Alexa
DOLAR
8,3198
EURO
10,1141
ALTIN
499,70
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
29°C
Ankara
29°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Gök Gürültülü
23°C

Dün Sığınılacak Limandı,Ya Bugün?

Dün Sığınılacak Limandı,Ya Bugün?

Bir önceki hafta sonu gibi, geçtiğimiz hafta sonu da Almanya ’da gurbetçilerimizle beraberdik ve yine 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinliklere katıldık.

Bu sefer duraklarımız;Hannover ve Hildesheim’di. Bu mükemmel organizasyona imasını atan Hildesheim Atatürkçü Düşünce Derneği’ni ve onun değerli başkanı Fatma Anders’i gerçekten kutlarım.

Bu tür etkinlikleri, özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa’da düzenlemek gerçekten zor. Çünkü Türkiye’deki iktidar iradesi,milli bayramlarımızın kutlandığı bu tür etkinlikleri desteklemiyor, hatta düşmanca yaklaşıyor.Yabancı ülkelerde bulunan diplomatik temsilciliklerimiz de iktidarın korkusundan bu tür etkinliklere katılmıyor, katılamıyor!Türkiye’de de milli bayramlarımıza karşı ne gibi şeytani düşmanlıklar yapıldığını yaşayarak gördük ve görüyoruz.  Güçleri tamamen yettiği anda,milli bayramlarımızı kaldıracaklar ve yasaklayacaklar.

Çağdışı Bir Kimlik Peşindeler

19 Mayıs, önemli bir tarih. Bir anlamda; akıl ve bilim ilkeleri üzerine inşa edilen, laik, demokratikbir hukuk devleti olması planlanan Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum günü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu babası. İktidar için sorun burada başlıyor! Çünkü halen Türkiye’yi yöneten iktidar iradesi Siyasal İslamcı; yani laikliğe, akli olmaya, evrensel hukuka, ulus devlete ve ulus kimliğe karşı. Yani iktidar; çağdışı bir dünya görüşünün, çağdışı bir devlet ve kimlik yapılanmasının peşinde!

İşte, iktidarın bu çağdışı ideolojisi nedeniyle ülkemiz felakete sürükleniyor ve iç barışımız dinamitleniyor. Din üzerinden yapılan siyaset toplumu birleştirmiyor, bölüyor, parçalıyor ve un ufak ediyor. Almanya’da yaşayan gurbetçilerimiz, din üzerinden yapılan siyasetin toplumu nasıl paramparça ettiğini adeta ispatlayan bir laboratuvar gibi.

Veremeyecekleri Ödün Yoktur!

İktidarın tek bir hedefi var; 24 Haziran, bilemediniz 8 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı seçimini her ne pahasına olursa olsun almak. Çünkü;büyük suçlar işlendi, hesap verebilir durumda değiller! Bu nedenle; iktidardan gitmemek için ülkemizin ve milletimizin geleceğinden, güvenliğinden ve yaşamsal çıkarlarından veremeyeceği ödün yoktur!

Geçen hafta biz Almanya ’da iken,Cumhurbaşkanı Erdoğan Londra ziyareti yaptı. Bu ziyaret sırasında Almanya Milli Takımı’nın Türk kökenli oyuncuları olan ama İngiltere’de top koşturan Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’la görüşülmüş, medyada boy boy fotoğrafları yer almış ve imzalı formalar verilmişti. Esasında; bu gençler seçim malzemesi olarak kullanılmış, yaşadıkları ve yaşamlarını kazandıkları ülkede gelecekleri ve güvenlikleri yok sayılmıştı. Gerçekten de böyle oldu ve Almanya basınında ve kamuoyunda bu olay geniş şekilde tartışıldı, eleştirildi ve her iki oyuncunun Almanya Milli Takımı’ndan atılması ve cezalandırılması dahi gündeme geldi.

Almanya’da İnfial Vardı!

Her iki oyuncu, sanırım danışmanlarının da tavsiyesi ile Almanya kamuoyundaki infiali yatıştırabilmek için Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’i ziyaret etmek istedi. Ziyaretten sonra oyuncularla fotoğraflarını paylaşan Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier; “Yanlış anlamayı düzeltmek, iki futbolcu için önemliydi” diye yazdı. Almanya basınının ve kamuoyunun Özil ve Gündoğan için itirazları ve infiali; “Nasıl demokrasiyi katleden, insan hak ve özgürlüklerini yok eden otoriter birisinin yanında durarak, onun seçim manipülasyonuna malzeme olursunuz!” şeklindeydi. Bunu Almanya’da bizzat yaşayarak gördük!

