Alexa
Medya Siyaset

Devrimci Atatürk

Devrimci Atatürk

Yıl, 1907 Atatürk, Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) görevi ile Selanik’tedir.
O yıllar, başta İngiltere olmak üzere, emperyalist devletlerin Osmanlı İmparatorluğunu yok etme planlarını uygulamaya koyduğu yıllardır.
Selanik’teki yurtsever subaylar ile gidişattan memnun olmayan siviller, cuntalar kuruyor, 2. Abdülhamit’i devirme planını tartışıyordu.
Ağustos ayında, Atatürk ve arkadaşları Beyaz Kule Park’ında buluşurlar.
Konu: imparatorluğun içinde bulunduğu olumsuz koşullar ve ülkenin perişan halidir.
Atatürk, cebinden kalemini çıkarır, yanıbaşında duran arkadaşına:
“Fuat, yanında boş kağıt var mı?”
“Var, ne yapacaksın?”
“Şimdi göreceksin!”
“Peki, buyur…”
Atatürk, Fuat’tan aldığı kağıda elindeki kalemle bir harita çizer, arkadaşına uzatır. (Harita, bugünkü Türkiye’nin hemen hemen aynısıdır.)
Yüzbaşı Fuat, haritayı inceler, inanılacak şey değil…
‘Bir ucu Bağdat’a, bir ucu Tuna’ya kadar uzanan koskoca imparatorluktan kala kala bu kadarcık toprak mı kalacak?’ Diye düşünür ve Atatürk’e sorar.
“İmparatorluk bu kadar mı küçülecek yani…”
“Hiç kuşkun olmasın, o kadar!”
Yüzbaşı Fuat, o kağıt parçasını saklar.
Aradan 13 yıl geçer.
Erzurum Kongresi yapılmış, “Ulusal Ant” kararı alınmıştır.
Yüzbaşı Fuat, 1907’de Mustafa Kemal’in Selanik Beyaz Park’ta çizip kendisine verdiği kağıda bakar, Erzurum’da ilan edilen “Ulusal Ant” la aynı olduğunu görür.
***
Her devrimin, bir önderi vardır.
Devrimin önderi, nere de, ne zaman, nasıl hareket edeceğini, kime vurup, kimle kucaklaşacağını doğru tayin etmek zorundadır.
Türk Devrimi’nin öncüsü, Mustafa Kemal Atatürk, strateji ve taktik ustasıdır.
Ömrü boyunca aklın ve bilimin yolundan ayrılmamış, milletinin ruhundaki cevheri, kanındaki asaleti doğru tahlil etmiş, doğru yorumlamış ve ufukların ötesini görmüş, eskiyi yıkmış, yeniyi kurmuş devrimcidir.
26 yaşında, genç bir subayken, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını gösteren haritayı çizen ve çizdiği haritayı gerçekleşiren eşsiz bir liderdir.
O, padişahın “mülkünü” vatan, “kul’u” yurttaş, kadını insan kılmış, karanlıkla savaşmış, aydınlıkla dost olmuş,“Yurt’ta barış, dünya da barış” istemiş devrimcidir.
O, dilimizi Türkçe; Dinimizi ve hukukumuzu laik; Okulumuzu bilimle, giyimimizi uygar dünya ile buluşturmuş devrimcidir.
Devrimci Atatürk diyor ki;
“Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen bunda karşı koyuşları yok eden olacaksın. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra da sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere gülüp geçeceksin… “

Celal Durgun

Celal Durgun

20 Eylül 1952 doğumluyum. 27 yıl öğretmen olarak Milli Eğitim’de çalıştım. ADD Milas Şubesi Başkanı olarak iki dönem görev yaptım. ADD Genel Merkezince çıkarılan dergi ile Mudafaa-i Hukuk dergisinde yazılarım yayınlandı. Halen Milas Önder gazetesinde yazıyorum.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