Alexa
DOLAR 7,8757
EURO 9,316
ALTIN 483,316
BIST 1210,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 25°C
Parçalı Bulutlu

Çığlık

Çığlık
08.05.2020 - 22:00
A+
A-

Gün geçmiyor ki yeni bir çığlıkla buluşmayalım.Yeni bir doğa katliamıyla karşılaşmayalım ve yüreğimiz isyanla ateşlenmesin.

Biz evdeyken yurdumuzun o cennet köşeleri bakın nasıl yağmalanıyor, talan ediliyor? Krizin fırsata dönüştürülmesi anlayışının doğa boyutunda bakın neler yaşanıyor?

Bu hafta yurdumuzun cennet köşelerinden biri olan Fethiye’den yükseldi çığlık!O çığlığın sebebi; Fethiye’nin doğal ve tarihi sit alanlarından olan Ölüdeniz-Kayaköy bölgesinde 6 adet “Sondaj Yöntemi İle Jeotermal Kaynak Arama Faaliyeti”  ne izin ve ruhsat verilmesiydi.

Bu durum çevrecileri isyan ettirdi. Fethiye halkını ayağa kaldırdı. Sivil Toplum Kuruluşları seslerini duyurabilmek için el ele verdi.Fethiye Belediyesi Kent Konseyini topladı kamuoyunu bilgilendirdi.

Biz evdeyken, Korenavirüs salgınının ülkemizde ilk görüldüğünün kabul edildiği ve ölümlerin başladığı günlerde 16 Mart 2020 tarihinde“Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte “ te değişiklik yapıldı. Değişikliklesit alanları entegre tesislere, turizme ve madenciliğe açıldı.

26 Mart 2020’de Kanal İstanbul projesi öncesi iki köprünün taşınmasıyla ilgili ihale yapıldı.

Biz evdeyken, birinci derece koruma ve sit alanı olma özelliği taşıyan Salda Gölü’neMillet Bahçesi yapmak amacıyla iş makineleriyle girildi.Bölgenin özel kumarı taşındı yol ve otopark alanları serildi. Yani Salda Gölü kelleştirildi, yara aldı. Tepkiler üzerine faaliyetler durduruldu.Ancak, olayıönlemek için kamuoyuna duyuran Burdur Yeşilova belediye başkanı Mümtaz Şenel ve eşi evindesilahlı saldırıya uğradı.

Biz evdeyken,  halkın itiraz ettiği Hidroelektrik Santral (HES) projelerine hız kazandırıldı.Maden arama alanları genişletildi. Yeni maden arama ihaleleri yapıldı veruhsatlar verildi.

Biz evdeyken, Adana’dan 9, Artvin’den 1, Bolu’dan 3, Erzurum’dan 7. toplamda 14 Bin Dönümlük alan, ‘Yayla Alanı’ olmaktan çıkarıldı.

Biz evdeyken, Hasankeyf sular altında kaldı.

Ülkenin dört bir yanında devam eden benzer uygulamalar mevcut. Burada hepsini sayabilmem mümkün değil, ancak Ekoloji Birliğinin 54 maddeden oluşan raporunu (https://ekolojibirligi.org/)sayfasında bulabilirsiniz.

Düşünmemek elde değil, Korenavirüs sebebiyle insanları evlerde tutabileceklerini görenler yarın bunu başka şeyler için nasıl kullanırlar, kim bilir?

Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy’de verilen 6 adet Jeotermal Sondajkuyusu açılması faaliyetlerine gelen tepkiler üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onay vermediği öğrenildi.

Bu sevindiricidir. Ancak nedir bu sürekli tekrarlananlar, bir strateji mi? Yine, bize eşeğimizikaybettirip sonra buldurtupsevindirdiler…Umarım bir müddet sonra bu durum yeniden ısıtılıp, gündeme getirilmez.

Bu acı tablo, bilgisizliğin, aç gözlülüğün, kıskançlığın ve özyönetim eksikliğinin bir ürünüdür. Bu acı tablo aslında eğitimsizliğin bir ürünüdür.

