Alexa
Medya Siyaset

Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa

Ben Peygamberimin Mezarını Bunlara Bırakmam !

Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed, dün paylaştığı bir tweet  ile edepsizlik sınırını aştı.
Söz konusu tweet’in içinde Fahrettin Paşa için ‘’hırsız’’ ifadesi kullanılmıştı. İhanet ve hainliğin genlerine işlediği bu çöl bedevisinin hırsız diye itham ettiği Fahrettin Paşa’nın yürekleri yakan hikayesini hep birlikte hatırlayalım…

Fahrettin Paşa ( Ruhu Şad Olsun )

1918 yılının son çeyreğine gelindiği vakit, Osmanlı İmparatorluğu savaşı kaybetmiş durumdaydı. Birbiri ardına gelen yenilgi haberleri, kaçınılmaz sonun habercisiydi.  Senelerdir uğruna binlerce evladımızı toprağa verdiğimiz kutsal topraklar düşmek üzere, İngilizler bölgede bulunan ordularımızı dağıtmak üzereydi. Kardeş bildiğimiz, sağlıkları için yardımına koştuğumuz Araplar , İngilizler ile birlikte geri çekilen ordularımızı soyuyor, yağmalıyordu. Cemal Paşa çekilirken askerlere altınları yutmalarını emretti diye uydurulan yalan yüzünden, binlerce Mehmetçiğin karınları hançerle yarıldı. Din kardeşlerimiz bizi sırtımızdan vurmuştu. Şimdi onların aklayıcısı sözde tarihçiler, bu gerçekleri gizleyerek ümmetçilik adı altında, atalarımıza yapılan bu zulmü genç nesillerden gizlemeye çalışıyorlar. Lakin her mecrada olduğu gibi, tarihi hakikat konusunda da onlara geçit vermeyeceğiz. Biz atalarımızın çektiği her acıyı anlatmaya devam edeceğiz. Geçen hafta yazdığım Anadolu’da Yunan Zulmü yazımda, nasıl Yunan mezalimini anlattıysam, din kardeşi safsatasına girmeden Arapların bu büyük ihanetini de anlatmak boynumun borcudur.

Fahrettin Paşa Medine’nin düşeceğini önceden görmüştü

30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes antlaşması uyarınca, tüm ordularımızın silah bırakması gerekiyordu. Yüreği vatan sevgisi ile dolu hiçbir yiğit bu emri dinlemedi. Mustafa Kemal Paşa, İskenderun’a çıkacak İngiliz birliklerine direneceğini bildirdi, silahlarını teslim etmedi. Apar topar İstanbul’a çağırıldı, vazifeden el çektirildi. Kazım Karabekir Paşa, Bakü dönüşü bulduğu hafif Japon toplarını Trabzon ambarlarına saklayarak, Kurtuluş Savaşında hayat kurtarıcı bir hamle atmış oldu.
Fahrettin Paşa bu sırada Medine Hicaz Kuvve-i Seferiyesi ( Medine Garnizonu) komutanlığında bulunuyordu. Peygamber Efendimizin mezarı ( Ravza-i Mutahhara ) Medine kentindeydi .Fahrettin Paşa buranın Vehhabi ve İngiliz kontrolüne girmesine razı değildi. Kuşatma iki yıl boyunca sürmüştü.  Erzakları bittiği zaman, Fahrettin Paşa çaresizlik içinde şu emri yayınladı ‘’ EVLATLARIM ÇEKİRGELERİ TAVADA PİŞİRİP YİYİN… BEN DE YEDİM…’’

Fahrettin Paşa Medine’nin düşeceğini önceden görmüş olmalı ki, burada bulunan kutsal emanetleri, padişahların kutsal topraklar için yaptırdığı levhaları, kıymetli eşyaları trenler ile İstanbul’a göndermişti. İslam’ın emanetleri, İslam’ın kılıcı Türklerde olmalıydı.

Mondros antlaşması imzalanmıştı, lakin Fahrettin Paşa devletin teslim olmasına rağmen direnmeye devam ediyordu. Peygamber Efendimizin mezarını da, kutsal toprakları da Vehhabi – İngiliz ittifakına terk etmek istemiyordu.

