Alexa
Medya Siyaset

Emre Üzek : Mutlu öğretmen mutlu nesiller yetiştirir.

Emre Üzek : Mutlu öğretmen mutlu nesiller yetiştirir.

Emre Üzek Söyleşi 

Eğitim sisteminin ve müfredatın yıllardır tartışıldığı ülkemizde yeni eğitim ve öğretim yılı bu tartışmaların gölgesinde pazartesi başlıyor.

Bende ülkedeki eğitim ve öğretim sorununu “Atatürk ilke ve inkılaplarını çocuklarımıza doğru öğretirsek fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştiririz” diyen  konunun uzmanı bir öğretmene,Aydın Değişim Koleji kurucularından Emre Üzek ’e sordum.

Sayın Emre Üzek ,sorularımı şöyle cevapladı:

Emre Üzek kimdir? Bize eğitimci Emre Üzek ’i kısaca anlatır mısınız?

 1979 Aydın doğumluyum.1996 yılında Aydın Lisesinden mezun olduğum yıl gittiğim dershanedeki fizik öğretmenim rahmetli Erkut Küçük yazıcı ya hayranlığımla Pamukkale Üniversitesi Fizik Bölümünü kazandım.

Sınava girerken tek amacım fizik öğretmenliğini kazanmaktı. 2000 yılından itibaren Denizli ve Aydın’da ki dershanelerde çalıştıktan sonra Değişim Eğitim Kurumları olarak kendi kurumumuzu açtık .Halen Özel Aydın Değişim Koleji olarak ülkemize hizmet ediyoruz.

 

Sizce Eğitim ve Öğretimin önemi nedir?

 Çocuklarımıza küçük yaştan itibaren doğru bir eğitim verilirse ülkemizin daha fazla Kalkınması ve ileri çağdaş ülkeler arasına girmesi kaçınılmaz olur.

Her şey doğru bir eğitim ile başlar.

Ülkemizin dünyada daha gelişmiş ülkeler arasında olmasını istiyorsak eğitime daha çok yatırım yapmalıyız.

Ama doğru yatırımlar.Eğitime yapılan doğru yatırımlar sayesinde millet olarak daha saygılı,sevgili ve hoşgörülü bir toplum oluruz.

Bu sayede coğrafi olarak cennet güzelliklere sahip olan ülkemizi yaşam olarak da çok güzel hale getirir.Gelişmiş ülkelerin kıskandığı bir toplum oluruz.

Uzmanlar “eğitimin okulda değil de ailede başladığını” dile getiriyorlar. Bir eğitimci olarak bunu bize biraz açar mısınız?

 Uzmanların görüşüne katılıyorum, çocuk aslında eğitiminin önemli bir kısmını 4 yaşına kadar alıyor ve bu süreç tamamen aile fertleri ile sağlanıyor.

Sonra ki kısmı biz eğitimcilere kalıyor.

Biz bu eğitimin üzerine eklemeler yapıyoruz ya da değişmesi gereken davranışları düzeltmeye çalışıyoruz.

Ama öğrenilen bir şeyi değiştirmek her zaman çok zordur bu yüzden ailelere bu konuda 4 yaşına kadar ki süreçte çok iş düşüyor.

Şunu söyleyebilirim son 15 yılda artık ailelerimiz daha bilgili ve araştırmacı dolayısıyla 4 yaşına kadar ki dönemi çok daha güzel atlatıyoruz bu da biz Eğitimcilerin işini kolaylaştırıyor.

4+4+4 eğitim sistemi hakkında neler düşünüyorsunuz? Artıları ve eksileri nelerdir?

Bir eğitimci olarak şahsi fikrim artısı olduğunu düşünmüyorum.

Çocuklarımızın çok erken yaşta okula ilk adımlarını atıyorlar özellikle 5.sınıf olduklarında sıkıntı yaşıyoruz.

Çünkü sistem onlara ortaokul diyor ama çocuklar hayır biz daha ilk okuluz diye bağırıyor.

