Alexa
Medya Siyaset

Cumhuriyet Kurultayı | Ömer Faruk Eminağaoğlu

Cumhuriyet Kurultayı | Ömer Faruk Eminağaoğlu

Köşe Yazıları | Ömer Faruk Eminağaoğlu

16 Nisan tarihinde Cumhuriyet, üstelik anayasa değişikliği adı altında, şimdiye kadarki en büyük saldırıya muhatap kaldı.

16 Nisanda, Anayasa değişikliği yolu ile Cumhuriyetin niteliklerinin içi boşaltıldı.

Cumhuriyet ve nitelikleri, artık kağıt üzerinde yazıldığıyla kaldı.

16 Nisanın yarattığı sorunlar her geçen gün artarak devam ediyor.

Bu gidişe dur demenin yolu eleştirinin ötesine geçmekten, eylemden, somut bir adım atmaktan geçiyor.

Yaşananlara karşı koymanın etkili yolu örgütlenme olmakla, bu noktada en örgütlü yapı olarak CHP adı ister istemez öne çıkıyor.

CHP’nin bu süreçte en etkin olarak yer alabilmesi ise kurultayını toplayabilmesi ile olanaklı.

Olağan kurultay sürecinin bir taraftan işlemesi engel görülmeyerek, böyle bir kurultaya CHP, hukuk ve demokrasiye sahip çıkan tüm demokratik kitle örgütlerinin katılımı için de çağrı yapmalı.

Hukuk ve demokrasi için varım ve buradayım diyen her örgüt nerede durduğunu bu kurultayda yer alıp almamakla ortaya koymalı.

İktidarın gücünü, kendisinden değil, Cumhuriyete, hukuk ve demokrasiye bağlı güçlerin dağınıklığından aldığı unutulmamalı.

Bu nedenle, Cumhuriyete, hukuk ve demokrasiye bağlı güçleri bir araya getirecek bu gibi adımları atmaktan ve de artırmaktan geri durmamalı.

Bu gibi birliktelik ve dayanışma, toplumsal muhalefeti zirveye taşıyacağı için, ülke gündemini belirlemede muhalefet tartışmasız olarak en ön sırada yer alacaktır.

Artık bu gibi adımlar atılınca iktidar da muhalefetin arkasından baka kalacaktır.

Kurultay denilince akla sadece seçim gündemli Kurultaylar gelmemeli.

CHP, bir siyasi parti olarak farkını ortaya koyarak, sadece siyasetin konuşulacağı bir kurultay toplayabilmeli.

Yaşananlar karşısında, Türkiye’yi, Cumhuriyeti, Türkiye’nin nereye gittiğini, ilke ve değerlerini, bunlara nasıl sahip çıkılacağının konuşulacağı görüşüleceği bir kurultay yapabilmeli.

Bu gündemle bir kurultayı bu ortamda bile toplayamıyorsa ne zaman toplayabilecek.

Seçimli bir kurultayda her zaman seçim konusu öne geçmekle, bu konular ister istemez her yönüyle tartışılıp görüşülemiyor.

Bu nedenle gündeminde sadece bu konuların yer alacağı bir olağanüstü kurultay toplanmalı.

Böyle bir Kurultay en az bir hafta sürmeli.

Türkiye’nin nabzı orada atmalı.

İlke ve değerlere sahiplenmek sadece söylemde kalmamalı.

Söylemde kalmamasının yolu da beklentilerin öne çıkacağı değil, mücadele ve yol haritasının ortaya konulacağı, karara bağlanacağı olağanüstü kurultay toplamak olmalı.

Bu kararlar, bir kişinin veya dar bir yönetim kadrosunun değil, her türlü görüşmenin sonucunda genel kabul gören ve geniş bir uzlaşma ile ortaya çıkmalı.

Kararlar, bu içerikte ve bu yöntemle ortaya çıkınca, daha geniş bir tabana hitap eden ve  daha geniş bir alanda uygulanan kararlar olacaktır.

Bu şekilde genel kabul gören kararlara, toplum sahiplenecek, bu toplumsal kabullenme ve toplumsal karşılık ise, mücadelenin daha kararlı yapılmasını sağlayacaktır.

Cumhuriyet her geçen gün kırmızı çizgilerinden uzaklaştırılırken, yeşil ton giderek daha çok öne çıkarken, artık bir Cumhuriyet Kurultayı toplanabilmelidir.

Böyle bir dönemde Cumhuriyet Kurultayı toplanmayacaksa, toplanamayacaksa ne zaman toplanacaktır.

Gelinen noktada iktidarı denetleyen bir yasama organı kalmamıştır.

Yargı organı, adaleti sağlamaktan uzaklaşmış, iktidarın elinde silah haline dönmüştür.

Basın, halka gerçekleri aktaran değil, iktidarın sesini duyuran bir duruma sürüklenmiştir.

Muhalefetin siyasal denetim yolları tıkanmıştır.

Bu tablodan elbette çıkılacaktır ve bu çıkış kuşkusuz halk ile olacaktır.

Bu çıkışı halk ile yapabilmek için de halk ile bütünleşmeyi sağlayacak bir Cumhuriyet Kurultayı gecikmeden atılacak olmazsa olmaz bir adımdır.

Ömer Faruk Eminağaoğlu

Ömer Faruk Eminağaoğlu

Şavşat, 1967 doğumlu. Yüksek öğrenimini AÜ Hukuk Fakültesi'nde yaptı. 1989'da Ankara adli yargı yargıç adayı olarak mesleğe başladı. Sırasıyla Bandırma Cumhuriyet Savcısı, Delice Yargıcı, Yargıtay Yargıcı olduktan sonra 2001'de Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na atandı. 26.6.2006'da kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği'nin (YARSAV) kurucu başkanı oldu. YARSAV'ın ilk kongresinde genel başkanlığa seçildi.2015 yılında Milletvekili adayı olmak için Hakimlik görevinden istifa etti. Hukuk konularında pek çok makalesi yayınlandı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