Alexa
DOLAR 7,7843
EURO 9,1118
ALTIN 471,299
BIST 1132,4
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28°C
Az Bulutlu

Devlet İçerisindeki Bilek Güreşinin Galibi”İlim Yayma Cemiyeti” 3

Hakim-savcı atamalarında en büyük referans İlim Yayma Cemiyeti olmuştur.

Devlet İçerisindeki Bilek Güreşinin Galibi”İlim Yayma Cemiyeti” 3
28.12.2017 - 13:56
A+
A-

Evet yazı dizimizin bundan önceki 2 bölümünde sizlere İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluş bahçelik en aşamasından sonra 1980 darbesi sonrasında ABD’nin Fethullahçı Gülen ile “çalışmaya” karara vermesi sonrası “fetret” döneminden ve İlim Yayma Cemiyeti’nin adeta “uyutulduğunu” anlatmıştık.

AKP ile o dönem “Cemaat” olarak adlandırılan yapının arası,2012 itibariyle açılmaya başladı. AKP “Cemaati” tam anlamı ile tasfiye etmeye kararlıydı.

Ancak Cemaat eğitimden finansa, finanstan yüksek yargıya kadar pek çok alanda kadroları ile hakim durumdaydı.

AKP bir yandan “Cemaati” tasfiye etmek için yol haritasını belirlerken ondan doğacak boşluğu ise nasıl ve hangi kadrolar ile dolduracağı konusunda kararını çoktan vermiştir. ABD’nin “unuttuğu” İlim Yayma Cemiyeti AKP tarafından “uyandırılır”…

İlk hamle 2012 yılında İlim Yayma Vakfı’na bağlı olarak Sebahattin Zaim Üniversitesi’nin kurulması olur…

Bu arada Sebahattin ZaimÜniversitesi’ne tahsis edilen arazi İstanbul’un en güzel yerlerinden birisindedir.

Üniversite için tarihi Halkalı Ziraat Mektebi’nin 300 bin dekardan büyük arazisi 20 yıllığına vakıf  sadece aylık 20 bin liraya kiralanır.

Öte yandan İlin Yayma Cemiyeti’nin her toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan yahut AKP. İktidarının bakanları katılmaktadır.

2012 tarihi itibariyle İlim Yayma Cemiyeti yeniden eski ihtişamlı günlerine döndürülür.

Cemaatin Bank Asya’yı vardır, İlim Yayma Cemiyeti’nin Al Baraka’sı…

Cemaatin Samanyolu Kolejleri vardır, İlim Yayma Cemiyeti’nin İrfan Kolejleri…

Cemaatin yurtları vardır, bir anda İçin Yayma Cemiyeti’nin yurt sayısında patlama olmuştur.Hatta Kredi Yurtlar Kurumu bazı yurtlarını İlim Yayma Cemiyeti’ne devretmişlerdir.

Hakim-savcı atamalarında en büyük referans İlim Yayma Cemiyeti olmuştur.

İlim Yayma Cemiyeti, AKP’li iş adamlarının bağışları yanısıra AKP Belediyelerinden ihale verilerek aynı zamanda mali olarak güçlendirmektedir.

Cemaatin yurtdışı bağlantıları vardır, İlim Yayma Cemiyeti’nin başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkeleri ile…

Devlete de İlim Yayma Cemiyeti kadroları yerleştirilmeye başlanmıştır…

Ve 15 Temmuz sonrası FETÖ devletten tamamen tasfiye edilirken çok kritik bir hamle ile AKP adım adım FETÖ sonrası için hazırladığı İlim Yayma Cemiyeti’ne yargıda da FETÖ’nün yerini almasının önünü açar. Artık hakim-savcı atamalarında en büyük referans İlim Yayma Cemiyeti olmuştur.

Sevgili okuyucularımız başlangıçtan günümüze anatomisini yaptığımız İlim Yayma Cemiyeti,FETÖ tasfiyesi sonrasında adeta FETÖ’nün güvendiği yeni kadrolar olarak FETÖ’den doğan boşluğu doldurması için ikame edilmiştir.

Devlet içerisinde bir gruba tanınan imtiyazların ve bu grubun imtiyazlı hali ile giriştiği kadrolaşma çabalarının sonucunun ne denli ağır olabildiğini 15 Temmuz’da bu ülke büyük acılar yaşayarak gördü.

Ancak üzülerek görmekteyiz ki iktidar FETÖ tasfiyesi ile bir yanlışını kapatırken, aynı imtiyazları bu kez bir başka cemiyete vererek belki daha büyük bir yanlış yapıyor.

Liyakatin değil çeşitli grup, tarikat veya cemiyetlere yakınlığın esas alındığı bir sistemin devlet ciddiyeti ile uzaktan yakından alakası olamaz bu ancak kabile devletlerinde görülebilecek bir uygulamadır.

Temennimiz iktidarın bir an önce bu tehlikeli, yanlış ve sonunun nereye varacağı kestirilemeyen uygulamasından dönmesidir.

Yoksa vatandaşın devlete olan güveni sarsılır ki bu belki de ülkeyi ayakta tutan ana kolonun yıkılması manasına gelir.

Ve o kolonla birlikte içinde hepimizin yaşadığı bina yıkılır altından hiç birimiz çıkamayız .

Bunun da vebalini kimse ödeyemez…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.