Alexa
Medya Siyaset

CHP Milletvekili Aytun Çıray’dan çarpıcı açıklamalar

15 Temmuz sonuçları her ne olursa olsun Türkiye’nin kaybedeceği şekilde planlanmış dinbaz bir işgal girişimidir.

CHP Milletvekili Aytun Çıray’dan çarpıcı açıklamalar

Medya Siyaset Özel | Murat Selam

15 Temmuz darbe girişiminin ardından  bir yıl geçmesine rağmen Türkiye’de baş döndürücü hızda gelişmeler yaşanıyor.

OHAL ilanı ve FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle medyadan üniversitelere siyasetçilerden sade vatandaşa ve pek çok alana uzanan tutuklamalar, diğer yandan ekonomik sorunlar ve hayatımızı alt üst eden terör belası,sonuçları uzun süre tartışılacak anayasa referandumu ve son olarak dünyada bile örneği olmayan ülkenin ana muhalefet partisi liderinin herkes için Adalet diyerek yollara düşmesi.

Bende  bu yoğun gündemi yorumlaması için  CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’a başvurdum ve aklıma takılan soruları birer birer sordum. Çıray, sorularımı şöyle yanıtladı:

Merkez Sağdan CHP ye katıldınız, bu değişim sizin için zor oldu mu, düne göre bugüne bakınca  sağ-sol kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?..Merkez sağ siyaset ile sol siyasetin Türk seçmenine ulaşmak veya dokunmak anlamında bir fark var mı ?

Bütün ana akım siyasi partiler Atatürk’ün kurduğu CHP içinden doğmuştur. Doğal olarak demokrasimiz geliştikçe ekonomik ve sosyal çözümlerde ayrışma olmuştur, üstelik demokrasi tecrübesi çok az olan partiler arasında sert çekişmeler de ortaya çıkmıştır ancak; o dönemleri bugünlerden ayıran ana parametreler çok farklıydı.

Demokrat Parti ve içinden doğduğu CHP’nin ortak değerleri vardı.

Neydi onlar?

Atatürk ilke ve devrimleriydi. Kurucu değerlerdi. İlimdi. İşte ben bu değerlerin savunulması için CHP’de siyaset yapıyorum. Benim geleneğim komplolarla ve o geleneğe uzak yöneticiler tarafından tasfiye edilmeseydi, Türkiye bugün içinden geçtiğimiz çöküşü yaşamazdı.

Kenan Evren CHP ve AP’yi kapatarak bu ülkenin belini kırdı. Ona bu yüzden hayır dua etmiyorum. 12 Eylül darbesini yapmak yerine, 13 Eylül’de durdurduğu kanı 11 Eylül’de durdursaydı Türkiye ikili, AP-CHP parti sistemi ile istikrarlı bir demokrasiye geçecekti. Türkiye’nin en uzun etkili darbesi 12 Eylül’dür ve içinden geçtiğimiz süreç onun devamıdır. Şimdi durum farklı. Şimdi kurucu değerlerin yanında olanlarla olmayanların siyasi mücadelesi var.

Siyasette Merkez Sağ onu temsil eden liderleri nedeni ile çoğu zaman halka daha çok ulaşabilmiştir. Bunda 27 Mayıs’ın CHP’ye verdiği zararın da rolü büyük. Ama Merkez Sağ’ın şansı 2. Dünya savaşının yokluklarından sonra iktidara gelmesi ve devamında da Süleyman Demirel gibi pragmatik, yatırımcı, kalkınmacı bir lidere sahip olmasıydı. Bugün sağ ve solu bir yana bırakıp önce demokrat, kalkınmacı ve çağdaşlaşma yanlısı bir siyaseti iktidar yapmanın peşinde koşmalıyız.

Sayın Kılıçdaroğlu önderliğinde başlayan Adalet Yürüyüşü, 25 gün sürdü. Yaklaşık yedi yüz  bin adım atıldı. Yağmura çamura aşırı sıcağa rağmen ciddi bir olumsuzluk yaşanmadan milyonlarca insanın katıldığı bir mitingle sona erdi. Öncelikle bu yürüyüşle başlayalım. İktidardan ve iktidar kadar sesli olmasa da bu yürüyüşün tamamlanamayacağı ve kabak tadı verdi gibi cümlelerle dillendirildi. Siz biteceğine inanıyor muydunuz? Bu yürüyüş amacına ulaştı mı? Bundan sonraki süreçte Adalet hak ettiği noktaya gelir mi?

Sayın Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde ve hatta tek kişilik inisyatifiyle başarılan ”adalet” yürüyüşü dediğiniz gibi Maltepe’de muazzam bir mitingle final yaptı.

Bu yürüyüşteki nizam ve intizam milletimizin demokrasiyi içine sindirmede iktidarın temsilcisi olan siyasileri fersah fersah aştığını gösterdi.

Anketlere göre AKP’li seçmenlerin de önemli oranda adalet aradığını ortaya koydu. Ben meydanı gezdim orada büyük çoğunluğu CHP’li olsa da bir çok DYP ve ANAP’lıya rastladım. Yol boyunca ülkücü selâmı ile teşvik edildik. Çünkü adalet klâsik deyimi ile herkese lâzım.

Ancak adalet’i bir kere elden çıkardınız mı elde etmeniz kolay olmaz. Adalet arayışı buluncaya kadar devam eder. Çünkü çağlar boyunca hep öyle olagelmiştir.

