Alexa
DOLAR 7,8237
EURO 9,1891
ALTIN 476,836
BIST 1123,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28°C
Az Bulutlu

Çelişki | Şahin Mengü

Çelişki | Şahin Mengü
16.09.2017 - 0:15
A+
A-

 

Şahin Mengü | Köşe Yazıları

Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da partisinin katılım töreninde yaptığı konuşmada“ …Türkiye Cumhuriyeti’nde Bakanlık yapmış birisinin Amerika’da yolsuzluk davasından yargılanmasını, ben içime sindiremiyorum. Bizim mahkemelerimiz yok mu, bizde adalet yok mu bizde hak-huk yok mu? Hepsi var….” Demiş.

Bu muhteşem bir çelişki, ayrıca da yanlış, Çelişkili çünkü;

Kılıçdaroğlu Bu ülkede “Adalet” yok diye haklı olarak yürümüştü. Aslında yürüyüşün yönü  yanlıştı ama teması doğruydu. Türkiye’de adalet,  AKP’nin yaptığı yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran düzenlemelerle büyük yara aldı ve artık kalmadı Onun için yürüyüş yapılacaksa Ankara’dan İstanbul’a doğru değil, İstanbul’dan Ankara’ya doğru yapılmalıydı. Zira bu ülkenin başkenti, yani hükümet merkezi Ankara’dır,yasal düzenlemelerin yapıldığı   yer Ankara’dır.

Şimdi kalkıp bunun tam aksini söyleyerek, hak, hukuk adalet var demek  büyük bir çelişki değil mi? Aynen isim vererek Cumhuriyet Halk Partisine saygısızca, fütursuzca  saldıran Danıştay Başkanı’nın adli yıl açılışında elinin sıkılması gibi.

Kılıçdaroğlu hanımın elini sıkıyor, partinin grup başkan vekili de, hamaset yaparak “Yüreğin yetiyorsa cübbeni çıkart siyasete gir diyor”

Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun söyleminin  içeriği  de yanlış.

Türkiye’nin eski bakanı Türkiye’de yolsuzluk yaptığı, rüşvet aldığı için Amerika’da yargılanmıyor. Yargılanma sebebi, Amerika’nın İran’a uyguladığı ekonomik ambargonun, Amerikan yasaları açısından, yasa dışı yollardan delinmesine yardım etmek, kara para aklamak ve  bankacılık sistemini zarara uğratmak iddiasıdır. Zamanın da Türkiye’de yargılanıp mahkum olmuş olsaydı bile Amerika’da gene yargılanacaktı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı bu fahiş hatayı yapma hakkına sahip değildir. Eski bakan, doğru yanlış, Amerikan yasaları ihlal edildiği için yargılanıyor.

Hatırlanacağı üzere Mavi Marmara olayından sonra, uluslararası sularda  Türk teknesi Mavi Marmara’ya, Filistin’e yönelik İsrail ambargosunu deleceği gerekçesiyle saldıran, insanlarımızı öldüren İsrail askeri harekatı nedeniyle Türkiye, kendi insanlarına saldırıldığı  ve Türk yasaları çiğnendiği için, İsrail Genelkurmay başkanı aleyhine Türkiye’de dava açmıştı. Ülkeler kendi kanunları çiğnendiği zaman kim ve nerede olduğuna bakmaksızın dava açabilirler.

Anlaşılıyor ki, danışmanları kendisine yanlış ve eksik bilgi sunuyorlar.

Ayrıca, Türkiye’de dağıtılan rüşvet Amerikalıları hiç rahatsız etmez, bilakis toplumda çürümeye neden olacağı için bundan memnun bile olurlar.

Amerika’nın eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger  “Biz kendi ülkemizdeki hainleri öldürürüz, başka ülkelerin hainlerinin de sırtını sıvazlarız” demişti.

Bu nedenle bir Türk Bakanı’nın Türkiye’de rüşvet alması, Amerika Birleşik Devletlerini hiç ilgilendirmez. O bizleri, bu ülkenin insanlarını ilgilendirir.

Eski Bakanın Amerika da yargılanma sebebi, Zarrap, Zamanın Başbakanının“hayır sever bir insan”  diye tanımladığı, hani bazı başka eski bakanların da önüne yattığı adamın Türkiye’de  dağıttığı rüşvetler değil.

O rüşvetler sayesinde Amerika’nın İran’a uyguladığı ambargonun delinmesidir.

O nedenle aslında Kılıçdaroğlu’nun zamanında yapması gereken; bu Ambargo Kararı alındığı zaman Türkiye’nin Ana muhalefet partisinin Genel Başkanı olarak, bu ambargo kararı Birleşmiş Milletlerin aldığı bir ambargo kararı değildir deyip, Bülent Ecevit’in afyon dikim yasağına karşı yaptığı gibi, burası bağımsız bir ülke sizin aldığınız ambargo kararı bizi ilgilendirmez, İran ile ticari ilişkiler bizim için hayatidir, onun için bu karara uyulmaması gerekir demesi lazımdı

Bu ülkede adalet yok diye yürüyüş yaptıktan sonra, bu ülkede, adalet  var demek kendinle çelişmektir.

CHP’liler, AKP’liler gibi böyle çelişkilere alışık değillerdir. Ne İnönü’de, ne Ecevit’te ve ne de Baykal’da böyle çelişkilere rastlayamazsınız.

Bir kısım aklı evvel “şimdi sırası mı”  bir kısmı da “burada yazacağınıza Genel Merkez yöneticilerine söyleseydiniz” diyeceklerdir. Ben bu çelişkiyi duyar duymaz partinin iki numarasına 10 Eylül tarihinde ” (şahsın İsmi)…… Adalet yürüyüşü yaptıktan sonra, bu ülke de hak, hukuk, ADALET var demek büyük çelişki, kendisini ikaz eder misiniz” diye mesaj attım.  Bana bir dönüş olmadığı gibi konuşma bir şekilde düzeltilmedi de.

Şahin Mengü’nün yeni yazılarını her salı ve cumartesi “Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf” Medya Siyasette okuyabilirsiniz.

 

Şahin Mengü

Şahin Mengü

Siyasetçi, avukat. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Serbest avukatlık, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği ve Türk Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 23. Dönem CHP Manisa milletvekili.
Şahin Mengü Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.