Alexa
Medya Siyaset

Erdoğan :Amerika Bizi Defalarca Aldattı

Erdoğan :Amerika Bizi Defalarca Aldattı

AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün katıldığı partisinin Ankara olağan 6.kongresinde “Obama döneminde Zeytinlik harekatı olarak değerlendirilen hareketi defalarca konuştuk. Bir değil iki değil defalarca aldatıldık. ” diyerek ABD’ye sert eleştirilerde bulundu.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

Türkiye yürürken Türk milleti ayağa kalkmışken Ankara’nı yerinde saymasını asla kabul edemeyiz. 2019’da Ankara’da AK Parti bayrağını en yükseğe dikmeye hazır mıyız?

Kim ne derse desin, hiç bu yapılan ajitasyonlara falan bakmayın. Bazıları diyor ki ‘Diplomatik hareket kabiliyeti kısıtlandı.’ Hayır, tam tersine, masada ülkemiz yoksa, bölgemizle ilgili hiçbir konuda karar alınabilmesi mümkün değildir.

‘Askerlerimiz İdlib’te, Afrin’de, Bayrağımızı Dalgalandıran Rüzgarı Estiriyor’

Rabbim, bu ülkenin milleti, huzuru, geleceği için mücadele eden tüm güvenlik güçlerinin yardımcısı olsun. Her şehidimiz ve her gazimiz, bu toprakların vatanımız olduğunu tekrar tekrar tescil eden birer mühürdür. Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Kut’ül Amare’de, Medine ve Kudüs müdafaalarında, Dumlupınar’da, Kıbrıs’ta, terörle mücadelede destan yazılan nice yerlerde ve 15 Temmuz gecesi tüm yurtta, Türk bayrağını dalgalandıran rüzgarı estirdiler. Şimdi de kahraman askerlerimiz işte önce Fırat Kalkanı Harekatı’nda, şimdi de Zeytin Dalı Operasyonu’nda İdlib’te, Afrin’de Kuzey Irak’taki operasyonlarda bayrağımızı dalgalandıran rüzgarı estiriyorlar.

(‘Reis bizi Afrin’e götür’ diye seslenen partililere hitaben) Kararı verdiğimiz anda önce ben, sonra da çağrıyı yapacağız, hep birlikte yürüyeceğiz. Ne diyor şair, ‘yürüyeceksin, millet yürüyecek ardından.’ Sen yürümezsen millet arkandan yürür mü? Siz 15 Temmuz’da çağrımıza meydanlara yürüyerek bu cevabı verdiniz. Sadece Külliye’nin etrafında 29 şehit, 36 gazimiz oldu. ‘İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek, sinede yüktür’ diyerek kendilerini tankın önüne attılar. 251 şehit, 2 bin 193 gazi FETÖ denilen alçağa hamdolsun bu ülkeyi dar etti.

Birileri kalkıp diyor ki gençlik şöyle gençlik böyle. Bizim gençlerimiz işte böyle dimdik ayakta.

‘Milletimizin Hayranlığı Kara Karşımıza Kara Gözümüze Hayranlığından Değil’

Milletimizin bu muhabbetinin kara kaşımıza kara gözümüze hayranlığından kaynaklanmadığını biliyoruz. Milletimiz bize kendisinin ve evlatlarının özgür ve müferreh geleceğini gördüğü için bize destek veriyor. Milletimiz bizi sürekli sınadı imtihan etti. Bu imtihanların hepsinden alnımızın akıyla çıktık ki bugünlere gelebildik. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı görevimizden haksız hukuksuz bir şekilde alındığımızda onbinler bizi cezaevine uğurlamıştı. İşte o gün bize sahip çıkanların gözünde şahit olduğum samimiyeti bugünlerde gittiğimiz illerde bizi muhabbetle bağrına basan kardeşlerimizde bir kez daha müşahede ediyorum.

