Alexa
DOLAR
8,4705
EURO
10,2921
ALTIN
502,04
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Gök Gürültülü
25°C
Ankara
25°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Çok Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C
Perşembe Çok Bulutlu
29°C

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir!

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtan bir hal alabilir.”

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir!

“Saygıdeğer Efendiler, çok iyi biliniz ki,  sultanlarla, halifelerle yönetilmiş ve yönetilen ülkelerde vatan için, ulus için en büyük tehlike, sultanların, halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Bu çoğu kez kolaylıkla yapılmıştır.”

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk,

Sıcak bir Cuma günüydü. Ulema, şeyhler, yöneticiler, askerler, memurlar, emekliler ve toplumun her kesiminden oluşan kalabalık Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma namazından sonra dışarıda bir alay düzenlediler, kurbanlar kestikten sonra Millet Meclisi’nin açılacağı binaya doğru yürüdüler. Meclisin kapısında bağlanmış kurdeleyi kesmek üzere Atatürk bina önündeki basamakları çıktı, kurdeleyi kesti. Dualarla Meclis binasına girdiler…

Yeni bir Türk devlet kurulmuştu. Bu devlet sarayın değil halkın devletiydi. Açılışta hazır bulunan vekiller meclis salonunda bulunan tahta okul sıralarına oturdular…

Mecliste toplam 414 milletvekili olması gerekiyordu. Ancak çoğu ilin vekili henüz Ankara’ya ulaşamamıştı. Meclisin açıldığı gün Anadolu ateş çemberi içerisindeydi.   Birinci Düzce ve Bolu isyanları çıkmıştı. Sultan Vahdettin’in onayıyla milli hareket aleyhine fetvalar yayımlanmıştı. Damat Ferit Kuvayi Miliye’ye karşı İngilizlerin desteği ile Kuvayı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) kurmuştu. Yunan Söke’yi işgal etmiş, Anzavur milli hareketi dağıtmak için topladığı kuvvetlerle Adapazarı’na yürüyordu. İstanbul hükümetince Atatürk ve arkadaşları idama mahkûm edilmişti.Öyle kolay değildi Ankara’ya ulaşabilmek, öyle kolay değildi…

Meclis 115 milletvekilinin katılımıyla açılabilmişti.  Daha sonra bu sayı 380’e ulaşacaktı. Dağılım şöyleydi: 113 Memur, Emekli, 61 Sarıklı Hoca, 51 Kumandan-Subay, 46 Çiftçi, 37 Tüccar, 29 Avukat, 15 Doktor, 10 Aşiret Reisi, Ağa, 8 Tarikat Şeyhi, 6 Gazeteci, 2 Mühendis (Aydemir, Ş, S.321).

Meclisin bu çeşitliliği gücünü oluşturuyordu. Doğal olarak süreçte bu farklılıkların tartışmaları, çatışmaları da olacaktı.  Sultanların ağzına bakmadan Milletin kendi kaderini eline alışının büyük adımı bu milletin tamamını temsil eden ilk meclisle böyle atılmıştı.

Sevgili okurlar, 23 Nisan Millet Meclisini hangi koşullarda açıldığını anımsayalım istedim. Yazımın başlangıcına Nutuk’tan aldığım büyük Atatürk’ün tam da ifade ettiği yerdeyiz.  Atatürk’e ve onun eserlerine saldırılar artmaktadır. Milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyenler, tıklım tıklımdolu salonlarda kongreler yaparken, binlerce kişinin katılımıyla cemaat mensuplarının cenazelerine katılırken, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı engellemek için sokağa çıkma yasağı ilan ettiler.

Kurtuluş, Kuruluş ve Çağdaşlaşma Devrimlerinin Destanı: Nutuk

Nutuk, büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 yılında kaleme aldığı 1919-1927 yıllarında yaşanan olayları, çekilen acıları, bir milletin yoktan var edilişini belgeleriyle açıklayan ve yorumlayan ulusumuzun kurtuluş, kuruluş ve çağdaşlaşma devrimlerinin destanıdır.

Nutuk, dışarda emperyalist güçlere,  içerde saltanatçılara karşı verilen mücadelenin ve ulus devletin doğuşunun, devamında çağdaşlaşma hareketinin tarihi belgesidir. Büyük Atatürk’ün:

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtan bir hal alabilir.”

Tarih yapanın yazdığı tarihin değişmeyen hakikatini değiştirmek isteyenler elbette ki Nutuk’tan korkacaktır. Korksunlar!

Çocuklarımıza andımızı okumayı yasaklayanlar, ulusal bayramlarını yasaklayanlara büyük Atatürk’ün sözleriyle seslenelim. “Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur…”

Söylem ve Eylem bütünlüğü ile ulusal bağımsızlığımızın, egemenliğimizin ve çağdaşlaşmamızın önderi büyük Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygıyla, özlemle anıyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramımızı kutluyorum.

Bu karanlığı stratejik bir belge olan Nutuk’un rehberliğinde, söylem ve eylem bütünlüğü ile aşacağımızdan hiç şüphemiz yoktur.

Büyük Atatürk’ün Nutuk’taki son sözleri şöyledir. “Bugün ulaştığımız sonuç. Yüzyıllardan bu yana çekilen ulusal felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk gençliği!”Gençliğe hitabeyi oku ve unutma, unutturma!

Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Ulusal Egemenlik,  Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk…

 

  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Gençler İçin Fotoğraflarla Nutuk’, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2019, İstanbul, 341,599
  • Şevket Süreyya Aydemir, ‘Tek Adam, Mustafa Kemal 1919/1922’, Remzi Kitapevi, İstanbul 2018, s.321
Yorumlar
  1. Yusuf İPEKLİ dedi ki:

    O bina meclis, o ilk meclis binası var ya, vekillerin oturduğu tahta sıralar. Çatısında yer alan oluklu kiremitler. Onlar bir okuldan getirtildi. Ulucanlar Cumhuriyet Ilkokulu. Ülkemizde cumhuriyet adını ilk alan okul. Oranın müdürlüğünü yaptım 9 yıl. Bu özelliğini, tarihi misyonunu koruyup geliştirmeye çalıştım. Büyük bir mirastı çünkü ora. Bir büyük devrimin canlı tanığı.

    Teşekkür ediyorum sayın yazar, anlamlı makale için bin kere teşekkür ediyorum.

  2. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Çok derinden etkileyen hatta büyüleyen “Yaşasın Cumhuriyet.Yaşasın Ulusal Egemenlik.Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk” sözleri ile sona eden bu gerçekten MUHTEŞEM makalenin çok değerli yazarı sevgili Hatice TOPCU’ya en yürekten tebrikler, teşekkürler, sevgiler, saygılar, en iyi dilekler ve yeni başarılar. İyi ki var.