Medya Siyaset

Depreşen AB Ortaklığı

Depreşen AB Ortaklığı

Siyasi iktidar yayınladığı seçim beyannamesinde AB ile olan ilişkileri düzelteceğini ifade ediyor. İnsan ister istemez soruyor. Bayram değil seyran değil eniştem niye beni öpüyor. Evet niye öpüyor. Siyasi iktidarın bu beyanı pek ciddiye alınır cinsten değil. Neden mi takiye yaptığı tescillenmiş bir parti olduğu için.

Demirel “Dün Dündar bugün bugündür ” demişti. Evet dün “Bizde başka alternatifler seçeriz ” dendi. Bu gün böyle söylenmesi  gayet normal. Vatandaş bunlar batı yanlısı demokrasi aşığı insanlar düşüncesine kapılacak ve seçimde oyunu verecek. Ne kadar ucuz kahramanlık değil mi? Bu yasalarla AB Türkiy’yi almaz. Özgürlüğün, demokrasinin, hak ve hukukun olmadığı bir ülkenin birliğe dahil olduğu görülmüş şey değil. Ayrıca karşısında vukuatları bol bir aday  ve siyasi sistem var. AB olmazsa Şangay birliği var diyerek, birliğe müracaat edilmiş, Sanılmış ki  kapılar sonuna kadar açılacak. AB kapısında beklenildiği gibi Şangay kapısında da bekleme moduna alınmıştır. 180 derece dönüş ve AB ben geldim denilecek. AB senin bakanların sınır dışı etti mi? etti. AB haksız uygulamalara itiraz etti mi etti. Açılan davalarda AHM Türkiye’ye ceza yağdı mı yağdı. Batıya sırt dönerek, üyesi olunan NATO teammüllerine aykırı Rusya’dan silah alındı mı alındı. Peki bütün bunlara rağmen neden AB ilişkilerinin seçim beyannamesinde düzelteceğini yazıyor?

Dinci fanatikler karşı oldukları AB üyeliğini neden istiyor?

Öncelikle Emperyalist ülkeler mevcut siyasi partiyi “ılımlı islamcı ” olarak empoze etti mi, evet etti. Bu ülkede gerici hareketler, tarihlerinin hiç bir döneminde emperyalistlere karşı olmadılar. Tam aksine karşı olanlara karşı oldular.  Örnek?  6 filo Dolmabahçe önlerinde demirlediğinde yurtseverler protesto ederken İslamcılar onlara saldırılar.  O zaman TTB başkanı olan siyasi iktidarın meclis başkanı zati muhteremdi. Hani şu Atatürk’ün adını anmayan, alerjisi olan zat. Ayrıca Kurtuluş savaşını yok sayan adını anmayan kişi. Özetle emperyalist düşüncenin savunucusu. İslamcılar ütopik düşünce uğruna neler yapmadılar neler. Emperyalizmden alacakları destek ile Türkiye’yi İslam devleti, ülkesi yapmak için son 15 yıldır icraatları ile bunu gerçekleştirdiler.  Her ne kadar şeriat devletini gerçekleştiremediler ise de, bunun için Cumhuriyetin 100.cü kuruluş yılı olan 2023 yılını hedeflediklerini sık sık dile getirdiler.

Gericiliğin toplumsal dokuya nüfuz edebilmesi için eğitim sistemini Arap saçına döndürüldüler. Kreş çocuklarına Kuran öğretmeye, okullarda haremlik selamlık eğitim vermeyi gerçekleştirdiler. Bu arada piyasa ihtiyacının karşılanması için bir kaç laik üniversiteye dokunmadılar, ayrıca batı ülkelerine demokratik bir yönetim olduklarının izlenimini vermeye çalıştılar. Alkol satışını, ramazanda lokantaların açık olmasını ya yasakladılar ya da kısıtlandılar. Oruç tutmayanlara, namaz kılmayanlara saldırıya hoşgörü ile baktılar. Yasal işlem yapılıyormuş gibi suçluları serbest bıraktılar. Bireysel alana müdahale ettiler. Eğitim cemaat ve tarikatların emrine verilerek tamamen kontrol dan çıkardılar. Yandaş yarattılar, palazlandırdılar. Dinci gerici örgütlenmesi tüm resmi ve sivil toplum kuruluşlarında gerçekleştirdiler.

Bütün bunların ve benzer uygulamaların emperyalist ülkelerle ne alaka diyeceksiniz haklı olarak. AB çeşitli tarihlerde fasıl açarak dayatmaları bulundu ana dilde eğitim en başta geliyor. Hedef Türkiyeyi bölmek, zayıflatmaktı. Bunun için mevcut siyasi parti ve liderin den daha ehvenini bulunamazdı. BOB eş başkanı yaptılar proje çöküntü GOP eş Bakanı yaparak tahkimatı sağladılar. Baktılar ki Türkiye kontrolden çıkıyor, hemen kolları sıvadılar. Gizli ambargo, ekonomik oyunlar ile Türkiye’yi dize getirme gayreti içine kirdiler. Komşuları ile sorunlu, kavgalı hatta savaşan bir ülke yaptılar. Toplumu böldüler, kamplaştırdılar. Kaybeden Türk halkı oldu. Siyasiler hep kazandılar, Türkiye ise fakirleşerek  huzuru bozuldu, geleceğe güveni kalmadı. Böyle bir ortamda seçime gidiyoruz. CUMHUR cephesi kaosun DEVAMını istiyor  ve göreve devam diyor. MİLLET cephesi ise bu iktidarın son bulması için TAMAM diyor.

SÖZ seçmenin, ister özgürlüklerine kavuşur, ister kölelik de kalır.

+++++

Gulag esir kampında idamını beklemekte olan idam mahkumuna son arzusunu sorarlar.

-Son arzun nedir? Cevabı: Ahududu isterim.

-Ama mevsim kış. Cevabı  olsun yazı beklerim.

-Belki başka bir şey isteyebilirsin. Cevabı: Peki beni Stalin’in yanına gömün.

-Ama yoldaş Stalin hala sağ. Cevabı: Olsun acelem yık beklerim.

Gerek AB ve gerekse ŞANGAY kapısında bekleriz, acelemiz yok değil mi ya?

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