Fahrettin Paşayı teslim olmaya ikna etmek için gelen Adliye Nazırı Haydar Molla emeline ulaşamamıştı. Fahrettin Paşa kesin ve net konuşuyordu ;

‘’ BEN PEYGAMBERİMİN MEZARINI BUNLARA BIRAKMAM ! ‘’

Komutanlarını anlayamayan bir grup subay tarafından tutuklanan Fahrettin Paşa, İngilizlere teslim edilir. Önce Mısır’a gönderilen paşa, daha sonra bütün vatanperverler gibi  5 Ağustos 1919 tarihinde Malta’ya sürgün edilir. İşbirlikçi İstanbul hükümeti, Nemrut Mustafa Divan-ı Harbi’nde Fahrettin Paşayı gıyaben yargılar ve ölüm cezasına çarptırır.

2,5 yıl sürene esaret hayatı, Ankara Hükümetinin dirayetli politikası ile sona eren Fahrettin Paşa, Eylül 1921’de Türkiye’ye dönerek Milli Mücadeleye katıldı. Atatürk tarafından Güney Cephesinde direnen Türk kuvvetlerini birleştirmek üzere görevlendirildi. Ankara antlaşmasının imzalanmasından sonra Kabil Büyükelçiliğine atandı.  Bu büyük kahraman 1948 yılında bir tren seyahati sırasında kalp krizi sonucu hayata veda etti.

Arapların sırtımıza sapladığı ne ilk ne de son hançer olacaktır bu. Dikkat ediniz,  nerede namuslu, vatanperver birisi varsa tarihte de, günümüzde de düşmanı çoktur.  Kutsal topraklar uğruna kendini feda eden Fahrettin Paşa, İstanbul Hükümetince ölüm cezasına çarptırıldı. Hiçbir günahı olmayan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, İstanbul Hükümetince idam edildi. Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal ATATÜRK için idam kararı veren yine İstanbul Hükümetiydi.  Ricamdır, gözünüzü açın artık genç arkadaşlarım. Sizleri, tarih adı altında anlattıkları yalanlar ile zehirlemelerine izin vermeyin. Biz kendi tarihimizle kavga ettiğimiz sürece, medeniyet yoksunu çöl bedevileri bizim kahramanlarımıza ‘’HIRSIZ’’ demeye devam edecektir.

Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Bu derin bilimsel ve muhteşem tarihsel araştırma ve incelemenin üstün ve özgün yazarı sayın Ekin TOPÇUOĞLU’na en içten tebrikler ve çok değerli yayıncısı sevgili MEDYA SİYASET’e en candan teşekkürler sunarak büyük insan ve gerçek ulusal kahraman FAHRETTİN PAŞA’ya sonsuz rahmet, şükran ve minnet duygularıyla Gönül’den bir ithaf :

    FAHRETTİN PAŞA

    Mekke ve Medine müdafasında Fahrettin Paşa,dehasını ispat etti
    Ve Kabe’yi kuşatmış İngiliz emperyalizmine ağır darbeler indirdi.
    Ünlü casus Lawrens’in yerli ve yabancı uşaklarına kök söktürdü,
    Kabe’yi yağmaya gelen Arap ve İngiliz gansterleri deliğe süpürdü.

    Kabe’deki kutsal hazineyi canından bile çok korudu ve kolladı
    Ve bir süre sonra ulu kervanlara yükleyerek İstanbul’a yolladı.
    Fahrettin Paşa,Mustafa Kemal Paşa’nin en yakın bir dostuydu
    Ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’ nın en yiğit askerlerinden biri oldu.

    Fahrettin Paşa,utkudan sonra yine büyük Atatürk’le beraberdi.
    Ve tümTürkiye Tarihi’nin veTürk Ordusu’nun dahi bir neferiydi.
    O,1936 senesinde Hakkın rahmetine kavuşup aramızdan ayrıldı.
    Ve Atatürk’ün ve ulusun omuzları üstünde ebediyete uğurlandı.

    Gönül Pınar Atacı, 15.1.2017

BİR YORUM YAZ