Alexa
DOLAR 7,3158
EURO 8,6026
ALTIN 477,473
BIST 1075,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Parçalı Bulutlu

Cumhuriyet Halk Partisi Ne Yapmalı

Cumhuriyet Halk Partisi Ne Yapmalı
02.10.2019 - 0:00
A+
A-

Ülkenin içinde bulunduğu durum aynı 1950 li yılların ortasındaki siyasi ve ekonomik duruma benziyor. Yaşanan bozulma, AKP’ye destek veren geniş halk koalisyonunda dağılmalara neden olmaya başladı.

AKP’ye destek veren geniş halk koalisyonundaki dağılma çözülme, AKP’nin ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan eleştirilere karşı tahammülsüzlük nedeniyle devletin gücünü, hukuka aykırı bir şekilde kullanarak muhalefeti susturmaya ve şikayetleri bastırma çalışmasıyla  daha da hızlandı.

AKP iktidara geldiği günden itibaren adım adım demokrasiden uzaklaşmaya başladı, önce basın susturuldu  arkasından yargı tek adama bağlandı, parlamento etkisizleştirildi yani AKP hükümeti otoriterleşti.

Bu durum karşısında devrimlerin partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin,  ana sorunu rejim sorunu olmalıdır.

Bu nedenle yapılması gereken, uygar bir ülkede, hür ve her türlü endişeden uzak vatandaş olarak yaşamanın esas unsuru rejim olduğundan, rejime ilişkin sorunları ön plana çıkartıp bunun düzeltilmesi mücadelesini yapmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi şimdi kuracağı geniş ittifaklarla, tabii bu ittifaklar teröre bulaşmamış ya da terörle arasına mesafe koymuş millici partiler ve geniş halk kitleleriyle olmalıdır.

Bu geniş ittifak sağlandıktan sonra, Türkiye’deki hakimlerin siyasi iktidarın baskı ve tehdidinden kurtarılacağını haykırması gerekiyor.

Zira demokrasilerde yargı bağımsızlığının esas olduğunu, bu bağımsızlığın gerçekleşmesinin hakimlerin gelecek endişesi taşımamasına bağlı olduğunu, bu nedenle hakim ve savcıların tayin, terfi, cezalandırma ve sicillerinin siyasi ve idari makamların etkisinden tamamıyla kurtarılmış bir hakimler ve savcılar kuruluna verilmesi gerektiği dile getirilmelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi iktidarları gerçek anlamda denetlemenin özgür bir basın ile olacağını, bu nedenle basının gerçek bir hürriyete sahip olması gerektiği vurgulamalıdır.

TRT’nin ve Anadolu Ajansının da siyasi iktidarın borazanı olmaktan  kurtarılıp bağımsız kuruluşlar haline getirileceği ilan ve taahhüt edilmelidir.

Bu yapılırken basın özgürlüğünün  gazetecilere bahşedilmiş bir özgürlük olmayıp, halkın haber alma özgürlüğünün, dolayısıyla siyasi tercihini doğru yapabilme hakkının bir güvencesi olduğunun anlatılması gerekir.

Devrimci bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da toprak ve tarım reformunun, Cumhuriyet Halk Partisi  iktidarında gerçekleştirileceği dile getirmelidir. Zira Cumhuriyet Halk Partisi ağaların, beylerin, mütegallibenin partisi değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi emeğin en yüce değer olduğunu kabul ettiğini, köylünün milletin efendisi olduğunu, bunları teminen her türlü hukuki ve ekonomik tedbiri alacağını,17 yıllık AKP iktidarı döneminde yürürlüğe sokulan  gelişmemizi durduran, bütün anti demokratik yasa ve uygulamaların kaldırılacağını,Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk Milleti’nin bütünlüğünü ve devamlılığını  temsil eden Cumhurbaşkanlığı’nın, bu temsilin gerektirdiği tarafsızlığa kavuşturulacağını, bugünkü durumun olumsuzluklarını bütün açıklığı ile ilan etmelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, devrimci bir partidir bu nedenle 25 yıldır zaman zaman AKP gibi partilerin iktidarlarında kesintiye uğramış da olsa çağdaş uygarlık yolunda tavizsiz ilerleyeceğini ilan etmelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, bizim siyasal yaşamımızın en büyük eksikliği olan, “Hesap sormama” alışkanlığının, tarafsızlığı ve bağımsızlığı sağlanmış yargı önünde, geçmiş dönemlerin, hırsızlık ve yolsuzlukların hesabının sorularak kaldırılacağını, yani devri sabık yaratılacağını ilan etmelidir.

 

ETİKETLER: ,
Şahin Mengü

Şahin Mengü

Siyasetçi, avukat. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Serbest avukatlık, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği ve Türk Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 23. Dönem CHP Manisa milletvekili.
Şahin Mengü Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.