Alexa
DOLAR
8,4705
EURO
10,2921
ALTIN
502,04
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Gök Gürültülü
25°C
Ankara
25°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Çok Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C
Perşembe Çok Bulutlu
29°C

Emekli amirallerin de düşünce ve ifade özgürlüğü vardır

Emekli amirallerin de  düşünce ve ifade özgürlüğü vardır

Türkiyenin ülke çıkarlarını korumak için sorumluluk duygusu taşıyan her vatandaş gibi emekli amiraller de ülke sorunları hakkında görüşlerini açıklama hakkına sahiptirler.

103 emekli amiralin yayınladığı bildiri, Lozan Barış Antlaşması’nı tamamlayan  ve Türkiye’nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki egemenliğini tescil eden ve Türkiye’nin güvenliğini sağlayan Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmaması gerektiğini belirten bir açıklamadır. Daha önce de bir grup emekli büyükelçi, aynı yönde bir bildiri yayımlamıştı.  Her iki  bildiri, Türkiye için yaşamsal önem taşıyan konularda bir yanlış yapılmaması için uzman konumundaki kişilerce  çok dikkatli ifadelerle dile getirilmiş uyarılardır.

Montreux antlaşması Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul boğazından oluşan su yolunun kullanımını düzenlemiş ve Karadeniz’i bir barış gölü haline getirmiştir.

103  emekli amiralin bildirisine karşı özellikle iktidar ve iktidara yakın çevrelerin bunu bir darbe çağrısı  olarak niteleyen suçlamaları, haksız ve ölçüsüz olduğu gibi gerçeklerle de alakası yoktur. Bu sadece İktidarın gündemi değiştirmek halkın dikkatini başka noktalara çekmek için kullandığı suni bir gerginliktir. Toplumun gündemi açlık, işsizlik ve pandemi iken bir anda bunlar unutulmuş/unutturulmuş mağdur edebiyatı yapılmaya başlanmıştır.

Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletlerin uçak gemilerinin, belli büyüklükte ki  harp gemilerinin ve denizaltılarının Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçmesini yasakladığı için 1953 den beri Montreux’i delmek/kaldırmak arzusu içindedir.

Montreux antlaşması Karadeniz’i bir barış gölü haline getirdiği için Amerika bundan rahatsızdır çünkü Rusya’yı ablukaya alamamaktadır.

Montreux’nün delinmesi, iptal edilmesi  Karadeniz’i bir çatışma alanına çevirir ve bundan en büyük zararı da Türkiye görür. Yakın tarihimizde ki  Goeben ve Breslau unutulmamalıdır.

Bu nedenledir ki emekli amirallerin uyarıları çok yerindedir. Ayrıca iktidar mensupları ve onların destekçileri   haksız, yersiz  suçlamalarını  yapmadan önce Anayasa’mızın 25  ve 26. maddelerini okumalarında  yarar vardır:

‘Düşünce ve kanaat hürriyeti’ kenar başlıklı 25. maddeye göre; ‘Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.’

‘Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti’ kenar başlıklı 26. maddeye göre ise de ; ‘Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.

Anılan maddelerde emekli amirallerin bu özgürlüklerden yararlanamayacağına dair bir istisna hükmü olmadığı gibi, ister tek başına ister gurup halinde kişilerin düşüncelerini  açıklama  özgürlüğü, bir demokratik  düzen için kurucu ögedir.

Türkiye’nin yüksek menfaatlerini korumak için sorumluluk duygusu taşıyan her vatandaş gibi onlar da ülke sorunları hakkında görüşlerini tek başlarına veya grup olarak açıklama hakkına sahiptirler. Yayınladıkları bildiride suç oluşturan, darbe girişimi olarak nitelenebilecek tek bir sözcük yoktur.

Anayasa’mızın değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan  Türkiye Cumhuriyetinin ’ nitelikleri arasında sayılan ‘insan haklarına saygılı, … demokratik … hukuk devleti’ olmanın temelinde düşünce ve ifade özgürlüğü vardır. Buna saygı göstermek herkesin görevidir.”

ETİKETLER:
Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Tek sözle : MUHTEŞEM.
    Çok değerli yazarı ünlü ve üstün hukukcu ve seçkin ve saygın siyasetci sevgili Şahin MENGÜ’yü en yürekten tebrikler ve selamlar, derin saygılar ve en iyi dilekler sunarak kutlamak gerek.

    1. Şahin Mengü dedi ki:

      Teşekkür ederim

  2. hursit kahraman dedi ki:

    kusura bakmayın sayın mengu ama yıne chp ye bır cıft lafım olacak. ıktıdarın yolu bellı onune cıkan her fırsatı kullanacak. emkelı amıraller kuskularında elbette haklıdırlar. bunu acıklmakta elbette haklarıdır. ancak bu ortamda canak tutmus olmaları tecrubesızlıklerınen mı kaynaklandı. anlayamadım. bır basın toplantısı duzenleyıp acıklasalardı keske. Bıldırının yayınlanmasında sunuş şeklınde bır komplo oldugu soylentılerı de var.
    hal boyle ıken , bır cok vatansever basın mensubunun da belırttıgı gıbı chp nın bıldırıyıdesteklemesı chpyı darbecılerı desteklıyor ımajının yaratılması yuzunden gerektıgı savunmadıkları ıma edılıyor olsa da bu kbagın chp nın basında patlatılacagı zaten malumdu. chp nın ozellıkle ulkenın cıddı sorunlarında laıklık ataturk vs gıbı mırın kırın kemkum ıfadelerı bu ulkenın kurucusu bır partıye yakısmıyor. chp nın ağası olarak dusundugum genel baskan ve yonetımının zararı artık sadece chpye degıl. ulkeye de zararı dokunmaya basladı. her zaman soyluyorum bu ıs 2023 te bıtecek. o zaman cok gec olacak. chp de degısıklıklerın olması gerektıgı her dakıka her an elzem olmaya basladı. chp bu ulkenın degerlerının savunmasında bır lokomatıf gorevı ustlenmedıgı takdırde ,korkarım ne chp yı ne de bagımsız laık demokrat kemalıst ılkelere baglı bır TC nı ancak hayallerımızde gorebılecegız. saygılar

    1. Şahin Mengü dedi ki:

      Sizin ile aynı kanaatteyim. Saygılar.