Bu sistemin tekrar gözden geçirilmesi ve bilirkişilere tekrar danışılması gerektiğini düşünüyorum.

Göreve başladığınızda ilk dersinizde neler hissettiniz? Öğrencilerinize ilk mesajınız ne oldu?

Şimdiye kadar hayatımda iki kere inanılmaz mutlu oldum kelimelerle anlatılmayacak kadar değişik duyguları yaşadım; birincisi kızım doğduğunda ikincisi ilk dersime girdiğimde.

Hayatta en keyif aldığım şey öğrencilerime fizik anlatmak. Canım sıkıldığında moralim bozulduğunda derse girdiğim zaman hepsi geride kalıyor bana ilaç gibi geliyor. Allah sağlık verdiği sürece öğrencilerim benden ders dinlemeyi istediği sürece fizik anlatmaya devam.

Her öğretmen ilk göreve başladığı günlerde idealist düşünür. Mesela öğrencilerine karşı sert otoriter disiplin uygulamamak gibi. Ama yıllar geçtikçe bu idealizm çok meslektaşınızda kayboluyor. Buna katılıyor musunuz? Sizce nedeni nedir?

Bence üniversite sınavını kazanan herkes öğretmenlik yapmamalı.

Öğretmenlik bildiklerini anlatabilme sanatıdır ve herkes sanatkâr olamaz bunun için sınav haricinde başka kriterler olması gerektiğini düşünüyorum.

Ben otorite sağlamak için sert olmak gerektiğini düşünmüyorum öğrenciyi sevdiğimizi saydığımızı ve bizim için önemli olduğunu hissettirebilirsek otorite ve disiplin kendiliğinden oluşur.

Tabi bunları yapmak için öğrenciyi ve mesleğimizi çok sevmemiz gerekir. Mesleğini ve çocukları seven öğretmenler yetiştiği sürece bu sıkıntılar zaten kendiliğinden çözülür.

Bir dersin öğrencilerce sevilmesinde öğretmenin tutumu mu yoksa ders anlatışı mı daha etkilidir?

Her ikisi de etkilidir.

Öğretmenin öncelikle akademik olarak donanımlı ve yeterli olması gerekir.

Öğrencide bu güveni oluşturması lazım sonrasında ise öğrenci ile etkili iletişim kurduğunda en zor ders bile öğrenci için kolay hale gelir.

Şu bir gerçek öğrenci öğretmenini sevmediği zaman dersinden de soğuyor bu yüzden etkili iletişim çok önemli.

İlk ve orta öğretimde öğrencilerin çoğu derse katılmak, parmak kaldırmak ve bir soruyu önce bilmek konusunda daha aktif olmalarına rağmen, son dörtte bu aktifliğin sıfıra kadar inmesinin nedeni sizce ilk sekiz yıllık eğitimin yanlış ve eksik olmasından mı yoksa orta öğretimde eğitim programının yetersizliğinden mi veya öğretmenlerimizin yanlış davranışları nedeniyle öğrencilerini motive edememelerinden mi kaynaklanmaktadır?

Bunun bir kaç nedeni olduğunu düşünüyorum; öncelikle çocuk ilk dört yıla başlarken çok hevesli başlıyor keyif alıyor mutlu oluyor soruları doğru cevaplamak hoşuna gidiyor ama eğitim yılı ilerledikçe bu heves azalıyor.

Çünkü çocuklar sınav maratonundan ve ağır müfredatlardan o kadar sıkılıyor bunalıyor ki artık ilk dört yılki keyfi alamıyorlar.

Türkiye’de eğitim sadece sınavlar üzerine kurulu ve aileler bu konuda çocuklarına inanılmaz baskı uyguluyorlar.

O zaman da iş keyif almak değil bir mecburiyete dönüyor.

Öğrencilerde yaşları ilerledikce bu olaydan çok fazla rahatsız oluyor.

Tabi ergenlik süreçleri de çok önemli etken oluyor.