Dün ve özellikle Atatürk zamanında Türkiye, Almanya’nın Nazi rejiminden kaçanlar için sığınılacak bir limandı. Çok sayıda bilim insanı ülkemize sığındı ve üniversitelerimizde çalıştı. Bazıları,Nazi rejimi çöktükten ve harp bittikten sonra bile geriye dönmedi ve hep ülkemizde yaşadı!

Edirnekapı Şehitliğinde Yatıyor

Bunlardan birisi deAlman mimar ve kent tasarımcısı Bruno Taut’dur. Nazi rejiminden kaçarak, 1936’da Türkiye’ye sığınır ve bugün Mimar Sinan Üniversitesi olan Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümüne öğretim üyesi olur. BrunoTaut (1880-1938),Milli Eğitim Bakanlığı mimarı olarak eğitim yapıları tasarlar.

Taut’un Türkiye’deki bazı eserleri;Ankara ÜniversitesiDil Tarih Coğrafya Fakültesi,Trabzon Lisesi, Ankara Atatürk Lisesi, İzmir Cumhuriyet Kız Enstitüsü, Ankara Cebeci Ortaokulu ve Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’ndaki katafalkıdır. Atatürk’ün hayranı olan Taut, Atatürk’ün ölümünden kısa bir süre sonra yaşamını kaybeder ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilir.

Mimari Bir Harika

Almanya’da iken,Bruno Taut’un Bremen yakınlarında bulunan ve çok görmek istediğim müze evini gezdim. Bana bu imkânı sunan Bremen ADD’nin Başkanı Aydın Genca’ya ve yardımcısı Recep Ali Tüfek’e teşekkür ederim.10m² taban alanı üzerine oturtulmuş, üç katlı ve doğanın içine gömülmüş bir yaşam alanı. Her metre karesi değil, her milimetre karesi gözetilmiş ve kullanılabilir kılınmış. Tam bir mimari harika, mutlaka görmelisiniz!

Türkiye’nin kucak açtığı isimlerden biri de Prof. Dr. Ernst Hirsch’dir. Atatürk’ün vefatı sırasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesiymiş. Derste öğrencilerin üzgün halini görünce, rektörü arayıp “Bugün ders veremeyeceğim, ne yapmamı önerirsiniz?” diye sormuş.

Rektör de “Sizin memleketinizde büyük bir adam ölünce ne yapılıyorsa, onu yapın” demiş. Prof. Dr. Hirsch; “Bizim ülkemizde hiç bu kadar büyük bir insan ölmedi” yanıtını vermiş. Bana bu anekdotu bir Alman vatandaşı anlattı.

Skolastik Düşünce ve Engizisyon

Atatürk Türkiye’si,Avrupa’nın faşizmin çizmeleri altında ezildiği bir dönemde, gerçekten aklın, bilimin ve hoşgörünün egemen olduğu kaçılacak ve sığınılacak limandı. Ama bugün, tam tersi bir iklim var ülkemizde. Ülkemizin nitelikli insanları; baskı, zulüm, hukuksuzluk, adaletsizlik, soygun ekonomisi ile bozulan ekonomik şartlar ve liyakatin yok sayılması gibi nedenlerle yabancı ülkelere gidiyorlar.

Halbuki bugün, insanlığın ulaştığı medeniyet seviyesine ancak ve ancak nitelikli insanlarla ulaşabiliriz,Cübbeli Şukufettin Hoca gibi çağdışı dünya görüşünün temsilcileri ile değil!Avrupa’yı Avrupa yapan, çağdaş ve gelişmiş ülkeleri bulundukları duruma getiren skolastik düşünce (dinsel düşünce) ve engizisyon (dinsel mahkeme) değil, sorgulayıcı aklı esas alan, bilim egemen kafa yapısıdır. Bugün ülkemizi felakete sürükleyen iktidar; hiç şüpheniz olmasın, bir anlamda skolastik düşüncenin ve engizisyon kafasının günümüzdeki temsilcisidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.