15 Temmuz sizce bu bir darbe miydi yoksa iktidarın kontrolünde bir hareket miydi? Bu konuda çok tartışmalar var…

15 Temmuz sonuçları her ne olursa olsun Türkiye’nin kaybedeceği şekilde plânlanmış dinbaz bir işgal girişimidir.

Sonuçlarından fırsat çıkarılmıştır. 15 Temmuz günü ve 16 Temmuz günü aydınlanmadıkça her türlü spekülâsyona açıktır.

Saklanacak bir şey yoksa neden Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı Komisyon’a gönderilmemiştir?

Neden hain kalkışmacıları, “aman dikkat edin devlet sizi takip ediyor, bak yakalanacaksınız” diye uyandırmaya çalışan şahıslar ellerini kollarını sallayarak geziniyorlar?

Adil Öksüz muamması nedir, neden karartılıyor? Bunlar cevaplandırılmak zorunda.

TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyesiydiniz.Yaptığınız bir açıklamada ” bu komisyon bir işe yaramak zorundadır; yarayacaktır. Aksini kimse aklının ucundan geçirmemeli.” dediniz. Komisyon amacına ulaştı mı, işe yaradı mı?

Komisyon işe yaradı ama amacına ulaşmadı.

Amacına ulaşması engellendi. Başına en hafifinden Feto sempatizanı olan biri getirildiği gün yaralandı.

Bu Komisyon milletin beklediği gibi çalışsaydı sözde Başkanlık Anayasa’sı en az %60 ile reddedilirdi.

 

CHP Komisyondan tepki olarak çekilseydi daha mı iyi olurdu diye hiç düşündünüz mü?

Siyasette zemin buldunuz mu kullanacaksınız.

Çekilseydik üç gün haber olur, AKP elindeki medya makinesi ile bizi sahadan kaçmakla suçlar ve hatta haklı konuma düşerdi.

O zaman ilk bir buçuk ayda devletin arşivlerine geçen AKP-Cemaat ortak menzile yürüyüşü kayıtlara geçmezdi. Eksiğiyle gediğiyle konuyu aylardır gündemde tuttuğumuz gibi milletin bakış açısını aydınlattık.

FETÖ ile mücadele konusunda neler söyleyeceksiniz?

FETÖ ve benzeri terör örgütleri için tek bir ilâç var: Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet. Demokrasi, lâiklik ve hukukun üstünlüğü. Adalet yoksa devlet yoktur. İktidar içinde olduğu için görmüyor hâlâ…

Devlet çatısı çöküyor ve ilk altında kalacak olan onlar olacak. Yargısına, ordusuna, polisine, siyasetçisine güven birmiş bir ülke üç-beş yılda derin krizlere düşer.

Dinbaz rejimler kanlı kurulur, kanlı yıkılır. FETÖ bunu yapmak istedi.

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener yeni bir siyasi parti kuracağını açıkladı. Adalet Yürüyüşü’ne katılmadı ama destek mesajları verdi. Kurulacak partinin Siyasi Hayatımıza ne gibi etkisi olacak. AKP İktidarının zayıflamasına yol açar mı?

Merhum Süleyman Demirel’in bilinen sözüyle cevap vereyim: Doğmamış çocuğa don biçilmez.

TBMM İç tüzüğün değiştirilmesi gündemde. Siz incelediniz mi ya da size bu konuda gelen bir bilgi var mı? TBMM Başkanı sizin ve HDP’nin parti grubuna çağrıda bulunarak “Fikirleri varsa gelip söylesinler destek olsun” dedi. Ne diyeceksiniz?

Olay çok basit. Başarılırsa 2019 sonrasının işlevsiz meclisi hazırlanıyor. Ama başaramayacaklar. 2019’da kaybetmeleri mukadder. Çünkü 2017 referandumunu da kaybetmişlerdi. Seçim hilelerini engelledik, bu defa tam kanunsuzluk yaptılar. Buraya kadar. Kedi her zaman değil, artık hiçbir zaman balığı yiyemeyecek.

 

Portre / Aytun Çıray

1 Ocak 1957’de İzmir Bayındır’da doğdu. Baba adı Muharrem Remzi, anne adı Kıymet’tir.

Uzman Tıp Doktoru; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. İç Hastalıkları Dalında uzmanlığını aldı.

Başhekimlik görevinde bulundu. Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığına atandı. Başbakan Danışmanlığı görevini yürüttü. PETKİM, ERDEMİR ve İSDEMİR’in yönetimlerinde görev aldı. Dünya Bankası 2. Sağlık Projesi İkraz Anlaşması Müzakerelerinde Türkiye adına Başkanlık görevi üstlendi. Birçok gazetede köşe yazarlığı yaptı. Çok sayıda yayımlanmış makalesi ve Kaybedilmiş Zamanlar Ülkesi, Kürt Sorunu Değil Irkçı Terör ve İzmir Medeniyeti Yükselirken adlı 3 kitabı bulunmaktadır.

24.Dönemde İzmir Milletvekili seçildi. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda görev aldı.

Fransızca bilen Çıray, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Uyarı/Bilgilendirme : Söyleşinin tamamı yada bir kısmı Medya Siyaset kaynak gösterilmeden ve ilgili link verilmeden yayınlanamaz.

Medya Siyaset
Murat Selamoğlu

Murat Selamoğlu

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Gazeteci yamağı.Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