Türkiye’de bir çok aile çocuğunun ergenliğe geçtiğini ve sorunları olduğunu bilmiyor çocuklarımıza doğru yönlendirme de bulunamıyoruz.Bu sıkıntılarda çocuğun okul hayatına çok fazla yansıyor.

Fikri hür vicdanı hür nesiller nasıl yetişir?

 Çok basit; Atatürk ilke ve inkılaplarını çocuklarımıza doğru öğretirsek böyle fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştiririz.

İzmir’de bir ortaokulda geçen senelerde öğrenciler 2009 yılında kaldırılan ‘andımızı’ okumak istemiş, okul müdürü de öğrencilere “Kendinize gelin. Dingo’nun ahırı mı burası? Devletin kurumunun işleyişini kimse bozamaz” diye tepki göstermişti.O idareci siz olsaydınız tepkiniz ne olurdu.

Bizler ilkokul ve ortaokulda andımızı büyük heyecanla gururla okuduk demek ki bazı şeylere özlem var. Çocuklar andımızı okudularsa özlemlerinden okumuştur çocuklara kulak vermek lazım.

Size “Atatürk” diye sorsak bir cümle ile neler söylerdiniz?

Ülke olarak son dönemde Atatürk’ün kıymetini çok daha iyi anladığımızı düşünüyorum.

Atatürk son derece ileri görüşlü bilime ve sanata çok önem veren çağdaş bir liderdi.

Atatürk’ün bu görüşlerini daha verimli daha anlayarak kullanırsak ülke olarak çok daha ileriye gideceğimizi düşünüyorum.

Değişim koleji hakkında bize neler söylersiniz? Neden veliler çocukları için sizin kurumunuzu tercih ediyorlar ve etmeliler?

Değişim Koleji olarak öğretmen kadromuza çok güveniyoruz.

Çünkü biliyoruz ki mutlu öğretmen mutlu nesiller yetiştirir.

Okul olarak hep şunu istiyoruz herkes okula seve seve gelsin ve şimdiye kadar bunu başardığımızı düşünüyorum.

Değişim Koleji mutlu kocaman bir aile ve her öğrencimizi ailemizin bir parçası olarak görüyoruz.

Öğrencilerimiz ve velilerimiz de bu duygularımızı hissettikleri için güzel

başarılara imza attık ve gelecekte de atmaya devam edeceğiz.

Aydın’da ilk eğitim öğretime başladığımızda bir DEĞİŞİM yaratmak istedik ve bunu çıkardığımız sınav sonuçları ile başardık.

Okul olarak genel öğrenci başarısında her yıl yüzde 92 ile 96 arasında bir ortalama yakaladık bu başarıda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

Aydın’da bu eğitimdeki değişim devam edecek.

Şimdiye kadar hep iyi işler yapmışız ki daha önce okuttuğumuz öğrencilerimizin kardeşleri de şimdi bizlerle eğitim hayatına devam ediyor.

Ne mutlu bizlere.

 Ülkemiz ve insanımızın geleceği açısından, eğitimde ortaya konulması gereken akılcı projeleriniz var mı?

Öncelikle insanların birbirini sevmesini ve saymasını öğretmeliyiz.

Birbirini seven ve saygı gösteren toplumlar hep daha çağdaş ve daha uygar olmuştur.

Bu da ülkelerini çok daha ileriye götürmüştür bizim de önce buradan başlamamız lazım diye düşünüyorum.

Ülkemizde çok yetenekli çok başarılı aydınlarımız var milli eğitim bakanlığı bu kişilerden hem ailelere hem öğrencilere hem de öğretmenlere seminerler aldırabilir ben çok faydası olacağını inanıyorum.

Değişim Koleji olarak biraz daha hoşgörülü ve saygılı nesiller yetiştirmek için çabalıyoruz .

Bu nesillerin ülkemizi çok daha iyi,başarılı hale getireceğine inancımız sonsuz.

 

Murat Selamoğlu

Murat Selamoğlu

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Gazeteci yamağı.Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