Alexa
Medya Siyaset

Demokratik Bir Ülkede

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu , 5 Aralık Salı günkü Grup Toplantısında da önemli bilgiler verdi. Erdoğan’ın MİT Raporundan, 17-15 Aralık 2013 tarihinden önce haberi olduğuna ilişkin belgeleriyle kanıtlar ortaya koydu.

Demokratik Bir Ülkede

Geçtiğimiz hafta başından beri siyaset gündemini nefesimizi tutmuş, soluksuz bir şekilde takip etmekteyiz.

Sular durulacak gibi görünmüyor ama dileğimiz, ülkenin şu ortamında biraz zor da olsa, adalet ve demokrasinin sağlanabilmesi için gerekli koşulların oluşturulabilmesidir.

Reza Zarrab olayına çok fazla değinmeden, ki kendisinin aynı hükümetin eski bakanlarıyla rüşvet ilişkisi olduğu da bir bir ortaya çıkıyor, özet olarak belirtilecek olursa; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki haftadır yapılan grup toplantılarında önemli açıklamalarda bulundu.

Geçen haftaki CHP Grup Toplantısı’nın iki üç gün öncesinden haber vererek açıklayacağını söylediği bazı belgeleri ortaya çıkarmıştı. Ancak AKP cephesi tarafından dekontlu belgelerin sahte olduğu söylenerek, Kılıçdaroğlu’nun yalancı ve iftiracı olduğu iddia edildi.

İsmini ilk kez duyduğumuz MAN Adası’na gönderilen havalelerin gitmediğine dair ilk açıklamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılmıştı. Ancak bu yaptığı öyle bir açıklamaydı ki, delil göstermeden ve sadece karşı tarafa hakarete varan söz ve ifadelerlerden ibaretti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu , 5 Aralık Salı günkü Grup Toplantısında da önemli bilgiler verdi. Erdoğan’ın MİT Raporundan, 17-25 Aralık 2013 tarihinden önce haberi olduğuna ilişkin belgeleriyle kanıtlar ortaya koydu.

Şimdi yine dikkatler AKP cephesine çevrilecek. Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bunun üzerine herhangi bir açıklama yapıp yapmayacağı merak ediliyor edilmesine ama burada asıl sorgulayıp vurgulamak istediğim, devlet makamının başındaki kişinin davranış şeklidir.

Örneğin ben 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan önceki hiçbir cumhurbaşkanında böyle bir üslubu duyduğumu hatırlamıyorum.

Sanırım bu topraklarda yaşayan tüm Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) vatandaşlarının çoğunluğu da benim gibi düşünüyordur.

Ancak şöyle diyebilirsiniz, demokratik seçim sistemi sonucunda çoğunluk yine de AKP’ye oy veriyor ve böylelikle AKP, on beş yıldır bu ülkenin iktidar partisi durumunda.

Bu konunun sorgulanıp tartışılacak çok yönü var aslında. Seçim sisteminin ne derece demokratik olduğu, adil bir sisteme göre yapılıp yapılmadığı ve AKP’nin bir alternatifinin olup olmadığı, vb. gibi. Bunlar konunun başka bir boyutu tabii ki.

Biraz önce de belirttiğim gibi, bir cumhurbaşkanının imajı kavga ve polemiklerden mümkün olduğunca uzak duran ve o makamda ağırlığı olan bir kişilik olmalıdır, değil mi?

Bundan yaklaşık yirmi yıl ve öncesine gidersek görevini yaparken net olarak hatırladığım ilk cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’dı. Daha sonrasında ise merhum Süleyman Demirel görevi devralmıştı.

Arşivlere baktığımda ve kaynaklardan araştırdığımda okuduğum ve duyduğum bilgilerin hafızamı doğruladığını anlıyorum. Elbette onların da hatası olmuştu ama dini siyasete alet etmesiyle Atatürkçü kesim ve birçok yazar tarafından eleştirilen Demirel bile, cumhurbaşkanlığı döneminde geçmiş hatalarından sıyrılıp görevini tarafsız olarak yürütmüştü.

Hatta kendisine yapılan eleştirileri biraz da şakaya vurup mizahi yönden ele almıştı. Hatta bir köşe yazarını arayıp, kendisinden bahsedilmediği zamanlarda bile, “Beni unutmadınız, değil mi?” dediğini duymuştum. Yani o dönemde devletin başı olan makam olumlu ya da olumsuz eleştirileri çok daha rahat kabul edebiliyor ve tolerans gösterebiliyormuş. Zaten demokratik bir ülkede olması gereken de bu değil midir?

İşte bu yüzden T.C. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Muş’ta halka seslenirken yaptığı o konuşmayı dinlerken bir kez daha güleyim mi yoksa ağlayayım mı, bilemedim.

Ona göre, Türkiye’nin son on beş yılı demokrasinin şaha kalktığı bir süreç olmuş.

Peki o zaman, Türkiye geçen yıl itibariyle özgürlüklerin en çok gerilediği ülke olarak neden seçilmiştir?

Bağımsız bir sivil toplum örgütü olan düşünce kuruluşu Freedom House, bu yılın başında yaptığı araştırmaya göre, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin ardından özgürlük olarak en çok gerileyen ülkenin Türkiye olduğunu açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre, bu da batının bir komplosu mu acaba! Ya da şunu sorabiliriz: “Dünyadaki tutuklu gazetecilerin yaklaşık yarısı neden Türkiye’de?” Tutuklu gazetecilerin cenneti olan bir ülkede demokrasinin şaha kalkmasını bırakın, demokrasinin d’sinden bahsedebilir miyiz?

Siyasi tansiyonun yükseldiği bu dönemde bakalım bu hafta nelere gebe?

T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu noktada yapması gereken, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun geçen hafta açıkladığı belge ve iddialarına halkının tatmin olacağı bir şekilde cevap vermesidir.

Yoksa tüm bu iddiaların birer kumpas olduğu ve her işin altından FETÖ ile Batı’nın çıktığına dair ifadeleri, bir gazeteci ve bir vatandaş olarak bana inandırıcı gelmiyor.

Bu arada Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Binali Yıldırım’a yaptığı çağrı da, kendisinin söylediği gibi samimi ve anlamlıdır. Reza Zarrab soruşturmasının ülkemizle ilgili bir dava olmasından dolayı, bu davanın Amerika’dan Türkiye’ye alınması konusunda parlamentonun harekete geçmesi gerekmektedir.

Demokratik bir ülkenin başındaki makama yakışan tavır, (Cumhurbaşkanı veya Başbakan olsun) suçlamadan ve hakaretten uzak, uzlaştırıcı bir ifadeyle inandırıcı bilgi vermesi ve ülkesinin itibarı doğrultusunda harekete geçmesidir. Zaten demokratik bir ülkede olması gereken de bu değil midir?

Editör Notu:Nihan Ertem’in kitabı  MOZAİK’İ okumanızı öneriyoruz.

Medya Siyaset
Nihan Ertem

Nihan Ertem

1978 doğumluyum. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2000 yılında mezun oldum.Bir çok kurumda basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevinde bulundum. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak Ocak 2017 yılına kadar çalıştım. Mozaik adlı kitabın yazarıyım. Eğitim ve kariyer hayatım boyunca oluşturduğum birikimlerimi kullanarak, iş hayatıma başarılı bir basın danışmanı/halkla ilişkiler sorumlusu olarak devam etmekteyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