Alexa
Medya Siyaset

Canım Necip

Canım Necip; Sana böyle seslenirken, hiç tuhaf hissetmedim, sen gittiğinden beri ben seninle böyle konuşup duruyorum içimden.

Canım Necip

Bu toprakların soylu, temiz insanları vardır. Ömürleri, doğruluk, dürüstlük, karakterli duruşları ile anılan. 

Necip insanlar… 

Onların kalemleri hiç ama hiç eğilip, bükülmez, hiç yalan yazmaz, hiç menfaat beklemeden, hiç yandaşlık  yapmadan  yazarlar. 

Araştırırlar, doğruluklarından emin olup öyle  yazarlar,  ve tarihe dürüst kalem olarak kaydedilirler. 

Bu topraklara kök salmış çınarlar gibi öyle dimdik, öyle soylu duruşları ile asla devrilmezler, devirdik zannedenlere karşı hala dimdik yaşarlar… 

18 Aralık akşam saatlerinde iki kurşun!  Hablemitoğlu’nun sol gözüne, ailesinin ve sevenlerinin sol yanına değen kahpe kurşun… 

Bugünlerin başına bela olan, yazdığı ve söylediği zamanlarda bazılarının inanmadığı, hatta yapılanmalarına çanak tuttukları  fötö terör örgütünün , o pis, karanlık, acımasız yüzünü ortaya çıkarmak için çırpınan, anlatmak için her türlü tehlikeyi göze alan bir yiğit, bu toprakların gerçek sahiplerinden olan, ismi gibi, ‘’necip ‘’değerli  bir yazar. 

Toplumsal olması gereken bir başkaldırıyı tek başına yapan, memleketinin, halkının çıkarları için kalem tutan, silahlı olanlara karşı, kalemi ile savaşan, eğilip bükülenlere kınayarak bakan, gazeteciliği gazeteci onuru ile yapan bir değerli insanı koruyamayan, katledilmesini görmezden gelen, ve halen faili meçhuller içinde bulunan, ailesinin ve toplumun acısını dindiremeyen bu düzen içinde ŞEREFLİ bir kalemdir Necip Hablemitoğlu. 

18 Aralık değerli eşi Şengül  hanım ve çok değerli kızları için acı bir gündür, lakin onuru ile yaşamış bir eşe bir babaya sahip oldukları için şanslıdırlar. 

Kızlar için baba ne demektir, tüm kadınlar bilir. Kocaman yürekli dev adama aşktır. Baba emin el demektir, korktuğunda sığınacağı  en güvenilir kucak, sevgi istediğinde en samimi olanıdır baba. 

İşte Necip Hablemitoğlu da o babalardandır… 

Ve sevgili eşi, hayat arkadaşı, yoldaşı, en sevdiği, en çok sevildiği ve okuduğumda gözlerimi dolduran , 

Necip Hablemitoğlu’nun hayattan ayrılışından on bir yıl sonra O’na yazdığı mektup… 

Sadece ilk girişini paylaşacağım ,( ‘’ İmza: Karın’’ kitabı, Destek yayınları, 2013, s: 303/ 305 ) 

 ” Canım Necip 

Sana böyle seslenirken, hiç tuhaf hissetmedim, sen gittiğinden beri ben seninle böyle konuşup duruyorum içimden. İnsanın yaşamını değiştiren anların önceden tahmin edilmemesi iyi midir kötü müdür hala bilmiyorum. Kızlarımız ve benim için dünyanın ikiye bölündüğü o gün öyle sıradandı ki. Eminim senin için de öyleydi. Ne fırtına öncesi sessizlik, ne sevinç ne de bir iç sıkıntısı her günkü gibi bir gündü işte. Ve sen birden gidiverdin, üstelik hiç istemeden. “

Eşine aşık, kızlarının babası, sevgiliye seslenişin en duygulu halidir bu mektup.  

‘’ Yaşam yoldaşım’’ der, Şengül hanım, alırlar yaşam yoldaşını kahpe pusular, kahpe kurşunlar ile. Sadece doğruları gördüğü, haksızlıklara sessiz kalmadığı, yalanı, yanlışı haykırdığı için durdururlar kalemini kalbini ,sol gözünden giren lanet kurşun ile. 

Gri’dir artık hayat… 

Son günleri, son saatleri, son dakikaları iç acıtır. Evde bekleyen eşi ve sevgili kızlarına vedası böyle olmamalı dediğimiz yarım kalmış bir hayattır Hablemitoğlu. 

Ve sevgili eşi Şengül  hanım’ın hoşgörüsüne sığınarak bir mektupta ben yazmak istiyorum… 

‘’Sevgili Hablemitoğlu, çok özlüyoruz, çok arıyoruz, aileniz gibi değil belki ama, ailemizin bir bireyi, örnek aldığımız, sağlam bir karakter, imrendiğimiz bir sağlam kalemdiniz. Sizi şahsen tanımayadık ve bunun büyük bir şanssızlık olduğunu düşündük… 

Keşke, keşke bizimle kalabilmenizi sağlayabilseydik, keşke sizin yazdıklarınızı, sizin yapmak istediğiniz , bu gün kötülüğü ortaya  çıkmış, kanıtlanmış çabalarınızın değerini anlatabilseydik. Bizler aslında her şeye rağmen şanslıyız, en azından sizin katıldığınız programları izlemek, anlamak, ve her daim hatırlamak şansına nail olduk, çok şey öğrendik sizden. Bir yazarın, bir gazetecinin hayatınıza mal olsa dahi onurlu duruşunu, memleket sevgisinin ölümü göze olan bir yüreğin nasıl ayakta kalabildiğini, ve tabi ki devleti yönetenlerin aczine şahit olduk. 

Sevgili eşinizin, kızlarınızı koruma içgüdüsü ile konuşamamasının derin üzüntüsünü gördük, fakat bilmelisiniz ki çok hakiki bir kadın, mükemmel bir anne nasıl olunur onu da öğrendik. 

Sevgili Hablemitoğlu, iyi ki vardınız, iyi ki tanıdık sizi, bizlere bıraktıklarınız o kadar kıymetli ki, çok şey öğrendik, hayata veda edişiniz hariç, öğrettikleriniz için, memleket sevgisi ile yapılması gerekenleri korkmadan yapabilmenin yürekli duruşunu, doğruluğun kıymetini, kalemizin gerçekleri ve memleketin menfaatlerini yazdığınızda, siz hayattan ayrılsanız dahi sizi yaşattığını… 

Herdaim, en derin saygı, sevgi, minnet ve özlemle…’’ 

İsmi gibi yaşayıp, isminin hakkı ile SOYLU bir hayat sürmüş sevgili NECİP HABLEMİTOĞLU’na  en derin saygılarımla.. 

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Üstün insan, özgün gazeteci – yazar ve büyük vatansever Necip HABLETİMOĞLU’na sonsuz rahmet ve hasret, sevgili eşi bayan Şengül’e ve çok değerli kızlarına sabır ve metanet duyguları ve dilekleriyle, sayın Ayşe Uçar’a ise teşekkürlerle.

BİR YORUM YAZ