Alexa
DOLAR 7,7339
EURO 9,0682
ALTIN 470,157
BIST 1145,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28°C
Az Bulutlu

CHP Köklerine Dönmek Zorundadır

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında sınıf ayrımı yapmadan, ama öncelikle de“kimsesizlerin kimsesi” olunacağı da halka  anlatılmalıdır.

Türkiye’de yaygın olarak konuşulan, muhalefetin gündemi belirleyemediğidir. Bu nedenle de Recep Tayyip Erdoğan’a alternatif arayışları da yine AKP içinden olduğu ve bu ismin de eski Çankaya Noteri Abdullah Gül olacağı söyleniyor. Türkiye artık bu kısır döngüyü kırmak zorundadır.

Eğer demokrasinin vaz geçilmez unsuru sayılan siyasi partiler bu kısır döngüyü kırıp, Recep Tayyip Erdoğan’a bir alternatif yaratamazlar ise başkaları da Abdullah Gül’de olduğu gibi kendi kafalarına göre alternatif arayışlarına girerler.

Tayyip Erdoğan’ın 17 yıldır bu ülkeyi yönetiyor olmasının sebepleri, bugün yeni kurulan İYİ partinin doldurmaya çalıştığı merkez sağdaki uzun süreli boşluk ve ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisinin köklerinden koparılması, iç ve dış politika da gündem yaratacak, halka dokunacak şeyler söyleyememesi, AKP’nin gündeminin peşinden sürüklenmesidir.

Ekonominin dibe vurduğu, çevremizde ve dünya da tek iyi ilişkimiz olan  devletin kalmadığı bir dönemde, ana muhalefet partisi geniş halk kitlelerinde heyecan yaratacak  bir şey söyleyememektedir.

Heyecan yaratacak bir şeyler söyleyememenin yanında,“Atatürk’e kefere” demek saygısızlığını gösteren bir Atatürk düşmanından, ya da Amerikalıların “TR 705” diye kod numarası verdiği PKK’nın avukatı tiplerden medet umarak oylarını arttırmaya çalışması nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan’a alternatif olamamaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi toplumun bütün kesimlerini kucaklamak istiyorsa Laikliği, Halkçılığı, Devrimciliği, ırk temeline dayanmayan Milliyetçiliğini, devletçiliğini ve cumhuriyetçiliğini artık ön plana çıkartarak köklerine dönmek zorundadır.

“Köylü milletin efendisidir” sözünün gereğini yerine getirmek için tarıma gereken önemi vereceğini, bu nedenle çiftçiyi korumaya alacağını şimdiden ilan etmelidir.

Daha 1926 yılında, yani ülke harpten çıkmış, aydınını, genç nesillerini savaş meydanlarında yitirmesi nedeniyle, üretim gücünden çok şeyler kaybettiği bir dönemde bile Cumhuriyet Halk Partisi çıkarttığı 752 sayılı yasa ile çiftçisinin tarımda kullandığı tüm girdiler üstündeki vergi yükünü kaldıran bir siyasi parti olmasına rağmen, bugün çiftçisine, işçisine, memuruna, tüccarına, sanayicisine umut veremeyen bir siyasi parti durumundadır..

Cumhuriyetin, milletin alın teriyle beş kuruş kimseden borç almadan yarattığı değerleri yani kamu mallarını satanlardan hesap soracağını ve bu değerleri tekrar geri alacağını tüm Türk halkına söz vermelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi:

Çıkıp bugünden halka iktidara gelindiği zaman dar ve sabit gelirlinin üstündeki vergi yükünü nasıl hafifleteceğini anlatmalıdır.

Tarım girdilerinin üstündeki vergi yükünü azaltıp,   köylerini terk ederek büyük kent varoşlarında ucuz emek olarak sürünen genç nüfusu tekrar tarıma nasıl kazandıracağını anlatmalıdır.

Türk sanayisini ve sanayicisini vahşi kapitalizmin etkilerinden nasıl koruyacağını anlatmalıdır.

İşçinin  batıdaki gibi kuşaklar boyu sömürülmeden; tam tersine sosyal haklarını savaşmadan, kan dökmeden nasıl elde edeceğini anlatmalıdır.

Enflasyonist siyasalar sonucu  kalkınmanın yükünü halk kitlelerinin sırtına bindirmeden ve Türk parasının değerinin korunması için nelerin yapılacağı halka anlatmalıdır.

Ekonomik gelişmenin ön koşulu olan huzur, güvenlik ve şiddetin ulaşamayacağı bir düzenin nasıl sağlanacağını halka anlatılmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak dış politikada Yurt da sulh Cihan da sulh ilkesini hayata geçirmek için nasıl bir dış politika  uygulayacağını halka anlatmalıdır.

Batının değerlerini sahiplenmenin,batı bloğu içinde kalmanın, batılı emperyalistlerin peşine takılmak anlamına gelmediğini, dış politikada ne ezeli aşk ne de ezeli kin olmadığını, ama asıl olan Türkiye’nin ulusal menfaatleri olduğunu anlatmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında sınıf ayrımı yapmadan, ama öncelikle de“kimsesizlerin kimsesi” olunacağı da halka  anlatılmalıdır.

Bunu yapmak içinde, artık dünya da modası geçmiş  ve  de emperyalizme hizmet eden ideolojilere sığınmak büyük yanlış olmuştur ve olacaktır,

Altı Oku parti felsefesi haline getiren, bu partinin kurucu babası deha, o tarihte de var olan hiçbir ideolojiyi bu partiyi tarif etmek için kullanmamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında,  hırsızlardan bağımsız yargı önünde hesap soracağı konusunda  şimdiden Türk halkına söz verilmelidir.

Şahin Mengü

Şahin Mengü

Siyasetçi, avukat. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Serbest avukatlık, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği ve Türk Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 23. Dönem CHP Manisa milletvekili.
Şahin Mengü Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. Semih Veran dedi ki:

    Bu dedikleriniz Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi oldukça olmaz Şahin bey