‘Ezer Geçeriz, Şakası Yok’

Bize dostluk gösterene, yüreğimiz de kollarımız da açıktır. Bize husumet besleyenin, istiklalimizi ve istikbalimizi tehdit edenin ise ne kimliğine ne cesametine bakarız. Allah’ın yardımı, milletimizin cesareti, dostlarımızın duasıyla da ezer geçeriz, hiç bu işin şakası yok.

‘Ya Buraları Bırakıp Gidecekler Ya Silahları Gömecekler’

Şimdi, PKK’sı da DEAŞ’ı da PYD’si de hepsi gömülmeye başladı. Biz ne dedik? ‘Bunları açtıkları çukurlara gömeceğiz’ dedik. Gömdük mü, gömdük. Gömmeye de devam edeceğiz. Ya buraları bırakıp gidecekler o kendilerine ellerini açanlara, veyuhut da silahları gömecekler, üzerine de betonu atacaklar.

‘Hem Müzakere Ederiz, Hem Müdahale Ederiz’

Son günlerde bize uzatılan hiçbir dostluk elini havada bırakmadığımızı sizler de görüyorsunuz. Meseleleri diyalogla, suhulet ve aklıselimle çözmek isteyenlere karşı biz de müspet bir tavır sergiliyoruz. Ama şu gerçeği de hiçkimse aklından çıkarmamalıdır. Söz elbette önemlidir değerlidir. Konuşmak müzakere etmek belirli konularda anlaşmak kıymetlidir. Fakat biz asıl neticeye bakarız asıl sahada ne olup bittiğine bakarız hem müdahale ederiz hem sahadaki operasyonlarımızı sürdürürüz. Çünkü bizim hiçbir operasyonumuz, hiçbir talebimiz meşruiyet sınırlarının dışında değildir.Dolayısıyla bu süreçte kendine çekidüzen vermesi, yaptıklarını sigaya çekmesi, eksiklerini tamamlayıp yanlışlarını düzeltmesi gerekenler karşımızdakilerdir. Bu ilişkilerde karşılıklı bazı küçük jestler, elbette mümkündür. Bir kez daha tekrarlıyorum, asıl hedeflerimizden, asıl iddialarımızdan, asıl beklentilerimizden verecek en küçük bir tavizimiz yoktur. Biz çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Biz dürüst davrandık.

Türkiye olarak kimsenin hakkına girmedik ki geri adım atalım, kimsenin verdiğimiz sözlerle yaptığımız işler arasında dağlar gibi farklar ortaya çıkmadı ki düzeltmeye gidelim. İşte Afrin’de sabır sabır sabır…

(Eski ABD Başkanı Barack) Obama döneminde Zeytinlik harekatı olarak değerlendirilen hareketi defalarca konuştuk. Bir değil iki değil defalarca aldatıldık. Yaptık yapıyoruz geldik bugüne. ‘Olacaksa olacak. Olmayacaksa kendi göbeğimizi kesmek zorundayız’ dedik. Niye? Orada kalkıp da kendini bilmez PYD/YPG, bu teröristler bizim topraklarımıza eğer oralardan roketler atarlarsa oralarda bizim şehitlerimiz olursa biz kalkıp buna sabredemeyiz.

İşte 100’e yakın şehidimiz oldu. Artık dedik ki bitti bu iş. Bıçak kemiğe dayandı ve hakkımıza girildi. Verilen sözler yerine getirilmedi, arkamızdan işler çevrildi. Dolayısıyla ülkemizden belli beklentiler içine girenler, önce bu yanlışları bir düzeltecekler ki bizden söz istesinler, bizden talepte bulunsunlar. İşte olmayınca biz ne yaptık. Bir gece ansızın oraya girdik.

‘ABD’ye ‘Tarih Sizi Bununla Anacak’ Dedik’

Biz Amerika’ya dedik ki ‘Gel, Rakka’ya biz beraber girelim, DEAŞ’a karşı beraber orada biz bu mücadeleyi verelim. Biz sizinle stratejik ortağız ama unutmayın siz terör örgütü PYD/YPG ile beraber hareket ederseniz, bir terör örgütü bir başka terör örgütüyle beraber yok edilmez. Dolayısıyla tarih sizi bununla anacaktır.’ dedik kendilerine.

