Alexa
DOLAR 7,252
EURO 8,5357
ALTIN 450,831
BIST 1110,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 35°C
Sıcak

Debelenmeye Lüzum Yok, Bu İktidarla Olmaz!

Debelenmeye Lüzum Yok, Bu İktidarla Olmaz!
06.12.2019 - 20:58
A+
A-

NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) kuruluşunun 70. yılında,Birleşik Krallığın başkenti Londra’da gerçekleştirilen tarihi zirveden Türkiye eli boş döndü. Hâlbuki Londra’ya gitmeden önce Esenboğa’da basın açıklaması yapan Erdoğan;“Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi NATO’daki dostlarımız terör örgütü olarak kabul etmezlerse, atılacak adımların karşısında oluruz” demişti.

NATO’nun atmak istediği adımlar ise; Polonya ve Baltık ülkelerinin Rusya’ya karşı savunulması planlarıydı. İktidar, bu adımlara engel olarak Londra’da bir pazarlık gücü olacağını sandı ve gitmeden bu konuda çok atıp tuttu. Ayrıca yandaş basında da “Türkiye NATO’daki gücünü ilk defa fark etti ve bunu sonuna kadar kullanacak” gibi beyanatlarda bulundular ama iktidarın bu yanlış hesabı Londra’dan döndü!

YPG Konusu Tartışılmadı Bile!

Oysa ki, daha Londra öncesinde iktidarın bu konudaki ısrarlı açıklamalarına karşın ABD Savunma Bakanı Mark Esper,Reuters’a bir açıklama yaparak ülkesinin ve diğer NATO üyelerinin, YPG’yi tehdit olarak görmediğini bir kez daha yinelemişti.

Ne demişler; “Büyük lokma ye büyük söz söyleme”! Siyasetçi çok! Hele de bizim ülkemizde! Ama maalesef devlet adamı pek yok! İktidar Londra’da büyük bir geri adım attı, engelleri kaldırdı, karşılığında ise hiçbir şey alamadı. Zirve sonrasında basın açıklaması yapan NATO Genel Sekreteri JensStoltenberg de YPG‘nin terör örgütü olarak tanınmasına ilişkin soruya “NATO müttefiklerinin, YPG/PYD’nin nasıl tanımlanacağı konusunda farklı düşünceleri ve görüşleri olması bilinen bir durumdur. YPG’nin nasıl tanımlanacağı konusu spesifik olarak tartışılmadı” dedi. Gördüğünüz gibi; pazarlık bile yaptırmamışlar.

Karşılığını Talep Etmemişler!

İlaveten Stoltenberg; “Türkiye NATO’nun Baltık ülkeleri için öngördüğü savunma planına ilişkin engelini kaldırdı, Baltık ülkeleri ve Polonya için güncellenmiş plan üzerinde anlaştık” dedi.

Baltık ülkelerinden Litvanya Cumhurbaşkanı GitanasNausedada “Türkiye, NATO savunma planını onaylama karşılığında herhangi bir talepte bulunmadı” dedi ve “Hiç kimse bunun için bizden bir şey talep etmedi. Hepimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gösterdiği dayanışma için teşekkür ettik”diye konuştu.

Sadece İkaz Aldık

Türkiye’nin Londra’daki geri adım atışından veyaptığı U dönüşünden de önemlisi; açıklanan Londra Deklarasyonu’nun birinci maddesinde “NATO bölgemizin güvenliğini, bir milyar vatandaşımızı, özgürlüğümüz,  demokrasilerimiz, bireysel özgürlük, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi paylaştığımız değerleri garanti altına alıyor” diyerek,aslındabu değerlerin iktidar eliyle yok edildiği Türkiye’ye mesaj veriyor ve aba altından sopa gösteriyor!29 NATO ülkesi arasında bu sözlerin tek muhatabı Türkiye!

