Alexa
Medya Siyaset

Çözüm Yolu

Çözüm Yolu

Yaşlı adam seçim öncesi kendisine hizmet için gelen genç ve fukara kadına soruyor. Kızım seçimde hangi partiye oy vereceksin?

Genç kadın cevap veriyor: Amca ben sana bakıyorum 900,- TL alıyorum, kocam işsiz olduğu için 400,- TL alıyor, kış geldi mi kömürüm bedava, Evde yaşlı kaynanam var 350,-TL yaşlılık aylığı alıyor Erdoğan ’a oy vermeyipte kime oy vereceğim?

Bu konuşmayı duyduğumda Jean Paul Sartre’ın “ çamaşırcı kadının fikir özgürlüğüne ihtiyacı yok. “ sözü aklıma geldi.

Tayyip Erdoğan ’ın girdiği her seçimi kazanmasının sırrı burada yatıyor diye düşünmez misiniz?

Seçmen; “ tavadaki bir kuş, havadaki yüz kuştan iyidir “ diyor ve bir kuşu pişirip yedikten sonra akşama aç kalacağını maalesef düşünemiyor. Nitekim CHP asgari ücreti 1.600,- TL yapacağız dedi, ona inanmadı ve oyunu yine AKP ye verdi.

Aslında geçtiğimiz 16 yıl da yapılan; gökteki yüz kuşu besleyip çoğaltmayıp tavadaki bir kuşu yedirerek sadece günü kurtarmayı tercih etmiştir bugünkü iktidar.

Seksen yıllık Cumhuriyet birikimleri satılıp toprağa ve betona gömülmüş, yıllık elli milyar doları aşkın dış açıklarımızı kapatmak için 470 milyar dolarlık dış borç alınmış ve bugün gelinen noktada tava da bir kuş dahi kalmamış. Diğer bir deyimle AKP hükümetleri sadece seçim kazanmayı hedeflemiştir.

Türk Lirası bir ay içinde %50 değer kaybetmiş, yöneticiler hala “kriz-miriz yok, bunlar dış güçlerin provokasyonu “ türkülerini çağırmaya devam ediyorlar.

Peki, be sevgili kardeşim madem kriz yok; bir aydan beri hazırlayıp ilan ettiğin ve bizlerin de inanmasını istediğin bu Orta Vadeli Program ( OVP ) neyin nesidir? Stratejik Ortağın ABD şirketi Mckinsey’e kendini niçin denetletiyorsun? ( bu yazı Makineyle anlaşma bozulmadan önce yazılmıştır. )

Eğer ben bu işlerden birazcık anlıyorsam bu program; ekonomi sos ’una bulanmış edebi bir metinden başka bir şey değildir. Bugün açıklayacaklarını söyledikleri yeni önlemler de farklı olmayacak, çünkü seçim kaybetmekten çok korktukları için ekonomide gerçekçi olamıyorlar.

Faik Öztrak “ biz 2001 krizini altı ayda yoluna koyduk “ diyor, ben buna inanıyorum.

Adam altı ayda bitirdik demiyor ki, yoluna koyduk diyor. Bunun anlamı; hastalığın doğru teşhisini koyup süratle gerekli önlemleri aldık ve uyguladık demektir.

Türkiye bugün borçlarını ödeyemez ve yeni kredi alamaz bir duruma düşmüştür. Bu bir krizdir. Bu krizden çıkmak için önce sürdürülebilir kaynak yaratmak gerekir.

Sürekli ve sürdürülebilir kaynağın adresi ise tasarruftur. Sürdürülebilir sözcüğüne dikkatinizi çekerim. Katar’dan alınan 15 milyar dolarlık yatırım sözü veya baba mirasından kalan son Cumhuriyet değerlerini de satıp yerseniz ve bugüne kadar olduğu gibi seçim kazanmak için kullanırsanız tavadaki son kuşu da yemiş olursunuz. Dağıtacak seçim rüşvetini dahi bulamazsınız.

Bunları bilmek ve söylemek için ekonomi dâhisi olmaya gerek yoktur. Basiretli bir aile reisi veya şirket yöneticisi, evini veya şirketini nasıl yönetiyorsa, devlet yönetmek te özünde pek farklı değildir.

Ancak heyhat ..! Yöneticilerimiz hala Kanal İstanbul ve muhteşem millet bahçelerinden dem vurmaktadırlar.