Hamdolsun bizim terör örgütlerinin her çeşidiyle baş edecek gücümüz, imkanımız, kabiliyetimiz var. Yeter ki terör örgütlerinin yanında hiçbir müttefikimizin askeri ve personeli olmasın.

Aynı şekilde ülkemizde işledikleri suçlar sebebiyle Avrupa’ya, Amerika’ya ve dünyanın diğer yerlerine giden teröristler korunmasın, kollanmasın. Bizden teröristleri isteyenler, kendilerindeki teröristleri acaba bize niye teslim etmiyorlar? Bunun hesabını versinler.

‘Işid’le Gerçek Anlamda Savaşan Ve Kazanan Tek Ülke Türkiye’dir’

DAEŞ’le gerçek anlamda savaşan ve kazanan tek ülke Türkiye’dir. Arkasındaki destekler çekildiği zaman bu terör örgütlerini tepelemek bizim için adeta leblebi-çekirdek kolaylığındadır. Bütün dünyayı titreten DEAŞ ile gerçek anlamda savaşan ve kazanan tek ülke Türkiye’dir.

Arkasındaki destekler çekildiği zaman bu terör örgütlerini tepelemek bizim için adeta leblebi-çekirdek kolaylığındadır. Bütün dünyayı titreten DEAŞ ile gerçek anlamda savaşan ve kazanan tek ülke Türkiye’dir.

‘Talimatı Verdim, Bundan Sonra, Kendimiz Üretiyoruz’

Biz bunlardan (ABD’den) silahlı İHA istiyorduk. Bize kongre izin vermiyor diyorlardı. Polisimize tabanca istiyoruz, ‘Kongre’den izin çıkmadı’. Arkadaşlara talimat verdim bundan sonra bir tane silah almayacağız. Zira bu silahları zaten biz üretiyoruz. Silahlı silahsız İHA’ları artık biz üretiyor muyuz? Elhamdülillah. Silahlı silahsız İHA’larımız Afrin’de bunlara kan kusturuyor evelallah

Bizim müttefik diye baktıklarımız, bunlara uçak hariç, çünkü uçakları zaten kendileri kullanıyor, hepsini verdiler. Zırhlı taşıyıcılara varıncaya kadar hepsini verdiler, hala veriyorlar. Konuştuğumuz zaman biz vermiyoruz diyorlar. Yahu yapmayın veriyorsunuz, bunların hepsini biliyoruz. Biz adım adım takip ediyoruz.

Bize akıl vermeye çalışıyorlardı, siyaseten bizi yönetmeye çalışıyorlardı. O son Davos macerasında biliyorsunuz, orada Strauss Kahn ile görüşme yapıyoruz. Kendisine bir şey söyledim. Dedim ki ‘Siz bize verdiğiniz borcu, onu mu takip edeceksiniz yoksa siyaseten bizi mi idare edeceksiniz? Türkiye’yi siyaseten idare etmek bana aittir ama paranızı yönetecekseniz, buyurun paranızı yönetin.’ Ve 23,5 milyar doları 2013’te bitirdik mi, bitirdik. Ondan sonra, çok manidardır, bizden 5 milyar avro borç istediler ve dedim ki ‘Verelim’. Sonra baktılar ki Türkler ciddi, bu borcu istemekten de vazgeçtiler. Nereden nereye geldik.

Kendisine özellikle 15 Temmuz’dan bu yana izlediği vakur ve samimi siyaset için buradan bir kez daha şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.’ anlayışıyla başlattığımız bu işbirliğinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Paralel devlet maralel devlet, ne demekmiş o? Daha işte Pensilvanya’da dolaşıyor. Ne işin var orada? Birilerinin önüne arkasına sığınma. Ona gönül veren arkadaşlarıma sesleniyorum, gelin kararınızı verin. Artık bu kendini bilmez ödlekten kurtulun. Haddini bilecek onlar da.

(Medya Siyaset Haber)

 

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