir kısmı şöyledir:

65 yaşın üstündeki vatandaşlarımıza sokağa çıkma yasağı konuldu, ancak hane halkının işlerine toplu taşıma araçlarıyla gitmeleri ve akşam evlerine dönmeleri sürdürüldü.

Okullar tatil edildi ve bir hafta sonra uzaktan eğitime başlandı. Ders arası etkinliklerde çocuklarımıza ilahiler dinletildi, idam sahneleri izletildi.

Sokağa çıkma yasağı vali ve kaymakamlara havale edildi.

İhaleler önceden belirlenmiş sürece bağlı olarak maske ve eldiven takılarak sürdürüldü.

Kamu bankaları destek kredisi açıklamasında bulundu. Şöyle ki; 10 bin liraya kadar 6 ay ödemesiz, sonrasında 36 aya kadar vadeyle ve faiziyle geri ödemek koşuluyla!

Her türlü başvuru ve müracaatın internet ortamında yapılabileceği günümüzde şehir dışına çıkmak isteyen vatandaşlar için otobüs terminallerinde masalar oluşturuldu. Dolayısıyla bu masaların önünde uzun kuyruklar oluştu. Masalar çalışmalarını sürdürüyor!

Covid-19’un Ülkemize Yurtdışından Geldiği Açıktır.

Covid-19’un WHO’ya bildirildiği tarih (31 Aralık 2019) ile virüsüWHO Pandemi olarak ilan edildiği ve ülkemizde ilk vakasının açıklandığı (11 Mart 2020) tarih arasındaki iki buçuk aylık sürede yapılanlar ya da yapılmayanlarla ilgili aşağıdaki sorularsüreci oluşturmuştur.

  • Sınır kapılarımız ve sınırlarımızla ilgili önlemler alındı mı? Örneğin, Suriye sınırından ülkemize girişler oldu mu?
  • Yurtdışından ülkemize turizm, iş ve benzeri sebeplerle gelen yabancılar hangi illere ve/veya tatil beldelerine gittiler?
  • Umreden ve yurtdışından gelen vatandaşlarımız hangi illere gittiler?
  • Gerek yabancı gerekse vatandaşlarımızın ülkemize girişlerinde Covid-19 taramaları yapıldı mı ve/veya karantinaya alındılar mı?

Nitekim Umreden son kafile ile gelenlerin Ankara’da ve Konya’daki karantinaları sonrasında yapılan taramalardı bazılarında Covid-19 bulundu. Hastalar hastanelere sevk edilirken diğer vatandaşların karantinası uzatıldı.

Neden Tarama Sayımız Azdır?

11 Mart 2020 itibariyle Covid-19 verilerine bakıldığında sayıların katlanarak arttığını görmekteyiz. Bunun yanında ülkemizin dört bir yanında hasta olduğu halde taraması yapılmayan ve/veya öldüğü halde niçin öldüğü bilinmeyen vakalar da söz konusudur. Bu da bize olayın hangi düzeyde olduğunu henüz tam olarak bilmediğimizi göstermektedir.

Bilindiği üzere kentlerimizdeki bazı hastaneler Pandemi hastanesine dönüştürüldü. Covid-19’a yönelik tanı ve tedaviler bu hastanelerde yapılmaktadır. Dolayısıyla çeşitli bölgelerden numuneler de bu merkezlere gönderilmekte ve sonuç beklenmektedir. Bu durum tespitleri ve tespitlere bağlı karantinaları geciktirmektedir.

Yine ülkemizde ilk vakanın tespiti sonrasında yok denecek kadar az olan taramaların Son günlerde artışı göstermesi olumludur, ancak tarama konusunda mevcut kapasitenin tamamının kullanılıp kullanılmadığı merak konusudur. Örneğin özel hastanelerin, kliniklerin bu olanakları yok mudur, varsa kullanılmama sebepleri nelerdir?

Test sayısının artması daha çok hastanın tespiti anlamı taşıdığından bu durum temasta bulunanların da tespiti anlamı taşıyacaktır. Dolayısıyla ilave karantinalarla salgının hızı azaltılabilecektir.

Birlik, Beraberlik ve Dayanışma!

Din, dil, ırk, mezhep ayırımı yapmayan ve hiçbir sınır tanımayan bir düşman var karşımızda. Yani “Laf anlamaz, söz dinlemez” bir illet var bütün dünyanın başında.

Ne acıdır ki bunu anlamayanların yönlendirmeleriyle halen zarar gören insanlarımız var.  Halen Allahlın yarattığı virüsle kapışılmaması gerektiğini söyleyen sözde bilim adamları, Covid-19’dan korunmak için okunacak duaları açıklayan hocalar var!

Bu vatandaşların paylaşımlarına ses çıkarılmazken, ekonomik sıkıntıları sebebiyle çalışmak zorunda olduğu konusunda video çeken ve paylaşan vatandaş hakkında işlem yapılması düşündürücüdür.

Böyle durumlarda birlik beraberlik ve dayanışma çok önemlidir.  Zor günler dayanışmayla aşılır, ancak internet ortamından maske ve test kiti pazarlamaya çalışan Covid-19 gibi“laf anlamaz, söz dinlemez” kriz fırsatçılar kimlerdir?

Kriz yönetimleri yeni krizlere her zaman gebedir ve kriz yönetiminin en önemli ayağı sağlıklı ve doğru bilgi paylaşımıdır.Sanırım buz dağının görünen kısmı ile halen iyi durumda olduğumuza inanıyoruz ya da inandırılmaya çalışılıyoruz.

Bilmemiz gereken şey zaman çok değerlidir ve kriz yönetimi birbiriyle çelişmeyen somut adımlarla etkin bir biçimde sürdürülmelidir.

Akıl ve bilimin gücüyle bu krizde geride kalacaktır elbette.  Ancak kriz bittiğinde uyanacağımız dünyanın aynı dünya olmayacağı da görünmektedir.

Sağlıkla kalın…

Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
Hatice Topçu Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.