Alexa
DOLAR
8,2364
EURO
10,0327
ALTIN
484,93
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
19°C
Ankara
19°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

Çanakkale Zaferi

Çanakkale Zaferi

Dünya tarihinde,

3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 ve

25 Nisan 1915 – 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında süren Gelibolu kara savaşları tarihimizin en önemli bir dönüm noktası olmuştur. Türk askerinin ‘Çanakkale Geçilmez’ sözü dünya siyasi tarihine geçmiştir.

Mustafa Kemal’in Çanakkale Zaferi Hakkında Sözleri

* 250 bin askerimizi şehit verdiğimiz bu topraklarda şehidin kanı vardır ve bu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Gelecek nesillere anlatılarak destanımızın yaşatılması ve bizim için canından vazgeçenler için bu vatanın korunması boynumuzun borcudur.

* Çanakkale Zaferi Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.

* Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir.[1]

 İstiklâl Savaşı’nı aklıselim sahibi tarihçilerimiz Çanakkale Zaferi ile başlatırlar. İslam tarihinde Müslümanlığın kıyamete kadar ayakta kalacağının ilk sınavı Bedir Muharebesi’dir. Bedir Savaşı’nın, İslam tarihindeki yeri ve önemi ne ise; Çanakkale Muharebeleri’nin de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan önceki özgürlük ve tam bağımsızlığın kazanılması yönündeki başlangıcı, yeri ve önemi tam olarak odur. Bu sınavdaki Kuvayı Milliye ruhunu tam olarak yansıtan olgu da Mustafa Kemal’in söylemiyle tarihsel gerçekliğiyle “Bombasırtı Olayı”dır.

Peki, BOMBASIRTI OLAYI[2] Nedir?
Bombasırtı Olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak, cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.” MUSTAFA KEMAL

1683’ten 1915 yılına kadar tarihte Türk’ün makus talihini yenen/döndüren tek ve ilk zafer Çanakkale Zaferi’dir. İşte bu zaferin şanını, önemini, değerini nesilden nesile aktaran müstesna şiirlerden biri olarak İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY’UN ilgili şiirinden bazı bölümler şöyledir:

 Çanakkale Şehitlerine[3]

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- “bu: bir Avrupalı!”
Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.[4]
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da,[5]
Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

…..

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni târîhedesem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,[6]
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif ERSOY
 

 Sedat Şenermen

18 Mar 2020

[1] www.kamuajans.com/resmi-ve-onemli-gunler/2020-yili-18-mart-siir-ve-sozleri-uzun-ve-kisa-18-mart-canakkale-zaferi-siirleri-ve-sozleri-h535494.html erişim: 16 Mart 2020; 10.21

[2] abdurrahmanakbilmez.blogspot.com/2009/03/bomba-sirti-olayi.html b

7th March 2009, Abdurrahman Akbilmez tarafından yayınlandı

Etiketler: ABDURRAHMAN AKBİLMEZ

[3] https://www.antoloji.com/canakkale-sehitlerine-siiri/

Kayıt Tarihi: 16.8.2000 16:48:00

[4] İlk baskılarda: “…kum gibi, mahşer mi, hakîkat mahşer.”

[5] İlk baskılarda: “…duruyor karşında,”

[6] İlk baskılarda: “Ebr-i nîsânı açık…” şeklindedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.