Anladık planlı kalkınmayı unuttunuz ve hiç hatırlamıyorsunuz. Adına YEP dediğiniz Yeni Ekonomik Programın gelir ve gider kalemlerini inandırıcı şekilde yazıp uygulayacağınıza inandıramıyorsunuz. Eğer inandırabilse idiniz Mckinsey gibi bir tanık/denetçi aramanıza gerek kalmazdı.

Plan değil pilav istiyoruz diyen Başbakanların sizlere açtığı yollarda yürüyerek bu ülkeyi 16 yıl önceki gibi acınası durumlara düşürdünüz.

Anlıyoruz siz oy kaygısı ile vergi gelirleri arttıramazsınız, bütçe açıklarını öz kaynaklardan değil dolar üzerinden borçlanarak kapatmaya alışmışsınız, başka açık kapatma çarelerini kabullenemiyorsunuz, ama deniz bitti artık, hiç değilse onurlu bir şekilde, inanarak, gerçekleşecek tasarruf tedbirleri uygulayınız. Sanayiyi ihmal etmeyiniz, ama en kısa zamanda sonuç alabilmek için tarımdan başlayarak üretim ekonomisine geçiniz.

Bu noktada bir saptama ve öneri sunmak istiyorum.

Tarım arazileri miras yoluyla çok parçalanmış bulunmaktadır. Alışılagelmiş teşvik yöntemleri ile isteseniz de sonuç alamazsınız. Tarım arazilerinin parçalanmış olmasının ötesinde köylerde tarım yapacak genç nüfus ta kentlere göç etti ve büyük kentlerde işsiz güçsüz çok sayıda genç nüfus oluştu. Doğuda ve Güneydoğuda, PKK işsizlerden militan devşirerek bu günlere ulaştı. Daha köktenci önlemlere yöneliniz.

Gelin hemen komünist olmazsınız korkmayın, tarım alanında ÜRETİM KOOPERATİFÇİLİĞİNİ teşvik ediniz. Bu, özel sektörü ihmal anlamına gelmez. Ama artık geleneksel köylü üretimi ile uluslararası rekabet te başarılı olmak olanaksız. Türkiye’mizde de tarımda rekabet edebilmek için büyük sermayeli tarım şirketlerine gereksinim var. Pekâlâ, Özel sektör/devlet tarım ortaklıkları kurulabilir.

1920 lerde Rusya ile yaptığımız işbirlikleri sayesinde emperyalizme karşı savaştık ve başardık, bugün de onlarla ve başkaları ile aynı işbirliği sayesinde başarıya ulaşacağımız kesindir. Ancak unutmayalım bugünkü Rusya 1920 lerin Rusya’sı değil, onlarda artık emperyalist davranışlar içine girebilmektedir. Dikkat …. !

Bu Millet bu iktidarı çok sevdi 16 yıl ne dediyse inandı arkasından gitti. Erdoğan iktidarı kaybederim diye korkmamalı, her şeyden önemlisi çok sevdiğini söylediği milletinin güven duygusunu yitirmemeli. Başta kendisi ve çevresi olmak üzere inandırıcı bir tasarruf ve üretim seferberliği başlatmalı.

İktidarlar ebedi değildir, ebedi iktidara özenmemeli, çok sevdiği milleti için iktidardan gitmeyi göze almalı tıpkı İnönü gibi, eğer gerektiği zamanda, gereken önlemleri almazsa hem iktidarı kaybeder, hem de millet sevgisini.

Bakarsınız kadir bilir millet, Erdoğan ’a gene inanır ve iktidardan gitmesine onay vermez.

Osman Arıkan

Osman Arıkan

Osman Arıkan

1940 Bursa Orhaneli doğumluyum.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden ve İstanbul üniversitesi İsletme fakültesi işletme iktisadı enstitüsünden mezun oldum.Özel sektörde yöneticilik yaptıktan sonra kendim bir şirket kurarak ticaret hayatına devam ettim. 1976-12 Eylül 1980 arası CHP il yönetim kurulu üyesi ve eğitim komisyonu başkanlığı yaptım. 1992 seçimlerinde SHP Bursa üçüncü sıradan ön seçimle milletvekili adayı oldum.Fakat Bursa da SHP milletvekili çıkaramadığı için seçilemedim. Halen Sade bir CHP üyesiyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