Türkiye’nin NATO Londra Zirvesi’nden eli boş dönmesinin, hatta açıklanan deklarasyonun içeriğinde bir anlamda ihtar almasının nedeni iktidarıdır. Çünkü bu iktidarla Türkiye’nin NATO dâhil hiçbir uluslararası örgütte inanılırlığı, güvenilirliği ve itibarı kalmamıştır. İktidar, bizzat yaptıkları nedeniyle şantaja açıktır. Bugün geldiğimiz yer itibarıyla;Türkiye için iyi olan iktidarın güvenliği, bekası ve devamlığı için iyi değildir. Bu şartlar altında bu iktidar,Türkiye’nin güvenliği, çıkarları, bekası ve refahı için iyi şeyler yapabilme şansını kaybetmiştir. Bu bataklıkta daha fazla debelenmenin yararı yoktur. Türkiye’nin esenliğe çıkabilmesi, tekrar inanılır ve güvenilir bir ülke olabilmesi için iktidarın gitmesi gerek şarttır.

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

ETİKETLER: ,
Türker Ertürk

Türker Ertürk

1957 yılında Trabzon’da doğan Türker Ertürk, ilköğrenimini İstanbul’da, orta öğrenimini ise Ankara ve Trabzon’da tamamladı. 1971'de Heybeliada’da bulunan Deniz Lisesi'ne başladı. Lise ve müteakiben o zaman yine Heybeliada’da bulunan Deniz Harp Okulu mezuniyetinin ardından, 1979 yılında subay olarak donanma saflarına katıldı. 2008 – 2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yaptı. Bu görevde de birçok projenin gerçekleşmesini sağlayan Ertürk, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı icra edilen psikolojik savaşta komutanlarının bu süreci iyi yönetemediği ileri sürerek 9 Ağustos 2010 tarihinde istifa etmiş ve mücadelesine siyasi yaşamda devam etme kararı vermiştir. Türker Ertürk askerlik mesleğinden ayrıldıktan sonra birçok televizyon ve radyo programına katılmış, makaleleri yayınlanmış, çok sayıda konferansta konuşmacı olarak katılmıştır. Özden Ertürk ile evli olan Türker Ertürk'ün Deniz Sinem Ertürk İlhan ve Berrak Ertürk adlarında iki kız çocuğu vardır.
Türker Ertürk Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Bu MÜKEMMEL teşhisin, analizin, teşhirin ve sonucun çok değerli yazarı üstün ve özgün komutan – amiral Türker ERTÜRK’e en yürekten tebrikler, derin saygılar ve en iyi dilekler sunan ben Gönül’den özel bir ithaf :

    TÜRKİYE, TÜM İNDEKSLER ORTALAMASI VE İNSAN HAKLARINDA SON YERDE

    Alman Bestman Vakfı’nın derin bilimsel araştırmalarına göre,
    İşte 41 Avrupa ülkesindeki yaşamsal inseksler içinde Türkiye:

    Adil Eğitim Fırsatlarına Erişim ve Katılım İndeksi’nde 41’inci sırada.
    Sosyal Adalet İndeksi’nde sondan önceki 40’ıncı yerde.
    Sosyal Hayata Katılım ve Ayırımcılığa Uğramamada 39’uncu sırada.
    İstihdam Piyasalarına Katılma İndeksi’nde 37’ınci yerde.
    Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma İndeksi’nde 36’ıncı sırada.
    Yoksulluğun Acilen Önlenmesi İndeksi’nde 31’inci yerde.
    Kuşaklar Arasındaki Hak ve Adalet İndeksi’nde18’inci sırada.
    Tüm İndeksler ortalaması ve insan haklarında son yerde.

    Bütün Türkiye’yi ve ulusu bu acınacak duruma sürüklemiş bulunan
    Ve buna karşın eski yeni,uçan,yüzen ve duran saraylarda keyf çatan,
    Haram kar, haksız rant ve kara para tacirlerine sürekli ödüller veren
    Ve milletin anarahmine sövmüş sapığı ve o fesli kaçığı baştacı eden,
    Eski ve en yeni Sevr hortlaklarına yani BOP’culara
    Ve açık ve gizli yerel ve küresel Beşinci Kol’culara
    Sonsuz nefret
    Ve ebedi lanet.

    Hepsinin tek tek ve toplu olarak devrileceği o kutsal ve ulusal günler
    Tek ve en geniş bir Hak,Vatan Ve Halk Cephesi sayesinde gelecekler.

    İşte tam o zaman bütün ülke ve ulus en onurlu yerlerden birini alacaktır,
    Ve dünya ve Avrupa uluslarıyla barış,dostluk,işbirliği içinde yaşayacaktır.

    Gönül Pınar Atacı, 7.Aralık.2019