Korenavirüs salgınıyla dünya zor günler yaşarken doğaya yapılan müdahalelerle oluşturulan ekolojiktahribatlar geleceğimizi karartmaktadır. Doğanın çığlığı her geçen gün büyümektedir. Bu çığlık doğa ile birlikte ona ait olan her bir zerrenin çığlığıdır. Dolayısıylabu çığlık insanlığının geleceğinin çığlığıdır. Lütfen bu çığlığa kulaklarımızı tıkamayalım…

Modern kapitalizmin insanı getirdiği yer işte burasıdır. Onun tek derdi daha çok şeye sahip olmaktır.Onun içinyitip gidenlerin hiçbir önemi yoktur. Tıpkı kanser hücreleri gibi! Kanser hücrelerini bilirsiniz konuşlandıkları bedenden beslenirler. Bu beslenme zamanla öyle bir hal alır ki beden tamamen kurutur. Sonunda beden ölür, elbette kanser hücreleri de…

48 yıl önce tarihimizde acı bir olay yaşandı. Bağımsızlık sevdalısı,  antiemperyalist üç genç; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edildi.Onlar kimseyi öldürmedi, kimseye zarar vermedi.Onlar sadece ülkelerini çoksevdi.

Ne demişti Deniz: “Benden değil Mustafa Kemal’in sizlere bırakmış olduğu mirası yok etmek isteyenlerden korkun.”

Bunu yaşadık, yaşıyoruz! Örneğin ülkemizde 5 Nisan 1925 tarihlikanunla kurulmaya başlanan şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sonrasında binlerce işçi issiz kaldı, şeker pancarı üretimi azaldı. Dahası nişastabazlışekerüretimi hızlandı.

Ve Biz evdeyken bir şey daha oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 22 Nisan 2020 günü Yatırım teşviki verilen şirketleri resmi gazetede açıkladı. Toplamda yatırım ve teşvikten yararlanacak şirketlerin sayısı671’di ve bunlarınarasında Cargill’de vardı.

Bu uygulama ile Cargill’ eyüzde 70 vergi indirimi uygulanacak, KDV ve gümrük vergisinden istisna tutulacak, şirketin yatırımlarına da devlet desteği sunulacaktı.

Peki, kimdi bu Cargill şirketi ve ne iş yapardı?

Ülkemizde şeker fabrikalarının satılması öncesinde şeker pancarı üretimi kotalarla sınırlanırken, nişasta bazlı şeker üretimi devreye sokulmuştu.İşte Cargill nişasta bazlı şeker üreten ABD merkezli bir şirkettir.Şimdi bu uygulamanın ‘yerli ve milli mi?’olup olmadığını sormak lazım.

Tablo iç karartıcı ancak biz umudu karartmayalım, gelin büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Kapitalizmi alt edecek düşüncecine bakalım!

“Eğer devamlı barış isteniyorsa insan kitlelerinin durumlarını iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın tümünün gönenci, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.”

Dikkat ettiniz mi bu gün ülkemizde ne çok Mustafa, ne çok Kemal ve ne çok Deniz ismi var.

Bu millet vefalıdır, doğruyu, iyiyi bilir ve unutmaz.  İnanın iyi eğitilmiş insanlarla tarlalarımız yeniden yeşerecek, ülke kaynakları etkin ve verimli kullanılacak, açlık ve baskının yerini, insanlığın gönenci alacak ve biz o gün ‘Özgürlük Bayramı’nı hep birlikte kutlayacağız.

Sağlıkla kalın.

ETİKETLER:
Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
Hatice Topçu Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. Ali dedi ki:

    Karaköy değil Kayaköy olacak doğrusu

  2. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Tabii ki DİKKAT ETTİK sevgili Hatice. Çok haklısın. BU GÜN ÜLKEMİZDE milyonlarca MUSTAFA, KEMAL, DENİZ İSMİ VAR. Hepsi de kurtuluşa dek ve kurtuluştan sonra da sağolsunlar varolsunlar, sağolacaklar varolacaklar ve BİZ EVDEYKEN YURDUMUZU YAĞMALAYANLARDAN o ulu ve kutsal hesabı er veya geö ama mutlaka soracak ve sorgulayacaklar. Onlarla birlikte sen de sağol varol.